Перейти к содержимому

Kurumuş Zeytinliği Ona Verdiler… Yıllar Sonra Bütün Köy Yağına Muhtaç Kaldı!

İbretlik Hikayeler - Vicdan Terazisi

0:00 / 0:00

Kurumuş Zeytinliği Ona Verdiler… Yıllar Sonra Bütün Köy Yağına Muhtaç Kaldı!

139 474 просмотра · 4 месяца назад
İbretlik Hikayeler - Vicdan Terazisi
8,7 тыс. подписчиков
139 474 просмотра · 4 месяца назад
Köy meydanında Zehra’nın eline eski bir anahtar verdiler. “Bu da sana düşen nasip” dediler. Anahtar, herkesin ölü sandığı Karataş Zeytinliği’nin anahtarıydı. Ağaçları kurumuş, kuyusu taşla kapatılmış, yolu bile unutulmuştu. Hasan Ağa ve köylüler onunla alay etti: “Kurumuş daldan yağ çıkarabilirsen çıkar.” Ama kimse bilmiyordu… Yıllar sonra aynı köyde yağ testileri boşalacak, kandiller sönecek, sofralar kuru ekmeğe kalacaktı. Ve herkes, alayla verdikleri o kurumuş zeytinliğin kapısında sıraya girecekti. Bu ibretlik Anadolu hikayesinde Zehra adında dul bir kadının, küçük kızı Aslı ile birlikte nasıl büyük bir haksızlığa uğradığını, ona değersiz diye verilen Karataş Zeytinliği’nin altında nasıl saklı bir sır olduğunu ve Zehra’nın o toprağı sabırla nasıl bereket kapısına çevirdiğini dinleyeceksiniz. Zehra’nın elindeki tek hatıra, kocası Mehmet’ten kalan eski bir bakır kandildi. Fakat o kandilin içinde yıllardır saklanan bir not vardı. Bu not, Karataş’ın altında eski bir su yolu olduğunu ve kuyunun aslında kapalı değil, kapatılmış olduğunu ortaya çıkaracaktı. Hasan Ağa ve Cemal, Zehra’nın bu gerçeği öğrenmesini istemedi. Çünkü o su yolu açılırsa, köy artık onların yağına, yağhanesine ve gücüne eskisi kadar muhtaç kalmayacaktı. Bu yüzden Zehra’nın emeğini bozmaya çalıştılar. Su yollarını dağıttılar, Murat’a iftira atmak için sahte delil bıraktılar, hatta Zehra’nın temiz yağını kötü göstermek için bozuk yağ testisiyle oyun kurdular. Ama her hile bir iz bıraktı. Murat’ın elindeki mavi ip, Aslı’nın fark ettiği mühür, Mehmet’in kandilden çıkan notu ve Karataş yoluna bırakılan sahte yağ testisi… Hepsi gün gelip köy meydanında konuşacaktı. Yıllar sonra köyde yağ kıtlığı başladı. Kandiller sönmeye, çocuklar kuru ekmeğe kalmaya, yaşlılar ilaca muhtaç olmaya başladı. O zaman herkes Zehra’nın kapısına geldi. Önce yoksullar, sonra eskiden gülenler, en sonunda da Hasan Ağa… Bir zamanlar “kurumuş daldan yağ çıkar” diyen adam, bu kez hasta torunu için Zehra’nın yağ sırasının arkasında bekledi. Peki Zehra ne yaptı? Çocuğu geri çevirdi mi? Yoksa merhamet etti ama yıllarca yapılan haksızlığı da unutmadı mı? Bu hikaye; haksızlık, sabır, emek, merhamet, kul hakkı, gizlenen gerçekler ve ilahi adalet üzerine kalbe dokunan uzun bir ibretlik hikayedir. Peki siz Zehra’nın yerinde olsaydınız ne yapardınız? Size alayla kurumuş bir zeytinlik verseler, yıllarca emeğinizi küçümseseler, sonra gün gelip çocukları ve hastaları için kapınıza gelseler… Yağınızı paylaşır mıydınız? Yoksa “beni küçük gördüğünüz gün beni kaybettiniz” deyip kapınızı kapatır mıydınız? Yorumlarda düşüncenizi yazın. Daha fazla ibretlik hikaye, Anadolu hikayesi, vicdan hikayesi, manevi hikaye ve uzun sesli hikayeler için kanala abone olabilirsiniz. #ibretlikhikaye #anadoluhikayesi #vicdanhikayesi #ilahiadalet #sabır #bereket #zeytinlik #hayatdersi #seslihikaye #köyhikayesi