Перейти к содержимому

Nefis Terbiyesi ve Kalp Temizliği (Münir Derman (k.s.))

1HikmetDoktoru | Münir Derman (k.s.)

0:00 / 0:00

Nefis Terbiyesi ve Kalp Temizliği (Münir Derman (k.s.))

2 966 просмотров · 1 мес. назад
1HikmetDoktoru | Münir Derman (k.s.)
6,69 тыс. подписчиков
2 966 просмотров · 1 мес. назад
Ey aziz kardeşim… Bu sözler boş lakırdı değildir. Zira “Söze dikkat edin. Gelişi güzel lâkırdı değildir.” buyurulmuştur. İnsan zanneder ki din dışarıyı düzeltmekle olur. Lâkin hakikat öyle değildir. Hakikat, insanın kendi içine dönmesi, nefsinin karanlığını görmesi ve kalb aynasını cilalamasıdır. Zira bu fakirin de söylediği gibi: “Bu vücud bir mekândır. Kendini temiz tut.” Şeriat dediğin şey evvelâ senin içindir. Başkasının evine, sokağına, hayatına karışmak değil… Kendi kalbine bakmaktır. Çünkü kalb, Cenâb-ı Hakk’ın nazargâhıdır. Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: “Fe izâ kara’nâhu fettebi’ Kur’ânehu. Summe inne aleynâ beyânehu.” Yani: “Onu biz okuyacağız, sana düşen ona tâbi olmaktır. Onun açıklaması da bize aittir.” Demek ki din Allah’ın muhafazası altındadır. Bir kimsenin “din elden gidiyor” diye feryad etmesi, hakikatte kendi içindeki boşluğun ifadesidir. Çünkü Allah Teâlâ kitabını koruyacağını vaad etmiştir. Azizim… Gıybet dediğin şey, yalnız birinin arkasından konuşmak değildir. Kalbinde taşıdığın her türlü kin, haset ve diline gelen her söz, seni hakikatten uzaklaştırır. Nitekim Resûlullah Efendimiz buyurur: “Vicdanı ferahlandıran şey sevaptır, içi kemiren şey günahtır.” İşte o içini kemiren hâl, seni cehenneme götüren yoldur. Ama dikkat et! Bu fakir der ki: “Cehennem dahi bir ihsandır.” Çünkü temizlenmeyen nefs, orada temizlenir ki kul huzura kabul edilsin. Evladım… Asıl marifet, dışarıyla uğraşmak değil, içindeki karanlığı parçalamaktır. Çünkü: “Ma’rifet dediğimiz şey nefsin kara perdesini kalb aynasından kaldırmaktır.” Bu da öyle kendi kendine olmaz. Nitekim sohbetlerde buyurulduğu gibi: İnsanın içini açmak için bir İnsân-ı Kâmil lâzımdır. Çünkü kalb, kendi kendine temizlenmez; terbiyeye muhtaçtır. Bak, Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim.” Demek ki insanın yaratılışı, marifet içindir. Yani Allah’ı bilmek, tanımak ve O’na yaklaşmak içindir. Bu yolun iki ilmi vardır: Biri zâhir ilmi – yani şeriat Diğeri bâtın ilmi – yani kalb ilmi Zâhir olmadan bâtın olmaz. Evvelâ dilini temizleyeceksin, yalanı bırakacaksın, kimseye eziyet etmeyeceksin. Çünkü bu fakir açıkça söylüyor: “Kimseye eziyet etmeyiniz… Sineği bile incitmeyin!” Merhamet öyle bir şeydir ki, insanı Allah’a yaklaştırır. Nitekim hadiste: “Merhamet, peygamberliğin bir parçasıdır.” mânâsı beyan edilmiştir. Azizim… Sen dışarıyı düzeltmeye kalkarsan, ömrün yetmez. Ama içini düzeltirsen, âlem sana düzelmiş görünür. Çünkü Yunus ne güzel söylemiş: “Cümleler doğrudur sen doğru isen…” Onun için bu yolun özü şudur: • Diline sahip ol • Kalbini temizle • Gıybetten sakın • Merhametli ol • Secdeyi hakiki yap Çünkü: “Secdeye baş koyan kulun kalbi, Allah’a yaklaşır.” Ve unutma… Gece olunca herkes yolunu kendi feneriyle bulur. Senin fenerin kalbindir. O kalp temizse yolun aydınlıktır. Cenâb-ı Hak cümlemizi kalbini temizleyen, gıybetten kurtulan ve hakiki marifete eren kullarından eylesin.