GÜNAHKÂR ADAMLA PEYGAMBERİMİZİN İBRETLİK KISSASI! | Bu 3 Kıssayı Dinlemelisin! | Hayati İnanç
Korku ve Yakarış
0:00 / 0:00
GÜNAHKÂR ADAMLA PEYGAMBERİMİZİN İBRETLİK KISSASI! | Bu 3 Kıssayı Dinlemelisin! | Hayati İnanç
10 530 просмотров · 6 месяцев назад
Korku ve Yakarış
48,1 тыс. подписчиков
10 530 просмотров · 6 месяцев назад
Hayati İnanç hocamızın Serdar Tuncer'e konuk olduğu bölümün son parçasını sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyoruz.
Bu Hayati İnanç sohbetinde hocamız, Peygamber Efendimize duyulan muhabbetin kuru bir sözden ibaret olmadığını; amele, edebe ve günaha bakışımıza kadar uzanan çok derin bir hakikat olduğunu bizlere hatırlatıyor. Hayati İnanç sohbetin başında, Alvarlı Efe Hazretlerinin o sarsıcı mısrasını okuyarak meseleyi kalbin tam ortasına bırakıyor: “Bir canı incitme, günahkâr olma, Fahri Âlem’i incitme…”
Bu Hayati İnanç sohbeti boyunca öğreniyoruz ki insanın işlediği günah sadece kendi defterine yazılan bir leke değildir; aynı zamanda ümmeti olduğumuz Peygamber Efendimizi mahzun eden bir kusur olabilir. Hayati İnanç hocamız, bir evladın hatasının babasını üzmesi gibi, ümmetin kusurunun da Resulullah’ı üzebileceğini anlatırken günaha karşı bambaşka bir bakış kazandırıyor. Bazen insan cehennem korkusundan değil, Peygamberimizi üzmek istemediği için de bir günahtan vazgeçebilir. İşte bu da sevginin amele dönüşmüş halidir.
Hayati İnanç sohbetin devamında çok ibretli bir kıssa paylaşıyor: Peygamber Efendimizin huzuruna gelen bir adam, üç büyük kusurunun olduğunu söylüyor. İçki, zina ve yalan… Efendimiz aleyhissalatu vesselam ise ondan hepsini bir anda bırakmasını istemiyor; sadece “Benim hatırım için yalanı bırak” buyuruyor. Adam bu sözü tutunca, diğer günahlardan da yavaş yavaş uzaklaşıyor. Çünkü yalanı terk edince, işlediği diğer günahları da gizleyemiyor; Peygamberimizin hatırını çiğnememek için bir dönüşüm başlıyor. Bu kıssa, sevginin ve hatırın insanı nasıl değiştirebildiğini çok çarpıcı şekilde gösteriyor.
Bu Hayati İnanç sohbetinde ayrıca ölüm anı, son nefes, kelime-i şehadet, kalpteki sevginin son andaki belirleyici gücü ve Allah dostlarını anmanın kalbe nasıl ferahlık verdiği de anlatılıyor. Hayati İnanç hocamızın vurguladığı gibi, insan son nefeste yalnız diliyle değil; kalbinde en çok kimi sevdiğiyle de yol alıyor. Bu yüzden Resulullah sevgisini artırmak, salavatı çoğaltmak, güzel insanlarla beraber olmak ve Allah dostlarını anmak sadece bir kültür değil; aynı zamanda imanı koruma gayreti oluyor.
Hayati İnanç sohbetin ilerleyen kısmında Peygamber Efendimize yazılan naatlardan örnekler veriliyor. Türk milletinin Resulullah sevgisini şiire, salavata ve hasrete nasıl dönüştürdüğünü gösteren bu beyitler, ümmetin gönül dünyasını da gözler önüne seriyor. Serdar Tuncer’in aktardığı örnekler ve Hayati İnanç hocamızın yaptığı açıklamalarla, Peygamber aşkının sadece sözde değil; hayatta, ahlakta, edepte ve fedakârlıkta nasıl yaşandığını hissediyoruz.
Videonun sonunda ise dua ve salavat meselesi üzerinde duruluyor. Hayati İnanç hocamız, duanın başında ve sonunda salavat getirmenin kabul için ne büyük bir vesile olduğunu hatırlatıyor. Çünkü salavat, reddedilmeyen bir dua olarak görülmüş; bu yüzden insan kendi dileğini o iki salavatın arasına yerleştirerek Rabbinden istemeyi öğrenmiştir. Böylece bu Hayati İnanç sohbeti; hem günah, hem sevgi, hem dua, hem Peygamberimizin hatırı üzerine çok kıymetli bir gönül dersi haline geliyor.
00:00 Peygamber Sevgisi ve Günahın İncitmesi
00:48 Amellerin Efendimize Arzı
02:06 1. Kıssa
04:11 2. Kıssa
05:38 Son Nefes ve Kalpteki Sevgi
07:24 3. Kıssa
08:53 4. Kıssa
10:46 Dua ve Sevgiliye Yer Açmak
12:18 Dua ve Salavat
Korku ve Yakarış kanalı Nisan 2019'da Cahit Zarifoğlu'nun şiir kitabından adını alarak kurulmuştur.