Перейти к содержимому

Bir nükte-i zarafet için veya kafiyenin hatırı için, çok edib edebde edebsizlik edebilirdi...

SübhânAllah Elhamdülillah

0:00 / 0:00

Bir nükte-i zarafet için veya kafiyenin hatırı için, çok edib edebde edebsizlik edebilirdi...

60 просмотров · 10 дней назад
SübhânAllah Elhamdülillah
330 подписчиков
60 просмотров · 10 дней назад
İKİNCİ MAKALE UNSURU'L-BELÂGAT بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اَلطَّيِّبَاتُ لِلّٰهِ وَ الصَّلَوَاتُ عَلَى نَبِيِّه۪ İKİNCİ MAKALE Belâgatın ruhuna taalluk eden birkaç mes'elenin beyanındadır BİRİNCİ MES'ELE Tarih lisan-ı teessüfle bize ders veriyor ki: Saltanat-ı Arabın cazibesiyle a'cam, Arablara muhtelit olduklarından; Kelâm-ı Mudarî'nin melekesi denilen belâgat-ı Kur'aniyenin madenini müşevveş ettikleri gibi, öyle de acemlerin ve acemîlerin belâgat-ı Arabiyenin san'atına girdiklerinden fikrin mecra-yı tabiîsi olan nazm-ı maânîden zevk-i belâgatı, nazm-ı lafza çevirmişlerdir. Şöyle ki: Efkâr ve hissiyatın mecra-yı tabiîsi nazm-ı maânîdir. Nazm-ı maânî ise mantıkla müşeyyeddir. Mantığın üslûbu ise müteselsil olan hakaika müteveccihtir. hakaika giren fikirler ise, karşısında olan dekaik-ı mahiyatta nafizdirler. Dekaik-ı mahiyat ise, âlemin nizam-ı ekmeline mümidd ve müstemiddirler. Nizam-ı ekmelde herbir hüsnün menba'ı olan hüsn-ü mücerred mündemiçtir. Hüsn-ü mücerred ise, mezaya ve letaif denilen belâgat çiçeklerinin bostanıdır. Çiçeklerin bostanı, cinan-ı hilkatte cilveger olan ezhara perestiş eden ve şâir denilen bülbüllerin nağamatıdır. Bülbüllerin nağamatına aheng-i ruhanî veren ise, nazm-ı maânîdir. Asar-ı Bediiyye - 221 22 Eylül 2026 Salı 11 Rebiûlâhir 1448