Перейти к содержимому

Anadolu Kulüpleri Neden Batıyor?

Signore

0:00 / 0:00

Anadolu Kulüpleri Neden Batıyor?

16 182 просмотра · 16 часов назад
Signore
200 тыс. подписчиков
16 182 просмотра · 16 часов назад
Öneri ve işbirlikleri için - Signoreiletisim@gmail.com Instagram - signorefutbol Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın:    / @signorefutbol   Bir zamanlar ülkemizde iz bırakmış Anadolu kulüplerinin alt liglerde ekonomik sorunlarla boğuştuğunu, bazılarının amatöre düştüğünü, hatta daha kötüsü iflas edip kapandigini bile görüyoruz. Ödenemeyen borçlar, giderler aynıyken gelirlerin azalması, açılan davalar derken kulüpler iflasa sürükleniyor. Anadolu kulüplerinin borç içerisinde iflas etmesinin altında tek bir neden yok aslında. Her kulübün kendince bir hikayesi var. Ancak büyük çoğunluğa bakıldığında yapılan ortak hataları görebiliyoruz. Peki ne oluyor da bir zamanlar Süper Lig'de İstanbul takımlarıyla mücadele eden takımlar iflas ediyor? DENGENİN BOZULMASI Bir kulübü iflasa sürükleyen en temel etkenle başlıyoruz, gelir gider dengesinin dağılması. Özellikle bir üst lige çıkmak ya da bir üst lige çıktığında iddialı bir kadro kurmak isteyen takımlarımızın kısa sürede ekonomik yapısı tamamen bozulabiliyor. Örneğin 2011'de Süper Lig'e çıkan Orduspor, takımın başına Hector Cuper'i getirmiş ve bir sonraki yaz 6 milyon euro bonservis harcaması yapmıştı. GELİR AZALMASI Gelir gider dengesizliği kadar önemli olan bir diğer konu yalnızca gelirlerin azalması. bu durum bir kulüp küme düştüğünde ortaya çıkıyor. Şöyle ki Süper Lig'deyken aldığınız yayın geliri ve diğer yan gelirlerle alt liglerde aldığınız miktarlar arasında büyük farklar var. Bu da bir kulübün küme düşmesi en büyük gelir kaynaklarının büyük oranda azalacağı anlamına geliyor. Dört büyüklerin yayın ve sponsorluk gelirleri dışında maç günü gelirleri, ürün satışları gibi başka gelir kalemleri de var. Ancak söz konusu Anadolu kulüpleri olduğunda bu kulüplerin gelirlerinin büyük kısmını yayın ve sponsorluk geliri oluşturuyor. Alt lige düşüldüğünde ciddi bir azalma görüldüğünden kulüpler giderlerini karşılayamayacak hale geliyor. YÖNETİM VAATLERİ Başkan adayları, bir kulübün başına geçmek istiyorsa cazip vaatlerde bulunmak zorunda. Seçimi kazanır ve başkanlık koltuğuna oturursa başkan olarak kalmaya devam etmek için taraftarların isteklerini yerine getirme mecburiyetinde. Kulüpleri iflasa götüren sebeplerinden biri de bu. Başkan, birkaç yıl görevini sağlama almak için diğer yönetime enkaz bırakıyor. ALTYAPISIZLIK Futbolumuzda altyapıya yeterli yatırımın yapılmadığı ortada. Altyapıda futbolcu yok demiyoruz, futbolcu var ama modern eğitimleri alamıyor, A takıma çıktığında da süre verilmiyor. Örneğin 4 yıl önce yapılan bir araştırmaya bakalım. Uluslararası Spor Araştırmaları Merkezi'nin 22-23 sezonunda Avrupa'nın 27 ülkesinde yaptığı araştırmaya göre ülkemizden Karagümrük, Adana Demirspor ve Konyaspor, ligin ilk yarısını hiçbir altyapı oyuncusunu ilk 11'de kullanmamıştı. TEKNİK DİREKTÖR DEĞİŞİMİ Anadolu kulüplerimizin yıllardan beri süregelen problemlerinden biri ilk hatasında teknik direktörü göndermek. Bu hamlenin altında şöyle bir mantık yatıyor. Bir anadolu kulübü her sene kadrosunda ciddi değişimler yaptığından birçok yeni oyuncu takıma katılmış oluyor. Eğer ortada bir başarısızlık varsa sezon ortasında futbolcu grubunu göndermektense hocayı göndermek daha kolay bir çıkış yolu olarak görülüyor. ŞEHRİN DESTEĞİ Türkiye'de futbolseverlerin büyük bir çoğunluğu İstanbul takımlarını destekliyor. Bursa, Eskişehir, Sivas ve Trabzon gibi kendi takımlarını birinci kulüp olarak gören bazı şehirler dışında gönüllerde yatan takımlar İstanbul kulüpleri oluyor. Ancak Avrupa'nın 5 büyük liginde durumlar böyle değil. Yerel halk, bölgeyi ya da şehri temsil eden takımı destekliyor. En üst kademe liglere değil de alt liglere baktığınızda durum daha da belirgin hale geliyor. Nüfusu ülkemizle hemen hemen aynı olan Almanya örneğine bakalım. 25-26 sezonunda 17. sıradan küme düşen Fortuna Düsseldorf sezonu 42.000 seyirci ortalamasıyla kapatıyor. Bakın bu takım Almanya 2. Ligi'nde küme düşmemeye çalışan ama küme düşen bir takım. Buna rağmen temsil ettiği bölge tarafından destek hiçbir zaman kesilmiyor. Şehrin desteğinden kastımız yalnızca insanların maçlara gitmesi ve ürünler alması değil. O şehirdeki büyük firmaların da kulüplere vereceği maddi destek de son derece önemli ancak ülkemizde 4 büyükler dışında takımların sponsorluk gelirleri çok çok az. YIĞILAN BORÇLAR Kulüplerin bütçeleri, yıllık gelirleri ve potansiyel geliri belliyken yapılan harcamalar, kulübün borç içinde yüzmesiyle sonuçlanıyor. Borçların belirli bir kısmının döviz cinsinden olması, ödemeyi çok zorlaştırıyor. Örnek vermek gerekirse birkaç sezon önce Süper Lig'de gördüğümüz Yeni Malatyaspor, bugünlerde 3. Ligde bulunurken kulüp borçlarını ödeyemiyor. 2025'te yapılan açıklama borcun 1 milyar TL'yi geçtiği duyurulmuştu. 3. Lig geliriyle bu borcu ödemek çok çok zor.