Перейти к содержимому

İzmir Balçova Alevi Bektaşi Derneği'nde Muhabbet: Alevilik Nasıl Yaşatılıyor? Yol, Erkân ve Rızalık

Sercem TV

0:00 / 0:00

İzmir Balçova Alevi Bektaşi Derneği'nde Muhabbet: Alevilik Nasıl Yaşatılıyor? Yol, Erkân ve Rızalık

1 550 просмотров · 20 часов назад
Sercem TV
3,06 тыс. подписчиков
1 550 просмотров · 20 часов назад
Sercem TV, İzmir’de Balçova Alevi Bektaşi Derneği ve Balçova Cemevi’ne konuk oluyor. Hüseyin Kelleci’nin hazırlayıp sunduğu özel programda Alevi inancında yol ve erkân, rızalık, cem, meydan, hakka yürüme hizmetleri ve Aleviliğin kent yaşamında nasıl sürdürüldüğü konuşuluyor. Balçova Alevi Bektaşi Derneği Başkanı Coşkun Beğen, Şeyh Ahmet Ocağı Dedesi Hakan Yurtalan, Cihan Serin, Ayşe Kılıç ve Nevin Aydın’ın katıldığı programda; Alevi kurumlarının bugünkü durumu, cemevlerinin inanç ve toplumsal yaşamdaki yeri, dedelik ve taliplik ilişkisi, görgü ve sorgu ile Alevi erkânının gelecek kuşaklara aktarılması ele alınıyor. Programda Aleviliğin kim tarafından ve nasıl tanımlandığı da tartışılıyor. Aleviliğin kendi yol, ocak ve talip ilişkilerinden koparılarak dışarıdan tanımlanmasına yönelik eleştiriler dile getirilirken; pir, ocak, talip ve rızalık kavramlarının Alevi yolundaki yeri üzerinde duruluyor. Dedelik hizmetinde yolun edep ve erkânına bağlılığın, görgüden ve sorgudan geçmenin ve rızalık almanın önemi anlatılıyor. Dört Kapı Kırk Makam, insan-ı kâmil, rızalık, arınma ve hakikat arayışı üzerinden Aleviliğin manevi boyutu konuşuluyor. Aleviliğin yalnızca belirli ritüellere indirgenmesine yönelik eleştiriler dile getirilirken; insanın kendisiyle, ailesiyle, toplumla, doğayla ve bütün canlılarla kurduğu ilişkinin de yolun bir parçası olduğu vurgulanıyor. Hakka yürüme hizmetleri de programın önemli başlıklarından birini oluşturuyor. İzmir’in farklı cemevlerinde karşılaşılan erkân ve uygulama farklılıkları, ortak bir Alevi yol dilinin nasıl kurulabileceği ve “Yol bir, sürek binbir” anlayışı değerlendiriliyor. İnanç hizmetlerinde ana dilin yeri üzerinden Türkçe, Kürtçe ve Zazacanın kullanımı konuşulurken, farklı dillerin ve süreklerin yok sayılmadan yaşatılması gerektiği ifade ediliyor. Programda Balçova Cemevi’nin özgün mimarisi ve meydan anlayışı da anlatılıyor. Dört Kapı Kırk Makam öğretisinin mimariye yansımaları, meydanın doğal ışık ve gökyüzüyle kurduğu ilişki ile cemevinin Alevi inanç dünyasını yansıtan özellikleri ele alınıyor. Balçova Cemevi’nde yürütülen bağlama, semah ve ses çalışmalarının yanı sıra tiyatro, koro, piyano, gitar ve kabak kemane gibi kültür-sanat faaliyetlerine de değiniliyor. Cemevlerinin yalnızca cemlerin ve hakka yürüme hizmetlerinin gerçekleştirildiği mekânlar değil; muhabbetin, kültürün, sanatın ve toplumsal dayanışmanın yaşatıldığı meydanlar olması gerektiği üzerinde duruluyor. İzmir’de Alevilerin ve Alevi kurumlarının durumu, kentleşmenin Alevi toplumsallığı üzerindeki etkileri, cemevlerine katılım ve genç kuşakların Alevilikle kurduğu ilişki de programda değerlendiriliyor. Gençlerin cemevlerine gelmesi, yolu ve erkânı öğrenmesi ve Alevi inanç ve kültürünün yeni kuşaklara aktarılması gerektiği vurgulanıyor. Deyişlerin de yer aldığı programda, Balçova’dan Alevi yolunun bugünü ve geleceğine dair kapsamlı bir muhabbet izleyiciyle buluşuyor.