Huzuru Kazanmanın Tek Yolu Bu - Muhyiddin Arabi Ve Hallac-ı Mansur - 26.söz Hatime 2 - Kader 10
Hayalhanem
0:00 / 0:00
Huzuru Kazanmanın Tek Yolu Bu - Muhyiddin Arabi Ve Hallac-ı Mansur - 26.söz Hatime 2 - Kader 10
272 186 просмотров · 6 лет назад
Hayalhanem
5,53 млн подписчиков
272 186 просмотров · 6 лет назад
Sonsuza kadar huzur kazamanın yolunu nedir?
Huzurum kalmadı, huzur nasıl sağlanır diyorsan cevabı bu videoda..
İyi Seyirler..
Kader Risalesi (26. söz) Video Serisi için tıklayın 👇🏻
• Kader (26. Söz)
00:00 Giriş
03:28 26.Söz Hatime
07:17 Huzur-u Daimi
11:32 Vahdetül Vucud, Muhyittin Arabi'nin Açtığı Bir Yol
12:49 Muhyiddin Arabi̇ Ve Hallacı Mansur
42:42 Vahdet-i Şuhud
51:10 Mana-i Harfi Mana-i İsmi
01:03:50 Namaz Kılmayan Biri Vardı
01:05:06 Kader Risalesi Şablonu
Hayırlara vesile olmak, daha fazla insana ulaşabilmek için "KATIL" butonu ile bize destek olabilirsiniz - / @hayalhanem
Hayalhanem;
Facebook: / hayalhanemmersin
X: / hayalhanemersin
Instagram: / hayalhanemmersin
Tiktok: / hayalhanemofficial
Mehmet Yıldız;
Facebook: / mehmedimyldz
X: / mehmedimyldz
Instagram: / mehmedimyldz
Tiktok: / mehmedimyldzofficial
Bize Ulaşın:
Yurtiçi ve yurtdışından iletişim için;
+90 (537) 356 75 55
+90 (533) 417 33 41
bilgi@hayalhanem.com
Risale-i Nurda geçen kısım;
26.Söz, Kader Risalesi, Hatime
Yirmi Altıncı Söz, Hâtime
Şu acz, fakr, şefkat, tefekkür tarikindeki Dört Hatvenin izahatı, hakikatin ilmine, şeriatin hakikatine, Kur’ân’ın hikmetine dair olan yirmi altı adet Sözlerde geçmiştir. Yalnız, şurada bir iki noktaya kısa bir işaret edeceğiz. Şöyle ki:
Evet, şu tarik daha kısadır. Çünkü dört hatvedir. Acz, elini nefisten çekse, doğrudan doğruya Kadîr-i Zülcelâle verir. Halbuki, en keskin tarik olan aşk, nefisten elini çeker, fakat mâşuk-u mecazîye yapışır. Onun zevâlini bulduktan sonra Mahbûb-u Hakikîye gider.
Hem şu tarik daha eslemdir. Çünkü nefsin şatahat ve bâlâpervâzâne dâvâları bulunmaz. Çünkü, acz ve fakr ve kusurdan başka nefsinde bulmuyor ki, haddinden fazla geçsin.
Hem bu tarik daha umumî ve cadde-i kübrâdır. Çünkü, kâinatı, ehl-i vahdetü’l-vücud gibi, huzur-u daimî kazanmak için idama mahkûm zannedip Lâ mevcude illâ Hû hükmetmeye veyahut ehl-i vahdetü’ş-şuhud gibi, huzur-u daimî için kâinatı nisyan-ı mutlak hapsinde hapse mahkûm tahayyül edip Lâ meşhude illâ Hû demeye mecbur olmuyor.
Belki, idamdan ve hapisten gayet zâhir olarak Kur’ân affettiğinden, o da sarf-ı nazar edip ve mevcudatı kendileri hesabına hizmetten azlederek Fâtır-ı Zülcelâl hesabına istihdam edip Esmâ-i Hüsnâsının mazhariyet ve âyinedarlık vazifesinde istimal ederek, mânâ-yı harfî nazarıyla onlara bakıp, mutlak gafletten kurtulup huzur-u daimîye girmektir; herşeyde Cenâb-ı Hakka bir yol bulmaktır. Elhasıl, mevcudatı mevcudat hesabına hizmetten azlederek, mânâ-yı ismiyle bakmamaktır.
#kader
#VahdetülVücut
#MuhiddinArabi
#işbirliği
vahdetül vücut
kader
irade
cüz'i iraade
Muhyiddin Arabi