Перейти к содержимому

(176) Münazarat (21) sh 414 | İhsan, eğer nev'e veya muhtaca ve fakire olursa ihsandır.

Risale-i Nur Dersleri Ali KURT

0:00 / 0:00

(176) Münazarat (21) sh 414 | İhsan, eğer nev'e veya muhtaca ve fakire olursa ihsandır.

885 просмотров · 1 день назад
Risale-i Nur Dersleri Ali KURT
10,8 тыс. подписчиков
885 просмотров · 1 день назад
176 Mektubat Mecmuası Münazarat, Sayfa 414, 415 (Mektubat Mecmuası Osmanlıca Orijinal Nüsha, Hayrat Neşriyat) Neden kimseye misafir olmuyorsun? Bir kısım ehl-i ilim vardır ki, dünyaya tenezzül etmez. Ve san‘at-ı ilmî, medâr-ı maîşet etmez MEKTUBAT DERSLERİ Av. Ali KURT https://youtube.com/playlist?list=PLl... S: (Hâşiye-2) Misafirperverlik müstahsen bir âdetimiz olduğunu bilirken, neden kimseye misafir olmuyorsun? Talebelerinizi de ekmeğimizi yemekten, hediyemizi almaktan men‘ ediyorsun. Halbuki size iyilik etmek borcumuzdur ve hakkınızdır. İşte şu âdetimiz قَدْ اَكَلَ الدَّهْرُ عَلَيْهَا وَ شَرِبَ Neden şu âdet-i müstemirreyi tezyîf ediyorsun?C: Evvelâ: İlim azîzdir. Zelîl etmek istemem. Hem de size göstermek isterim ki, bir kısım ehl-i ilim vardır ki, dünyaya tenezzül etmez. Ve san‘at-ı ilmî, medâr-ı maîşet etmez. Talebe ise, cerrâr ve seeleden ayrıdır. Sâniyen: Vazîfelerinde ihmâl ile kanâat gösteren ve maaşlarıyla kanâat etmeyen, harc-ı râhları ellerini misafirlikten çektirmemiş olan bazı me’murlara, fiilen nasihat etmek isterim. Sâlisen: Vâridât-ı zulmiyeleri kesilmiş olan bazı büyüklere, zulümât-ı zulme sapıp pek geniş açtığı masârıfın kapısının seddine yol gösteriyorum. Râbian: Millet içinde seyahat edenler, acaba millet için mi yahud keyif için midir? Bir mîzân göstermekle hile ve hamiyete bir mihenk gösteriyorum. S: Sen halkın ihsânına mâni‘ oluyorsun. Acaba bundan sehâvetin tezyîfi çıkmaz mı?C: İhsân ihsândır, eğer nev‘e olsa. Veya muhtaca ve fakire olsa. Sehâvet, ol vakit tam sehâvettir. Eğer millet için olsa, yahud milleti tazammun eden bir ferde olsa, güzeldir. Şâyet muhtaç olmayan şahsa olsa, ________________________________Hâşiye-1: Evet, kırk beş sene sonra Pakistan, Arabistan aşâiri dahi hâkimiyet ve istiklâllerini kazandılar. Eski Said’i bu derste tasdîk ediyorlar. Ve daha edecekler. Hâşiye-2: Şu birbirinden uzak suâllerden senin hayâlin atlamaya ve jimnastiğe alışır. Lâkin dikkat et, bir şey ayağına dolaşıp, düşürttürüp, ayağın kırılmasın. Yani savcılar gibi yanlış ma‘nâ verme.________________________________ SAYFA 415 şahsı tenbel eder, çingeneliğe alıştırır. Elhâsıl, millet bâkîdir, ferd fânî. اَلْمِلَّةُ بَاقِيَةٌ وَمَٓا اَمَدَّهَا وَالْفَرْدُ فَان۪ي وَمَا يَتَمَثَّلُهُ S: مَا تَقُولُ فِي الْأِحْسَانَاتِ الشَّخْصِيَّةِ فِي السَّلَفِ اُمَنَآءِ الْأُمَّةِ وَرُشَدَٓائِهَا وَسُيُوفِ الدَّوْلَةِ وَصَلَاحِهَا تَجَلَّتِ الْعُبُوسِيَّةُ بِمَكَارِمِهَا بِاِهْدَآءِ عَشَرَةِ دَنَان۪يرَ لِشِعْرٍ لَا يُوَازِنُ شَع۪يرَةً (Hâşiye) C: ف۪يهِ مَا ف۪يهِ.. مَعَ اَنَّهَا بِالنِّهَايَةِ قَدِ انْجَرَّتْ اِلَي النَّوْعِ وَالْمِلَّةِ ِلَانَّ اللِّسَانَ الَّذ۪ي خَدَمَهُ الشِّعْرُ خَيْطُ الْمِلِّيَّةِ مَعَ اَنَّ هٰذَا الزَّمَانَ هُوَ الَّذ۪ي كَشَفَ عَنِ احْتِيَاجِ الْمِلِّيَّةِ وَفَتَحَ الْبَابَ لِهٰذَا الْمَقْصَدِ الْعَال۪ي