Перейти к содержимому

Yağmursuz Topraklar / söz - müzik: Tuncay Akdogan/ KIZILIRMAK (Albüm: Rüzgarla gelen - 1996)

Deniz K

0:00 / 0:00

Yağmursuz Topraklar / söz - müzik: Tuncay Akdogan/ KIZILIRMAK (Albüm: Rüzgarla gelen - 1996)

438 просмотров · 19 ч назад
Deniz K
1,07 тыс. подписчиков
438 просмотров · 19 ч назад
Ah Tuncay, ah… ​Ben sana “abi” derdim. Zaman aktı gitti, sen hep ayni yaşta kaldın, bense senin abin olacak yaşa geldim. ​Adanalı sanatci düsünür, tutkulu müzisyen, ve ömrünün son dönemlerinde büyük bir cekim gücü hissettigini beyan ettigi rock ruhunu etnik harmonilerle harmanlayip yer yer western kokulu bile denebilecek bir serüvencilige yelken acan, nev-i şahsına münhasır insan. Bu kadar erken bir yaşta, hiç olmayacak talihsiz bir kaza sonucu aramızdan ayrılışı insanı hala yaraliyor, içten içe isyan da ettiriyor. ​“Yağmursuz Topraklar”, Kızılırmak grubunun 1996 yılında çıkardığı Rüzgarla Gelen albümünde yer alan, sözü ve müziği Tuncay Akdogan`a ait bir parca. Orijinal albüm kaydında sevgili Ilkay ablamızın sesinden dinlemistik. ​Ben bu eseri düzenlerken, onun (Tuncay Akdogan`in) o hırçın hüznünün altında daima hissettirdiği adımlama/yürüyüs duygusunu ön plana çıkarmak istedim. Eser, en hüzünlü ya da melankolik anina denk geldiğiniz anda bile statik bir kabullenişte kalmıyor, derinde atan bir nabız gibi, kararlı bir yürüyüş ritmini alttan alta koruyor. ​Düzenleme genel olarak benim için kabul edilebilir bir standartta ulaşmış olsa da, solist, ses ve ses rengi noktasında yine "ehveni - şer" diyebileceğim bir durumla karşılaştığımı belirtmeliyim. Ne yazık ki Türkçe sözlü yapay zeka ve dijital müzik üretiminde, ne kadar detaylı tanımlama yaparsanız yapın, solist meselesinde iş biraz da şansa kalıyor. Coğunlukla kötü, bazen de en fazla ehveni şer bir yorumla yetinmek zorunda kalıyorsunuz. Bu düzenlemede de vokal tarafı benim açımdan bu sınırda kaldı. (kabul edilebilir sinirin hemen birazcik ustunde diyelim, daha fazlasi degil) ​Ama yine de, eger dinleyebilseydi tebessümle karşılayacağı ve begenecegine inandigim bir yaklaşımla, hüznü, bu hüzne eslik eden hırçınlığı ve kararlılığı aynı potada eriterek yeniden yorumlamaya çalıştım. Bir kac yerde kendim de eslik ettim vokallere. ​Tuncay abinin anısına, sevgiyle ve saygıyla.