Перейти к содержимому

Hicazkâr Faslı | Ottoman Classical Music for Deep Relaxation and Focus - Tuesday Stereo

Tuesday Stereo

0:00 / 0:00

Hicazkâr Faslı | Ottoman Classical Music for Deep Relaxation and Focus - Tuesday Stereo

477 просмотров · 2 недели назад
Tuesday Stereo
2 подписчика
477 просмотров · 2 недели назад
26 minutes of Ottoman classical music in Hicazkâr makamı. A continuous fasıl featuring taksim, peşrev, gazel, şarkı and saz semâisi, moving through the distinctive character of Hicazkâr. Enjoy the music. Lyrics: Hicazkâr Gazel Ol zamân yine yârden bana erdi bir haber Gördüm ol şeb bir düşü, düştü derûnuma keder Seyr ü sefer eyledim yârân ile sohbet içün Gördüm ol dem bir güzel, hâlimi kıldı beter Zülf-i zer-târı güneş nûrunda olmuş tâbdâr Bir nazar kılsa yüzü, mihr ü kamer hayrân eder Bâde-i aşk olsa ger, kalbi zâr ü zâr eder Mest olan aşkın meyinden gayrı yârdan ne umar Bâde zehr olmuş gönül, hicrân ile hûn-bâr eder Bir nigâh-ı yâr ise zehri dahi Kevser eder Dur ey dil, bu mey vermez neş’e-i cân u derûn Mest ü bî-hûş olmuşum, aşk beni derbeder eder Bir zamân Lokmân gelir, derdime dermân getirir Bir melek gördüm ki gönlüm mülkünü târâc eder Gök misâli ak ipekten câmesi var idi yâr Hanım-ı âlem desem, hüsnü beni muzaffer eder Eski yâr olsa da dil şimdi ona kıymet mi verir Feyz-i nev-gül geldi mi, bâğı bütün muattar eder Nazar-ı dîdesi değdi dîdeme, oldum bî-hûş Bir nigâhı âşığın aklını ser-tâ-ser gider İznin olsun bir nefes, kapında olayım bir nefer Kul olan cânânına cânını dahi bezl eder Ey Fakîrî, bil ki mest etmez seni ol eski yâr Bir güzel görür bu gönlün, yine sevdâlar eder Hicazkâr Şarkı Ey şûh-ı cihân, çeşm-i siyâhın fitnedir, Bir handene bin cân-ı perîşân teşnedir. Gülzâr-ı ruhun görse utanır lâlezâr, Zülfün gece, ruhsârın ise mâh-ı bahâr. Gel ey büt-i nâzende, cefâ eyleme yâr, Bir bûse değil, bir nigâhın kâfîdir. Âh eyledikçe dil sana meyletti yine, Bu gönl-i harâbın sana sevdâsı kadîm. Sâkî, getir ol bâdeyi, meclis şen ola, Mutrib yine bir nağme-i Hicazkâr çala. Dilber geçerken bezm-i tarabdan nâz ile, Yüz cân verilir bir tek o mestâne dile. Gel ey büt-i nâzende, cefâ eyleme yâr, Bir bûse değil, bir nigâhın kâfîdir. Âh eyledikçe dil sana meyletti yine, Bu gönl-i harâbın sana sevdâsı kadîm. Bir gamze ile bağrımı sad pâre eden, Bir hande ile derdimi bîçâre eden, Hicrin ne kadar cevr ü cefâ eylese de, Vuslat gecesi cânımı mestâne eden. Gel ey büt-i nâzende, cefâ eyleme yâr, Bir bûse değil, bir nigâhın kâfîdir. Âh eyledikçe dil sana meyletti yine, Bu gönl-i harâbın sana sevdâsı kadîm. Hicazkar Kâr h ey mâh-ı dil-ârâ, yine sensiz gece târ, Gönlümde kalan sûretin olmuş bana dîdâr. Bir dem erişir sandım o vuslat yine bir gün, Bildim ki muhabbet dahi etmez seni tekrâr. Tenennâ, tenenni, dir ney, dir ney, Yelelî yelelâ, tenennâ, tenennâ. Tâ dir ney, tâ dir ney, tenenni tenenni, Yâ lelî, yâ lelâ, dir ney, tenennâ. Çeşminde kalan eski nigâhı ararım ben, Bir sözde, bir âheste tebessümde ararım ben. Hicrinle geçen mevsimi bilmem nice saydım, Her fasl-ı hazân içre bahârı ararım ben. Tenenni tenennâ, yâ lelî yâ lelâ, Dir ney, dir ney, tâ dir ney tenâ. Yelelî, yelelâ, tenenni tenenni, Âh tenennâ, dir ney, yâ lelâ. Ne çâre ki sevda seni artık getiremez, Bin âh ile yansam da kader geri dönemez. Kalbimde kalan aşk yine aşk olsa da cânım, Bir ömrü seven kalp o geçen demi silemez. Tenennâ, tenenni, tenâ dir ney, Yâ lelî yâ lelâ, tâ dir ney, tâ dir ney. Tenenni yelelî, yelelâ tenennâ, Dir ney, tenenni, tenennâ, yâ hû. Bir lâhza yakın, sonra hayâlden de uzaksın, Bir ses gibi var, dokunulmaz kadar ıraksın. Gördükçe seni gönlüm ümid eyler idi hep, Şimdi seni sevsem dahi benden yana yoksun. Yelelî yelelâ, dir ney, dir ney, Tenennâ tenenni, tâ dir ney tenâ. Yâ lelî, yâ lelâ, tenenni tenenni, Âh dir ney, yelelî, tenennâ. Sâkî, bana sun bâdeyi, meclis yine dolsun, Mutrib bu gece nağme-i hicrân ile olsun. Bir perdede kalsın o unutulmaz eski dem, Bir başka perdede gönül artık onu bulsun. Tenenni, tenennâ, yelelî, yelelâ, Dir ney, dir ney, tenâ, tenâ. Tâ dir ney, tenenni, yâ lelî, Yâ lelâ, tenennâ, tenennâ. Ey şûh, sana yoktur ne sitem ne de şikâyet, Aşkın bana kaldı, sana düşmez artık âfet. Bir hatıra kaldı bize ol bezm-i muhabbet, Geldi de geçti, işte budur hükm-i nihâyet. Tenennâ, tenenni, dir ney, dir ney, Yelelî yelelâ, tâ dir ney tenâ. Tenenni, tenenni, yâ lelî yâ lelâ, Âh tenennâ, dir ney, tenennâ. Bir gün yine gülsen de o mâzî geri gelmez, Bir kez kırılan âyine eski gibi olmaz. Sevdam sana bâkîdir, evet, lâkin ne çâre, Sevmek dahi bazen iki cânı bir edemez. Tenennâ... tenenni... Dir ney... yelelî... Yâ lelâ... yâ lelî... Tâ dir ney, tenennâ. Dûr olsan da ey yâr, yine gönlümde mekânsın, Bir nağme misâli gelip âheste kalansın. Vuslat değil artık bize düşen bu hikâyet, Sen bende kalan, ben sana varmaz iki cânız. Tenenni, tenennâ, yelelî yelelâ, Dir ney, dir ney, tâ dir ney tenâ. Yâ lelî, yâ lelâ, tenenni tenenni, Tenennâ... tenennâ... dir ney... 00:00 Hicazkar Peşrev 03:06 Hicazkâr Gazel 07:44 Hicazkâr Şarkı 11:17 Hicazkâr Sirto 13:38 Hicazkâr Taksim 14:57 Hicazkâr Peşrev 17:55 Hicazkâr Kâr 22:05 Hicazkâr Saz Semaisi