Перейти к содержимому

Ağrı Dağı (Ararat) Halklar İçin Ne İfade Ediyor? Nuh’un Gemisi, Ortak Hafıza ve Barış

Sercem TV

0:00 / 0:00

Ağrı Dağı (Ararat) Halklar İçin Ne İfade Ediyor? Nuh’un Gemisi, Ortak Hafıza ve Barış

2 291 просмотр · 23 ч назад
Sercem TV
2,99 тыс. подписчиков
2 291 просмотр · 23 ч назад
Ağrı Dağı (Ararat), yalnızca Nuh’un Gemisi ve Büyük Tufan anlatısıyla mı anılmalı, yoksa farklı halkların tarihini, inançlarını, kimliğini ve ortak hafızasını taşıyan çok daha büyük bir simge mi? Aynı dağa Türkiye ve Ermenistan’dan bakıldığında neden farklı hikâyeler görülüyor? Ararat, halklar arasında bir barış köprüsüne dönüşebilir mi? Murad Mıhçı’nın hazırlayıp sunduğu NAR programının bu haftaki konuğu çevirmen, yazar ve eğitimci Melinda Andonyan. Nuh Tufanı’nın mitolojik ve tarihsel kökenlerinden Ağrı Dağı’nın farklı halklar için taşıdığı anlama, Doğubayazıt’ta yürütülen uluslararası müze projesinden Türkiye-Ermenistan ilişkilerine uzanan kapsamlı bir söyleşi gerçekleştiriliyor. Nuh’un Gemisi gerçekten bulundu mu? Sümer ve Babil anlatılarından Gılgamış Destanı’na, Tevrat, İncil ve Kur’an’a uzanan Nuh Tufanı hikâyesi hangi ortak temaları taşıyor? Geminin karaya oturduğu yere ilişkin farklı inançlar, Ararat’ın kutsal anlatılardaki yeri ve bu anlatıların Anadolu, Mezopotamya ve Kafkasya coğrafyasındaki kültürel karşılıkları ele alınıyor. Melinda Andonyan, katıldığı uluslararası Ağrı Dağı ve Nuh’un Gemisi çalışmalarını da aktarıyor. Hong Kong’daki Nuh’un Gemisi Müzesi, Doğubayazıt’ta kurulması planlanan dijital müze, inanç turizmi ve bölgenin kültürel mirasının dünyaya tanıtılması söyleşinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Nuh’un Gemisi’ne ait olduğu ileri sürülen kalıntılar ve bu iddialar etrafında yürütülen çalışmalar da konuşuluyor. Programın önemli bir bölümünü ise Ararat’ın halkların hafızasındaki yeri oluşturuyor. Ermeniler için kimlik, umut ve özlemin simgesi olan Ağrı Dağı; Kürtler, Türkler, Azerbaycan Türkleri, Terekemeler ve bölgede yaşamış diğer kadim halklar için hangi hikâyeleri barındırıyor? Farklı toplumların aynı coğrafyayla kurduğu tarihsel ve kültürel bağlar, birbirini dışlamadan ortak bir hafızada buluşabilir mi? Ağrı Dağı’nı hem Türkiye hem de Ermenistan tarafından görme fırsatı bulan Melinda Andonyan, Doğubayazıt’ta katıldığı uluslararası konferansta yaşadığı deneyimleri ve bölge halkıyla kurduğu temasları paylaşıyor. Ararat’ın yalnızca bir coğrafi sınır ya da ayrışma unsuru olarak değil, farklı kültürlerin bir araya gelebileceği ortak bir değer olarak görülmesi gerektiğine dikkat çekiyor. 2019 yılında Ermenistan’da gönüllü öğretmenlik yapan Andonyan, bu süreçte edindiği gözlemleri de anlatıyor. Batı Ermenicesi ve Doğu Ermenicesi arasındaki kültürel karşılaşmalardan Erivan’da Türkçe öğrenmek isteyen gençlere, Türkiye’deki Ermeni kültürünün Ermenistan’da ne kadar tanındığından iki komşu toplumun birbirine yönelik önyargılarına kadar pek çok konu değerlendiriliyor. Türkiye-Ermenistan sınırının açılması ihtimali, kültürel ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, bölgesel turizm, halkların birbirini tanımasını sağlayacak ortak projeler ve barışın toplumsal zeminde güçlendirilmesi de söyleşinin gündeminde yer alıyor. Farklı halkların geçmişte yaşadığı acılar unutulmadan ortak bir gelecek kurulabilir mi? Ararat, ayrışmanın değil, bir arada yaşamanın ve karşılıklı saygının sembolü olabilir mi? Programın son bölümünde kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasında kadınların rolü üzerinde duruluyor. Melinda Andonyan; dillerin, geleneklerin, ninnilerin, yemeklerin ve toplumsal hafızanın korunmasında kadınların önemini anlatarak kültürel süreklilik ve barışın inşasında kadın öncülüğüne dikkat çekiyor. Nuh’un Gemisi’nden Ararat’ın eteklerine, Ermeni kültüründen Anadolu ve Mezopotamya’nın kadim halklarına uzanan bu söyleşi; Ağrı Dağı’nı farklı halkların gözünden ele alırken ortak hafızayı, kültürel mirası ve barış içinde bir arada yaşama arayışını gündeme taşıyor.