Перейти к содержимому

Tercümanlık Öğrencisi İngilizce Dersinde

English Conversation Students

0:00 / 0:00

Tercümanlık Öğrencisi İngilizce Dersinde

1 264 просмотра · 1 месяц назад
English Conversation Students
5,9 тыс. подписчиков
1 264 просмотра · 1 месяц назад
“İngilizce öğrenmek istiyorum ama zamanım yok…” “Yaşım geçti…” “Dil öğrenme konusunda yetenekli değilim…” “İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkuyorum…” Bu cümleler size tanıdık geliyor mu? Eğer öyleyse yalnız değilsiniz. İngilizce öğrenmek isteyen insanların büyük bir kısmı aslında başarısız oldukları için değil, bahanelerin arkasına saklandıkları için ilerleyemiyor. Oysa gerçek şu ki, İngilizce öğrenmek için mükemmel şartlara sahip olmanız gerekmiyor. Önemli olan düzenli ve kararlı bir şekilde küçük adımlar atabilmek. Birçok kişi gün içerisinde İngilizce çalışacak vakit bulamadığını söyler. Ancak aynı kişiler sosyal medyada saatler geçirebilir, dizileri aralıksız izleyebilir veya telefonunda gereğinden fazla zaman harcayabilir. Buradaki amaç kimseyi eleştirmek değil. Sadece şunu fark etmek gerekiyor: Zaman bulunmaz, zaman yaratılır. Günde sadece 15-20 dakika bile İngilizceye ayırmak uzun vadede büyük bir fark oluşturabilir. Düşünün, her gün 20 dakika İngilizce çalışsanız bir ayın sonunda yaklaşık 10 saatlik çalışma yapmış olursunuz. Bir yıl boyunca devam ettiğinizde ise 120 saatten fazla İngilizce pratiği yapmış olursunuz. Küçük görünen sürelerin birikerek nasıl büyük sonuçlar ortaya çıkardığını görmek zor değil. Bir diğer yaygın bahane ise yaş konusu. Pek çok kişi “Çocukken öğrenseydim daha kolay olurdu” diye düşünür. Evet, çocukların dil öğrenme süreçlerinde bazı avantajları olabilir. Ancak yetişkinlerin de önemli avantajları vardır. Yetişkinler hedef koyabilir, öğrenme süreçlerini planlayabilir ve neden öğrendiklerini bilirler. Dünyanın dört bir yanında kırklı, ellili hatta altmışlı yaşlarında İngilizce öğrenmeye başlayan ve başarılı olan binlerce insan bulunmaktadır. Bazı insanlar ise kendilerini dil öğrenme konusunda yeteneksiz olarak görürler. Oysa İngilizce öğrenmek doğuştan gelen özel bir yetenekten çok alışkanlıklarla ilgilidir. Bir bebeğin konuşmayı öğrenmesi gibi, bir dil de maruz kalındıkça ve kullanıldıkça gelişir. Başarılı olan kişiler genellikle en zeki olanlar değil, en istikrarlı olanlardır. Hata yapma korkusu da insanların önüne çıkan en büyük engellerden biridir. Birçok öğrenci konuşmaya başlamadan önce tüm kuralları öğrenmek ister. Ancak bu yaklaşım süreci gereksiz yere uzatır. İngilizce konuşurken hata yapmak öğrenmenin doğal bir parçasıdır. Hiç hata yapmayan insanlar genellikle hiç konuşmayan insanlardır. Unutmayın, bugün akıcı konuşan kişiler de bir zamanlar yanlış cümleler kuruyordu. Bir hikâye düşünelim. İngilizce öğrenmek isteyen bir kişi her gün “Yarın başlayacağım” diyerek çalışmayı erteliyor. Günler haftalara, haftalar aylara dönüşüyor. Bir yıl sonra dönüp baktığında hâlâ aynı seviyede olduğunu görüyor. Aynı dönemde başka biri ise günde sadece 15 dakika çalışıyor. Kelime öğreniyor, kısa videolar izliyor, basit cümleler kuruyor ve düzenli pratik yapıyor. Bir yılın sonunda iki kişi arasında büyük bir fark oluşuyor. Çünkü başarıyı belirleyen şey mükemmel başlangıçlar değil, sürdürülebilir alışkanlıklardır. İngilizce öğrenmek hayatınızda düşündüğünüzden çok daha fazla kapı açabilir. Daha iyi iş fırsatları, yurt dışı eğitim imkânları, farklı kültürlerden insanlarla iletişim kurabilme, dünyanın en büyük bilgi kaynaklarına erişebilme ve özgüveninizi artırma gibi pek çok avantaj sağlayabilir. Bugün attığınız küçük bir adım, gelecekte karşınıza çıkacak büyük fırsatların başlangıcı olabilir. Eğer sürekli olarak “Zamanım yok”, “Yapamam”, “Çok zor”, “Yaşım geçti” gibi bahaneler üretiyorsanız, kendinize şu soruyu sorun: Gerçekten yapamıyor muyum, yoksa denemekten mi kaçıyorum? Çoğu zaman cevap ikinci seçenek olacaktır. Mükemmel zamanı beklemeyin. Çünkü mükemmel zaman hiçbir zaman gelmez. Bugün başlayın. Beş kelime öğrenin, kısa bir video izleyin, birkaç cümle kurun veya basit bir İngilizce metin okuyun. Küçük adımların gücünü küçümsemeyin. Düzenli olarak atılan küçük adımlar, zamanla büyük başarılara dönüşür. İngilizce öğrenme yolculuğunuzda sizi durduran şey kaynak eksikliği, yaşınız veya yeteneğiniz değil; çoğu zaman bahanelerinizdir. Bahanelerin arkasına saklanmayı bırakıp harekete geçtiğiniz gün, İngilizce öğrenme sürecinizin gerçek anlamda başladığı gün olacaktır. Bugün bir adım atın ve gelecekteki kendinize teşekkür etme fırsatı verin. Çünkü İngilizce öğrenmek, sandığınızdan çok daha ulaşılabilir bir hedeftir.