Перейти к содержимому

Hacıbektaş’ta Konargöçer Canların Feryadı: “Su, Tuvalet ve Kalacak Yer İstiyoruz”

Sercem TV

0:00 / 0:00

Hacıbektaş’ta Konargöçer Canların Feryadı: “Su, Tuvalet ve Kalacak Yer İstiyoruz”

1 733 просмотра · 1 день назад
Sercem TV
1,35 тыс. подписчиков
1 733 просмотра · 1 день назад
Sercem TV ekranlarında yayımlanan Bizim Eller programında sunucu Hüseyin Kelleci, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’yi ziyaret etmek için Türkiye’nin farklı şehirlerinden Hacıbektaş’a gelen konargöçer Abdal canlarla buluştu. Gaziantep, Kahramanmaraş, Adana, Konya, Osmaniye, İstanbul ve farklı şehirlerden gelen canlar, Hünkâr’a duydukları bağlılığı ve Hacıbektaş ziyaretleri sırasında yaşadıkları sorunları Hüseyin Kelleci’ye anlattı. Programın başlangıcında Naci Baba, Hacı Bektaş Veli’nin insanı merkeze alan öğretisini dizelerle anlattı. Ardından söz alan canlar, aileleriyle birlikte her yıl Hacıbektaş’a geldiklerini, pirlerini ziyaret ederek niyazlarını yerine getirdiklerini ve bu geleneği çocuklarıyla birlikte sürdürdüklerini söyledi. Gaziantep’ten gelen Abdal canlar, Horasan’dan Anadolu’ya uzanan köklerinden ve Hacıbektaş ziyaretinin kendileri için taşıdığı önemden söz etti. Hacıbektaş’ta konaklayan canların su, tuvalet, banyo, çeşme ve çöp konteyneri gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi. Kahramanmaraş, İstanbul, Konya, Adana ve Osmaniye’den gelen canlar da önceki yıllarda farklı alanlarda çadır kurarak konaklayabildiklerini ancak bu yıl bazı alanlarda kalmalarına izin verilmediğini anlattı. Kendilerine uygun bir konaklama alanı gösterilmesini isteyen canlar, Hacıbektaş’ta bir veya birkaç gün kalarak ziyaretlerini tamamlamak istediklerini belirtti. Canların en fazla dile getirdiği sorunların başında tuvalet, banyo ve su eksikliği geldi. Özellikle kadınların, çocukların, yaşlıların, engelli canların ve özel aracı bulunmayanların bu durumdan daha fazla etkilendiği anlatıldı. Bazı canlar, gerekli hizmetlerin sağlanması hâlinde konaklama alanı için ücret ödemeye hazır olduklarını söyledi. Röportajlarda temizlik konusu da konuşuldu. Çevrenin temiz bırakılmadığı yönündeki eleştirilere cevap veren canlar, yeterli sayıda çöp kutusu ve konteyner bulunmadığını belirtti. Çöp konteynerleri, tuvaletler, banyolar ve su noktaları yerleştirilmesi durumunda alanların daha düzenli ve temiz tutulabileceğini ifade etti. Konuşan canlardan bazıları mevcut koşullardan memnun olduklarını ve herhangi bir sorun yaşamadıklarını söylerken bazıları ise çadırlarının kaldırılmasından, araçlarıyla konaklamalarına izin verilmemesinden ve kendilerine kalabilecekleri başka bir alan gösterilmemesinden yakındı. Bazı canlar, Abdal ve Alevi kimlikleri nedeniyle dışlandıklarını düşündüklerini dile getirdi. Çevreyi kirleten kişilerin bulunabileceğini ancak bundan dolayı bütün Abdal canların aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. “Beş parmağın beşi bir değildir” sözleriyle herkesin bir tutulmaması istendi. Çocukluğundan bu yana her yıl Hacıbektaş’a geldiğini söyleyen canlar, yaşadıkları bütün güçlüklere rağmen Hünkâr’ı ziyaret etmekten vazgeçmediklerini anlattı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden otobüslerle, özel araçlarla veya yakınlarının yardımıyla gelen aileler, ziyaretlerini tamamlayabilecekleri düzenli bir alan istedi. Programda söz alan engelli bir can da Hacıbektaş’ta yalnızca engellilerin değil, bütün canların kullanabileceği yeterli sayıda tuvalet ve banyo bulunması gerektiğini belirtti. Yıllardır devam ettiğini söylediği bu sorunun ilgili kurumlar tarafından çözülmesini istedi. Hüseyin Kelleci, canların anlattıklarını dinlerken farklı görüşlere de mikrofon uzattı. Sorun yaşamadığını ve mevcut imkânlardan memnun olduğunu söyleyen canların görüşleri de programda yer aldı. Böylece Hacıbektaş’a gelen canların farklı deneyimleri kendi anlatımlarıyla ekrana taşındı. Bizim Eller ekibi daha sonra Hacıbektaş’ın ziyaret yerlerinden Delikli Taş’a gitti. Hüseyin Kelleci, Delikli Taş hakkında halk arasında anlatılanları aktararak buraya gelen canların ziyaretlerinin kabul, niyetlerinin yerini bulmasını diledi. Programın devamında Âşık Mahzuni Şerif kabri başında anıldı. Hüseyin Kelleci, Mahzuni Şerif’in eserlerinde insanı, sevgiyi, direnmeyi, barışı ve doğayı anlattığını söyledi. Mahzuni Şerif’in Hakk’a yürüdükten sonra da eserleriyle canların gönlünde yaşamaya devam ettiğini belirtti. Naci Baba da Mahzuni Şerif’in duruşunu anlatan dizeler okudu. Haksızlık karşısında boyun eğmeyen Mahzuni Şerif, Hacıbektaş’ta saygı ve sevgiyle anıldı.