Epiküros'un "Menoikeus'a Mektup"unda Doğa Felsefesi, Teolojisi ve Ahlak Felsefesi
Doğan Göçmen
0:00 / 0:00
Epiküros'un "Menoikeus'a Mektup"unda Doğa Felsefesi, Teolojisi ve Ahlak Felsefesi
698 просмотров · Трансляция закончилась 1 дн. назад
Doğan Göçmen
8,93 тыс. подписчиков
698 просмотров · Трансляция закончилась 1 дн. назад
Helenist dönemin en etkili ve felsefe, din, teoloji, siyaset tarihinin en çok haksızlık ettiği filozoflarından Epiküros’un teolojik ve etik görüşlerini tartışıyoruz.
Epiküros, halkın kaderciliğe götüren spontane Tanrı anlayışından farklı olarak Tanrı’yı ölümsüzlük olarak tanımlıyor. Tanrı’ya bir özellik atfedilecekse (Tanrı’nın sıfatları tartışması), o da ancak “ölümsüzlükte mutluluk” olabilir. Hegel, Tanrı’yı, Spinoza’yı takiben özgürlük ve akıllılık olarak tanımlamıştı.
Peki mutluluk nedir? İşte, Epiküros’un ahlak felsefesinin yanıtlanmaya çalıştığı soru budur. Filozofun ahlakın temel konusunu oluşturan bu soruya verdiği yanıt onu tüm insanlık tarihi bakımından ölümsüzleştiriyor. Mutluluk acının yokluğudur. Canlı varlık olarak insan acıdan kaçınmak ister. Acının yokluğunun koşulu, insanın gereksinimlerini gidermesidir. Hayatını idame etmek için bir gün bile çalışmamış olan Schopenhauer’ın kavrayamadığı basit mesele budur. İnsan tüm edip tuttuklarıyla gereksinimlerini gidermek ister.
Aristoteles, insanları birarada tutan gereksinimdir, der. Hobbes, bunu bilim ve kültür seviyesine yükselterek “tüm icatların anası ihtiyaçtır” der. İşte, Epiküros’u felsefe tarihinde ölümsüzleştiren, burada söz konusu olan mutluluğun koşulu olarak gereksinim kavramını ahlak felsefesinin temel kavramı yapmış olmasında yatar. Tüm büyük modern ahlak filozoflarının dönüp dolaşıp geri döndüğü merkezi kavram budur.