Перейти к содержимому

Yabancının Angus'u yerine bizim daha dayanıklı ve kaliteli eti olan yerli boz ırkımız var.

Çiftçi Dostu haber

0:00 / 0:00

Yabancının Angus'u yerine bizim daha dayanıklı ve kaliteli eti olan yerli boz ırkımız var.

4 944 просмотра · 1 день назад
Çiftçi Dostu haber
23,1 тыс. подписчиков
4 944 просмотра · 1 день назад
BURSA - Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü, Anadolu'nun köklü gen kaynaklarından boz ırk sığırlarını koruma altına alarak hem öğrencilere uygulamalı eğitim sunuyor hem de kritik bilimsel araştırmalara imza atıyor. Üniversite bünyesinde sürdürülen yetiştiricilik çalışmalarında bugüne kadar alınan 40'ın üzerindeki buzağıda sıfır kayıp oranı yakalanırken, yerli gen kaynağının kırmızı et üretimi, organik hayvancılık ve orman yangınlarının önlenmesindeki stratejik önemi vurgulanıyor. Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ak, 4-5 yıldır üniversitede yetiştirilen boz ırk sığırlarının zorlu çevre koşullarına karşı olağanüstü dayanıklılığa sahip olduğunu belirtti. Türkiye'de buzağı ölümlerinin yüksek seviyelerde seyrettiğine dikkati çeken Ak, bugüne kadar alınan tüm buzağıların firesiz yaşatıldığını ve doğumların insan müdahalesi olmadan tamamen doğal süreçlerle gerçekleştiğini ifade etti. "Sıfır ilaç masrafı ile organik et üretiminin yıldızı olabilir" Boz ırk sığırlarının fabrika yemine ihtiyaç duymadan, yalnızca mera ve kaba yemle beslenebildiğini aktaran Prof. Dr. İbrahim Ak, işletme maliyetlerinin düşüklüğünü ve veterinerlik masraflarının bulunmamasının avantajına vurgu yaptı. Yaklaşık 5 yıldır bu hayvanlara hiçbir tedavi uygulamadıklarını belirten Ak, "Veteriner ve ilaç masrafımız olmadı. Suni tohumlama yapmıyoruz; sürü içindeki boğayla doğal aşım gerçekleşiyor. Hayvanlarda antibiyotik veya kimyasal kalıntı riski sıfır. Bu nedenle organik hayvancılıkta yerli ırklara pozitif ayrımcılık yapılması ve üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Boz ırk, organik et üretiminin parlayan yıldızı olmaya adaydır." dedi. "Yıllık 500 bin canlı hayvan ithalatı baskısını azaltabilir" Türkiye'nin kırmızı et açığı nedeniyle her yıl yaklaşık 500 bin canlı hayvan veya karkas et ithal etmek zorunda kaldığını hatırlatan Ak, boz ırkın meralık, ormanlık ve makilik alanlarda masrafsız bir şekilde çoğaltılabileceğini vurguladı. Yılda bir buzağı verimiyle düzenli üreme sağlayan bu ırkın, ithalat baskısını hafifletmede yerli bir kaldıraç görevi görebileceği belirtildi. Orman yangınlarına karşı doğal biyolojik engel Boz ırk sığırlarının ormanlık alanlarda otlatılmasına yönelik Orman Bölge Müdürlüğü ve Orman Fakültesi iş birliğiyle yeni bir proje başlatılıyor. Orman altındaki kuru ot birikimini yiyerek temizleyen bu hayvanların, yangın riskini doğrudan düşürdüğünü söyleyen Ak, "Geçtiğimiz yıllarda Bursa ve Türkiye genelinde büyük yangınlar yaşadık. Bu hayvanları orman altında otlatarak hem bedava besleme sağlayacağız hem de ormanlarımızı yangın riskine karşı korumuş olacağız" dedi. Güney Marmara için yerli besi ırkı geliştiriliyor Üniversitede yürütülen melezleme ve ıslah projelerine de değinen Prof. Dr. İbrahim Ak, özel sektör iş birliğiyle 50-60 dişi damızlık boz ırk üzerinde çalışıldığını açıkladı. Proje kapsamında boz ırkın hastalıklara ve çevre koşullarına dayanıklılığı ile kültür et ırklarının yüksek et verimi birleştirilerek Güney Marmara Bölgesi'ne özgü yerli bir besi sığırı geliştirilmesi hedefleniyor. Ak, yok olma tehlikesi altındaki yerli gen kaynaklarının korunmasının Anadolu'nun biyolojik çeşitliliği açısından hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.