Abuzer Karakoç - Paris Resitali
Ozanlar Odası
0:00 / 0:00
Abuzer Karakoç - Paris Resitali
169 просмотров · 3 часа назад
Ozanlar Odası
49,1 тыс. подписчиков
169 просмотров · 3 часа назад
Abuzer Karakoç
Abuzer Karakoç, 1952 yılında Sivas’ın Gürün ilçesine bağlı Alacamezar köyünde dünyaya geldi. Gazi Yüksek Öğretmen Okulu Müzik Bölümünü bitirdi. Burada klasik Batı müziği eğitiminin yanı sıra çello ve şan dersleri de aldı. Buna karşın geleneklerine bağlı kalarak halk ozanlığını seçti. Yaklaşık on yıl boyunca kan kanseriyle mücadele eden Karakoç, 16 Ocak 1996’da Paris’te bedenen aramızdan ayrıldı.
Ozan Abuzer Karakoç, müziğin teknik yönlerini sesinin yumuşaklığıyla birleştiren nadir isimlerdendi. Hasret Gültekin ile birlikte gerçekleştirdikleri eşsiz Alvar Deyişleri çalışması, bunun en güzel örneklerinden biridir. Hasret Gültekin’in Sivas’ta katledilmesinin ardından ne yazık ki bu çalışmanın ikincisini göremedik. Karakoç’un, Hasret Gültekin’in hayatını kaybetmesine çok üzüldüğünü de biliyoruz.
Karakoç, ağır hastalığıyla on yıl boyunca mücadele etti. Türkiye’de kendisi için birçok kez yardım konserleri düzenlendi. Alvar Deyişleri albümünün stüdyo çalışmaları sırasında, hastalığından dolayı öksürürken ağzından kan geldiğini, bazı uzun havaları ise gözyaşları eşliğinde söylediğini bir anı olarak dinlemiştik. İşte bu nedenle, söz konusu çalışmanın duygu ve içtenlik bakımından yeri bir başkadır.
Paris Resitali ise 1995 yılında Türkiye’de piyasaya çıktı ve Karakoç’un Paris’te verdiği konserin kaydını içeriyordu. Daha önce bu kaydın tamamını yine biz paylaşmış, ancak telif konuları nedeniyle kaldırmıştık. Böylesine değerli bir albümün yeniden bu mecrada yer almasını istedik ve kaydın tamamını tekrar paylaşmaya karar verdik.
Bir de değerli Abuzer Karakoç’un kendi anlatımına yer verelim:
“Bizi 'cahil, saz çalmaktan başka bir şey bilmeyen adamlar' sanıyorlar. Oysa ben Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü mezunuyum. Benim esas branşım viyolonseldir (çello). İyi derecede piyano çalarım, keman çalarım. Batı müziğini de, klasik müziği de, Mozart'ı da Beethoven'ı da gayet iyi bilirim, eğitimini aldım.
Ama ben kendi özümü, kendi kültürümü seçtim. Ben Pir Sultan'ın, Karacaoğlan'ın, Aşık Veysel'in yolundan gitmeyi, halkımın dertlerini o 'kara düzen' dedikleri sazımla anlatmayı tercih ettim. Bu bir tercih meselesidir, cahillik değil.
Bu hastalık (lösemi) bana durduk yere gelmedi. Bu bana 12 Eylül'ün hediyesidir. Mamak zindanlarının rutubeti, gördüğümüz işkenceler, betonlarda yatırılmalar işledi ciğerimize. Bedenimizi orada çürüttüler. Bizi sadece hapsetmediler; düşüncelerimizi vurmak, sesimizi kısmak istediler. Ama bak, ben Paris'te bir hastane odasında da olsam, sazım duvarda asılı. Ölsem de türkülerim susmayacak.”
Bu sözler, Yener Süsoy’un Virgülüne Dokunmadan kitabında yer alan Abuzer Karakoç röportajından bir kesite aittir.
Fotoğrafı ise orijinali olan bir fotoğrafın üzerine yapay zeka ile tasarım yaptırdık.
Şimdiden tüm dostlara keyifli dinlemeler.
Eserlerin Sıralaması:
1- 00:00 Akmamız Gerek
2- 05:04 Aşağı Mahlenin Kışı mı Geldi
3- 09:20 Deli Gönül
4- 13:14 Geldi Geçti Benim Ömrüm
5- 18:01 Güller Bitmiş Viraneler
6- 21:55 Hasan Dağı
7- 28:00 Hasretim Sana
8- 33:45 İnce Memet
9- 38:04 Muradına Ermeden
10- 42:28 Tozlu Yollarından
11- 47:51 Uyu Memik Oğlan Uyu