Перейти к содержимому

Yürek Bir Kırmızı Güldür Seninle | Bahaettin Karakoç

Furkan Özdemir

0:00 / 0:00

Yürek Bir Kırmızı Güldür Seninle | Bahaettin Karakoç

10 397 просмотров · 1 день назад
Furkan Özdemir
354 тыс. подписчиков
10 397 просмотров · 1 день назад
Bahaettin Karakoç | Yürek Bir Kırmızı Güldür Seninle Derler ki sayıkladığında insan, kalbinin en derininde sakladığını ağzından kaçırır. Uyanıkken sarf edilen nice hesaba çekilmiş kelimenin aksine, orada öylece pervaza duran o hisler yalan söylemez. Ruhumuzun kış mevsiminde, dallarımızın yaprak döktüğü o ıssız zamanlarda bile bazı isimlerin içimizde nasıl taptaze kaldığına hayret ederim hep. Tıpkı dallarında elma olmayan bir ağacı yoksulluğunda tanımak gibi; bir sevdayı da mesafelerin, sormadan gelen gecelerin ve o buz tutmuş taş köprülerin sükûtunda tanırız çoğu zaman. Daha evvel ıhlamurların çiçek açacağı o vakti, lisan-ı hal ile beklemiştik beraberce. Şimdi ise Bahaeddin Karakoç’un kaleminden, has bahçelerden daha güzel bir uyanışın sarsıntısındayız. Usta şair, o deli yüreğin çırpınışını, ipin inceldiği yerden daha kavi bağlanan o sadakati anlatırken; "yürek bir kırmızı güldür seninle" diyerek, içimizde saklamayı marifet sandığımız o kurumuş hatıraların ortasına can suyu döküyor. Çiçeği salt bir dekor olsun diye değil; bizzat sevgisini vererek eken ellerin o çiçekleri yeşertmesi gibi, yüreğini bir hasrete ekenlerin de umudu solmuyor bu coğrafyanın topraklarında. "Gel" demişse dost, "git" demişse içimizdeki fırtına; karların sessizliği kendi sessizliğimize karışsa da, o kırmızılığı söküp atamıyoruz göğsümüzden. Sana soruyorum şimdi: Gündüz gözüyle rüyalarınızı süsleyen, kalbinizdeki çatlaklardan akan o duru suda büyüyen ve "istesen de koparamazsın" dediğiniz o gül kime açıyor? Cevabını yastık altında gizlediğimiz o hatıraları, şiirin sizde araladığı o görünmez kapıları yorumlarda okumayı çok isterim. Aynı rüzgâr kıvamında vadilerden süzülebilmek ve yeni kelimelerde buluşmak için bu şiir meclisine bir beğeni ile ortak olabilirsiniz. Gözden ırak olanın gönülden de ırak düşmemesi, her gece o mihmanların ayak sesini yüreğinizde duyabilmek adına kanala abone olup bildirim zilindeki "tümü" yazan pencereyi aralamayı lütfen ihmal etmeyin. Bahaettin Karakoç, 1930'da Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde doğmuş, "Beyaz Kartal" ve "Dede Korkut" lakaplarıyla anılmış bir şairdir. Halk şiirinin saf diliyle modern şiirin derinliğini aynı potada eriten Karakoç, yazdığı her mısrada yaşadığını, yaşarken de yazdığını yeniden duyan nadir kalemlerdendir. "Kar Sesi" kitabından çıkan bu şiir de tam olarak böyle bir itiraftır: sevdiğini bayrama, türküye, gazele benzeten; sevgiyi ipin en ince yerinde bile kopmayan bir bağa dönüştüren bir gönül hali. Güzel duygular yeşerip Gök tatlı yemişler verince Gönül kanatlarını gerince Gördüklerine gösterip Bu hal ne hâldir, diye Bu yol ne yoldur, diye Soramazsın ki Sen bayramlar kadar Canlı ve güzelsin Bazen yanık bir türkü Bazen gazelsin Can masmavi bir göldür Yürek bir kırmızı güldür seninle İstesen de istemesen de Koparamazsın ki Ellerin bir çift beyaz kuş Tanımıyor ki dur durak Gönlümde pervaza durmuş Gel demişse dostun sana, Git demişse deli yürek Bağlasalar da yerinde Duramazsın ki Sen bayramlar kadar canlı, Has bahçelerden güzelsin İp nerde inceliverse Daha sağlam bağlar sesin Sen hep özümde özelsin Yürek bir kırmızı güldür seninle İstesen de istemesen de Ayıramazsın ki. 📌 Künye: Şair: Bahaettin Karakoç (Kar Sesi, sf. 51) Yorum: Furkan Özdemir -   / hisseyab   Müzik: Adnan Doğru - Le Destin