Перейти к содержимому

Faturası en ağır "Fetva" -7- [Veysel Ayhan]

Tr724 TV

0:00 / 0:00

Faturası en ağır "Fetva" -7- [Veysel Ayhan]

46 452 просмотра · 6 лет назад
Tr724 TV
209 тыс. подписчиков
46 452 просмотра · 6 лет назад
#BeklenmedikYolculuk, #HayaliHesaplaşmalar Hocaya ölüm beklemediği bir zamanda gelmişti. Büyük hayalleri vardı. Onları görememişti. İslam devleti kuruyorlardı. Halife seçeceklerdi. Bütün okullar İmam Hatip gibi eğitim verecekti. Herkes İslamı yaşayacak, halkın tamamı müslümanca yaşayacaktı. İslamın huzur ve saadeti herkese ulaşacaktı. Hidayeti insanların kalbine Allah koyuyordu ama onlar hilafeti getirince bu “dava” otomatik olarak gerçekleşecekti! Belki bir gün şeyhulislam bile olurdu. Niye olmasın ki! Hocanın başlangıç niyeti buydu. Bu, dev bir hedefti ve hedefe giden her yol, her araç meşru ve mubahtı. İdeolojileri böyleydi. Bu hedefe engel olacak insanlar ister sağcı ister solcu ister ateist hatta ister müslüman bile olsa yok edilmesi gereken unsurlardı. Hoca, hayalindeki halifeye kavuşmuş, peşine takılmıştı. Artık halifeye biat etmeyen herkes “hain”di, “kafir”di, “dış güçlerin maşası” idi. Halife, halife idi. Ne yapsa meşru idi. “ölmeli” dedikleri ölmeli, “su verilmesin” dediklerine su verilmemeliydi. Hoca kırk yıllık hedefine kavuşmuştu ya halife artık “apırsa da köpürse de” önemli değildi. Milyar dolarlık hırsızlık mı yapılmış! “Tabi ki İslam devleti içindi. Ne güzel!” Halife ve adamları yolsuzluk yapıyor, komisyon mu alıyor? “İşte hep İslam için, hiç kendine alır mı, hiç tenezzül eder mi!” Ama bak kendine ev, yazlık, konak almış, buna ne diyeceksin? “E normal canım, halifenin veya bir şehre nezaret eden kişinin “humus” hakkı vardır. Beşte bir alabilir helaldir…” İşte hocanın tarikat yolculuğu siyasetle böyle buluşmuştu. Yazının adresi: https://buff.ly/3dXINlf Bu yazı Veysel Ayhan’ın kaleme aldığı "Hayalî ve sübjektif, kurgusal hesaplaşmalar" serisinin 7. yazısı olarak "Uğursuz Fetva" başlığıyla 24 Ağustos 2018 tarihinde yayınlanmıştır.