Перейти к содержимому

Stronghold Crusader DE | Kralların Seferi - Yafa, Yeniden Ele Geçirme #5 | Küllerimden Doğdum!

hüseyin doğanay

0:00 / 0:00

Stronghold Crusader DE | Kralların Seferi - Yafa, Yeniden Ele Geçirme #5 | Küllerimden Doğdum!

66 просмотров · 2 недели назад
hüseyin doğanay
49 подписчиков
66 просмотров · 2 недели назад
Yafa'yı ele geçirdik... ama asıl savaş bundan sonra başladı! Kralların Seferi'nin 5. bölümünde Yafa'yı önce hazır ordumuzla ele geçiriyoruz. Şehirdeki askerleri temizledikten sonra ise bu kez çok daha zor bir görev başlıyor: Yafa'yı düşman akınlarına karşı savunmak. Bölümün ipucunda, şehir surlarının içindeki ateş balistalarını mancınıklarla yok etmemiz öneriliyor. Ben de denedim... ama mancınıkların isabet oranını görünce bir daha asla denememeye karar verdim. 😄 Siz de denemeyin! Bunun yerine okçuların etrafına kalkanlar kurup ön kapıya ilerledim. Kapıyı kılıçlılarla yıktıktan sonra içeri girip önce ölümcül ateş balistalarını etkisiz hale getirdim. Ardından kuşatma kulesiyle iç kaleye girdim ve kulelerdeki okçuları da temizledim. Fakat sonunda elimde sadece bir avuç asker kaldı. Hemen silah üretimine ağırlık verip dış surların hem içine hem dışına hendekler kazdırmaya başladım. İç surların çevresine de hendek kazdırırken bazı binaları özellikle yıkmadım. İlk büyük akında hendeklerin yarısı bile tamamlanmamıştı. Saldırıyı güçlükle savuşturduk ama surların dışındaki bütün üretim binalarım yerle bir oldu. İkinci akın geldiğinde ise gerçekten bitmiştim. Neyse ki hendekler tamamlanmıştı. 25 okçu ve 8 arbaletçiyle arka tarafı da savunabiliyor, düşmanın kaleme girmesini engelleyebiliyordum. Fakat yiyecekler tükendi, insanlar kaleyi terk etmeye başladı ve artık bu oyunun bittiğini düşünüyordum. Tam o noktada “battı balık yan gider” deyip yeni şeyler denemeye başladım. Hiç tahtam kalmamıştı. Yıkılan marketin yerine yeniden market kurmam gerekiyordu. İç kalenin yanına tek bir oduncu kulübesi kurdum ve oduncunun kale kapısından geçip geçemeyeceğini beklemeye başladım. Sonra keşişleri devreye soktum. Keşişler kapıda güvenliği sağlarken oduncum gidip geldi ve sonunda bana gereken tahtayı getirdi. Böylece yeniden oduncu kulübeleri, market ve avcı kulübeleri kurmaya başladım. Ardından pasife aldığım silah üretimini tekrar çalıştırdım, yeniden arbaletçiler üretmeye başladım ve sonunda mancınıkları da devreye soktum. Bu kez mancınıklarla kalenin dışından kaleye ateş eden ateş balistalarını uzun ve isabetsiz atışların ardından yok etmeyi başardım. Ateş balistaları devreden çıkınca arbaletçileri öne sürdüm, ön taraftaki okçulara saldırdım ve son darbeyi vurmak için atlı şövalyelerimi gönderdim. Adeta yandım, bittim, kül oldum... Ama sonra o küllerden yeniden doğdum. 😄 Bu bölüm benim için tam anlamıyla *“Çıkmadık candan umut kesilmez”* sözünün canlı örneği oldu. İyi seyirler!