GÜNEŞ DİL TEORİSİ / TÜRK TARİH TEZİ / KIZILDERİLİLER
Kerem Çalış
0:00 / 0:00
GÜNEŞ DİL TEORİSİ / TÜRK TARİH TEZİ / KIZILDERİLİLER
20 просмотров · 12 часов назад
Kerem Çalış
166 подписчиков
20 просмотров · 12 часов назад
Tarih bilimi, insan topluluklarının geçmişteki siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel faaliyetlerini yer ve zaman göstererek, neden-sonuç ilişkisi içinde ve belgelere dayalı olarak inceleyen sosyal bir bilim dalıdır.Tarih Biliminin Tanımı ve KapsamıTarih, kelime anlamı olarak zaman içinde meydana gelen olayları kaydetmek ve incelemek demektir. Ancak bir bilim dalı olarak tarih, sadece olayları ard arda sıralamakla yetinmez; insan topluluklarının geçmişte ürettikleri medeniyetleri, kurdukları devletleri, yaşadıkları büyük değişimleri ve birbirleriyle olan ilişkilerini kapsamlı bir şekilde ele alır. İnsan unsurunun olmadığı, insan iradesi ve faaliyetine dayanmayan doğa olayları veya değişimler, doğrudan tarih biliminin inceleme alanına girmez. Bu bağlamda tarih, insanlığın hafızasını oluşturarak geçmişin derinliklerinde saklı kalmış sırları aydınlatır, toplumların köklerini ve kimliklerini anlamamıza zemin hazırlayan en kapsamlı sosyal bilim disiplini olarak öne çıkar.Tarihsel Olay ve Olguların YapısıTarih bilimi incelenirken "olay" ve "olgu" kavramlarının birbirinden ayrılması büyük bir önem taşır. Tarihi olay, geçmişte belirli bir yerde ve zamanda, kısa süre içinde meydana gelen başlangıcı ve bitişi belli somut gelişmelerdir; örneğin Malazgirt Savaşı veya İstanbul'un Fethi birer olaydır. Tarihi olgu ise bu olayların yarattığı, daha uzun bir zamana yaygın, süreklilik arz eden ve soyut nitelikli değişimlerdir; örneğin Anadolu'nun Türkleşmesi veya Avrupa'da feodalizmin çözülmesi birer olgudur. Olaylar birericidir, yani aynen tekrarlanamaz ve laboratuvar ortamında deney ve gözleme tabi tutulamazken; olgular daha genel bir akışı temsil eder ve tarihçi bu iki kavram arasındaki köprüyü kurarak geçmişin genel gidişatını anlamlandırır.Tarih Biliminin Yöntemi ve Kaynak KullanımıTarih biliminin en temel ayırt edici özelliği, elde ettiği bilgileri akıl yürütmeyle değil, somut belgelere ve delillere dayandırma zorunluluğudur. Tarihçi, geçmişi incelerken tarafsız (objektif) olmak zorundadır ve bu objektifliği sağlamak için beş aşamalı bir yöntem izler: Kaynak arama (tarama), buluntuları sınıflandırma (tasnif), kaynakların güvenilirliğini ve doğruluğunu sorgulama (tenkit), bilgileri bir araya getirme (terkip) ve nihayetinde eseri kaleme alma (yazma). Kullanılan kaynaklar birinci elden (olay dönemine ait kitabe, sikke, ferman gibi) veya ikinci elden (dönemin verilerine dayanarak sonradan yazılan eserler) olabilir. Arşiv belgeleri, kalıntılar ve yazılı kanıtlar olmaksızın öne sürülen iddialar tarih biliminde geçerlilik kazanamaz.Tarih Bilimine Yardımcı Olan DisiplinlerGeçmişin karanlıkta kalan yönlerini aydınlatmak ve belgelerin dilini doğru çözebilmek adına tarih bilimi, pek çok yardımcı bilim dalı ile sıkı bir iş birliği içerisindedir. Eskimeyen yazıları ve alfabeleri okuyan paleografi, yazıtları inceleyen epigrafya, eski paraları tahlil eden nümismatik (ige bilimi), devlet armalarını inceleyen heraldik, ırkların fiziksel yapılarını inceleyen antropoloji, kazı bilim olarak bilinen arkeoloji ve yer adlarını inceleyen toponomi bu dallardan sadece bazılarıdır. Özellikle eski medeniyetlere ait takvimleri hesaplamak ve olayların kronolojik sırasını kusursuz bir şekilde oturtmak için kronoloji ve astronomi verilerinden de geniş ölçüde yararlanılır, böylece tarihte zaman algısı netleşir.Tarih Biliminin Amaçları ve FonksiyonlarıTarih bilimi, sadece geçmişte yaşananları nostaljik bir hikaye gibi aktarmakla kalmaz, aynı zamanda bugünü anlamamız ve geleceğe yön vermemiz için kritik bir rehberlik görevi üstlenir. Toplumların milli bilincini, aidiyet duygusunu ve kültürel mirasını korumasında tarihin rolü büyüktür. Geçmişte yapılan hataların ve başarıların tahlil edilmesi, devletlerin ve bireylerin gelecek stratejilerini daha sağlam temeller üzerine kurmasını sağlar. İnsanlara eleştirel düşünme becerisi kazandıran, olaylar arasında çok yönlü bağ kurma yeteneği veren tarih, bireyin evrensel insanlık ailesi içindeki yerini kavramasına ve farklı kültürlere karşı hoşgörüyle yaklaşmasına zemin hazırlar.