Перейти к содержимому

Harput - Tarihin İzlerine Yolculuk - Elazığ 4K UHD

Mehmet SÖKMEN Tv - Belgesel

0:00 / 0:00

Harput - Tarihin İzlerine Yolculuk - Elazığ 4K UHD

1 846 просмотров · 6 лет назад
Mehmet SÖKMEN Tv - Belgesel
113 тыс. подписчиков
1 846 просмотров · 6 лет назад
   / @mehmetsokmentv   ISBN 978-605-88104-0-2 Harput - Tarihin İzlerine Yolculuk - Elazığ 4K UHD Stratejik öneminden dolayı, Harput Kalesi eski çağlardan beri birçok devletin egemenlik kurmak istediği önemli bir savunma merkeziydi. Çubukoğulları ile Türk hâkimiyetine geçen Harput, sırasıyla Artuklular, Selçuklular, Dulkadiroğulları, Akkayunlular ve Safevilerin idaresinde kalmış, 1516 yılında ise Osmanlı hâkimeyetine geçmiştir. Harput Kalesi’nde 17. yüzyılda küçük bir askeri birlik görev yapmaktaydı. Kalenin yanı sıra şehrin güvenliğinden de sorumlu olan bu birliğin başında âmir olarak bir dizdar bulunuyordu. Dizdarın emri altında ise bir kale kethüdası ile yeterli sayıda hisar eri vazife yapmaktaydı. 17. yüzyılda Harput Kalesi’nde, Kale Mahallesi adıyla bilinen bir yerleşim alanı da vardı. Burada, çoğunlukla askeri görevliler aileleri ile birlikte oturuyorlardı. Mahalle sakinleri toplu ibadetlerini ve dinî etkinliklerini Kale Camii ve Hüseyin Ağa Camii adlarını taşıyan mekânlarda yerine getiriyorlardı. Kale Camii’nin etrafı aynı zamanda sosyal ve iktisat hayatın cereyan ettiği önemli bir merkeziydi. Şehrin önde gelen tüccarlarının bir kısmı Kale Mahallesi’nde oturuyordu. Harput Kalesi’nde, güvenlik ve asayişten sorumlu askeri görevlilerden başka, kalenin bakım ve onarımı ile ilgilenen mimarı ile dini ve vakıf kurumlarında hizmet veren görevliler de vardı. Anadolu’nun en köklü yerleşim alanlarından biri olan Harput, Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümü’nün güneyinde yer alan bir plato üzerinde kurulmuştur. Denizden yaklaşık olarak 1450-1500 metre yüksekliğinde olan bu tarihi kentin etrafı verimli ovaların yanı sıra, Fırat ve Murat nehirleri gibi önemli su kaynakları ile çevrilidir. Konum olarak, güney, kuzey, doğu ve batı istikametlerinde şehirleri birbirine bağlayan bir mevkide bulunmasından dolayı, Kuzey ve Orta Anadolu ile Kuzey Mezopotamya, Kafkaslar, Suriye ve İran’daki bazı ticaret yollarıyla bütünleşmiştir. Bu özelliklerinden dolayı şehir, ilk çağlardan itibaren önemli bir yerleşim merkezi olmuş ve çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Ticari yolların, verimli ovaların ve su kaynaklarının kontrolü ve güvenliğinin sağlanması için de bölgeye hâkim bir mevkide Harput Kalesi inşa edilmiştir. Kalenin inşa edildiği alan nispeten yüksek, engebeli ve yalçın kayalıklarla çevrilidir. Mevcudiyeti Urartululara kadar götürülen Harput, Bizans dönemine kadar sadece iç kaleden oluşan bir yerleşmeydi. Türk hâkimiyetine geçtikten sonra, özellikle Artuklular döneminde, şehir iç kalenin kuzeyi ve batısı doğrultusunda genişlemiş ve kale dışında yeni yerleşim birimleri oluşturulmuştur. Harput Kalesi de eski çağlardan itibaren önemli bir müdafaa merkezi olmuş ve bölgenin düşman saldırılarına karşı korunmasında önemli görevler üslenmiştir. Stratejik öneminden dolayı tarihi süreç içerisinde defalarca onarım ve bakım görmüştür. Kalenin en eski onarım kitabesi Artuklular dönemine aittir. Artuklu hükümdarı Nizameddin İbrahim dönemine ait olan bu kitabeden, kalede geniş tamiratların yapıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim günümüze kadar gelen kalenin en güzel duvar ve burçları Nizameddin İbrahim’in eseridir. Yine Artuklular döneminde kaleye bir kısım eklemelerde yapılmıştır. Nureddin Artukşah’ın burada bir hastane inşa ettirdiği tahmin edilmektedir. Ayrıca kale içinde kuzey sur duvarları üzerinde bir Artuklu Sarayı’nın varlığı da bilinmektedir. Harput, Basra-Bağdat ve Diyarbakır hattını izleyerek Anadolu içlerine ve İstanbul'a uzanan İpek ve Baharat Yolu'nun üzerinde bulunması, Uluova ve Kuzova gibi tarımsal bakımdan son derece elverişli topraklara sahip olması, stratejik açıdan, Murat ve Fırat nehirleri arasındaki toprakların kontrol altında tutulabilmesi gibi imkanlar dolayısıyla tarih içinde nüfusun toplanması ve yerleşmelerin kurulması bakımından,bir cazibe merkezi olmuştur. Harput’un Urartu, Hitit, Pers, Roma, Sasani, Bizans, Artuklu, Selçuklu ve son dönemde Osmanlılar olmak üzere bir çok medeniyetlerin hüküm sürdüğü nadir yerleşim yerlerinden biri olması ve Harput’un her türlü din, dil, ırktan insanların yaşadığı barış ve hoşgörünün hakim olduğu, değişik kültürlerin ürün verdiği, yaşam tarzının çeşitliliği inanç turizmin önemli merkezlerinden biri oluşu, sivil mimarisinin güzelliği ile kendine has yaşayan bir kültürel kimlik oluşturduğu bir gerçektir. Bu kültürel zenginlik tanıtılamamıştır. Kalesi, sarayı, camisi, mescidi, kilisesi, hanları, hamamları, türbeleri, çeşmeleri, çarşıları ve sivil mimarisi ile Anadolu’nun önemli merkezlerinden biri olan --------------------------------------------- Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN Çekim Tarihi : 16.06.2019 Prodüksiyon Yapım Tarihi: 19.06.2020 Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93 web: www.mehmetsokmen.tv    / mehmetsokmen1