Yapay zeka kullanıyor olabilirsin ama okur yazarı olmayabilirsin | Yüce Zerey
Speaker Agency
0:00 / 0:00
Yapay zeka kullanıyor olabilirsin ama okur yazarı olmayabilirsin | Yüce Zerey
595 просмотров · 6 дней назад
Speaker Agency
39,2 тыс. подписчиков
595 просмотров · 6 дней назад
Yapay zeka okuryazarı olmak ne demek? Yüce Zerey, kullanmakla anlamak arasındaki farkı anlatıyor.
Teklif alın: https://speakeragency.com.tr/teklif-a...
Her gün yapay zekayla metin özetliyor, görsel hazırlıyor, aklımıza takılan sorulara cevap arıyoruz. Peki bu, yapay zekayı gerçekten anladığımız anlamına mı geliyor? Yüce Zerey'e göre bir aracı çok iyi kullanmakla yapay zeka okuryazarı olmak arasında büyük bir mesafe var. Okuryazarlık, yapay zekanın ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve hayatımıza etkilerini en azından kavramsal olarak bilmekle başlıyor. Sınırlarını tanımakla, yanılabileceğini akılda tutmakla ve bu bilgiyi sürekli güncellemekle devam ediyor. Bu farkındalık olmadığında, bize hep güzel sonuçlar sunan bir araca kolayca bağlanıp sorgulamayı bırakabiliyoruz.
Aynı dönüşüm eğitimin de kapısında. Zil sesi, teneffüs, tahta ve sıralar… Yüce Zerey, bugün hâlâ sanayi devrimine göre kurulmuş bir sistemin içinde öğrendiğimizi hatırlatıyor. Bu bakışa göre bilgiyi aktarma işini giderek yapay zeka üstlenecek ve her öğrencinin öğrenme biçimine göre kişiselleştirecek. Böylece öğretmenin rolü de dönüşüyor. Öğretmen, öğrenileni hayatla buluşturan, yapay zekayla kurduğumuz ilişkide bize yol gösteren bir rehbere, bir koça dönüşüyor.
Şirketler için soru çok net: Yapay zekayla neyi değiştirmek istiyorsunuz? Yüce Zerey'e göre kaç kişinin bir aracı kullandığı ya da kaç doküman üretildiği gerçek bir hedef sayılmaz. Asıl hedef, ölçülebilir zaman ve maliyet tasarrufu ya da ciroya doğrudan katkı gibi somut iş sonuçları. Bu yolun adımları da belli: önce strateji, ardından işin başında duran ve yapay zekayı her gün kullanan bir CEO, kısa ve herkesin aynı şekilde anladığı bir yapay zeka anayasası, seçilmiş üç somut vaka ve 90 günlük bir deneme süreci.
Yüce Zerey kurumların yerini bir otoban benzetmesiyle anlatıyor. Yapay zeka modellerini geliştirenler (maker) otobanı inşa ediyor, hazır aracı olduğu gibi kullananlar (taker) o yolda seyahat ediyor. Kurumlar için işaret ettiği yer ikisinin arası: kendi verisini, bağlamını ve prensiplerini katarak modeli şekillendiren shaper olmak. Yani otobanın kenarında, insanların "burada duralım" diyeceği tesisi kurmak.
KOBİ'ler için de umut veren bir mesaj var. Yapay zeka yalnızca büyük bütçeli şirketlerin işi olmaktan çıktı. Merakla soru soran, anlamadığında yeniden soran bir işletme sahibi bugün stratejisinden web sitesine kadar pek çok işi kendi kurabiliyor. Bütün bunların temelinde ise veri duruyor. Yapay zekanın benzini veri. Dağınık veriyle ve tanımsız süreçlerle çalışan bir şirket, en güçlü modelden bile kapasitesinin çok altında verim alıyor. İyi bir bağlam, en iyi yazılmış komuttan daha değerli.
Biz bu bakışı, yapay zekayla ilişkisini yeniden düşünmek isteyen herkes için çok kıymetli buluyoruz. Kurumunuzda bu dönüşümü ele almak, ekibinizle bu farkındalığı paylaşmak isterseniz Yüce Zerey'i etkinliğinize davet edebilirsiniz.
Bölümler
0:00 Yapay zeka okuryazarlığı nedir?
2:08 Sanayi devrimine göre kurulmuş eğitim sistemi
3:31 Öğretmenin yeni rolü: rehber ve koç
5:04 Şirketler yapay zekada neden doğru hedef koyamıyor?
6:07 CEO'nun rolü ve şirketin yapay zeka anayasası
7:42 Üç vaka, 90 gün: dönüşümü ölçmek
8:22 Yapay zekadan sorumlu yeni roller
9:50 KOBİ'ler için büyük fırsat
12:26 Maker, shaper, taker: hangisi olmalıyız?
15:24 Yapay zekanın benzini: veri
17:24 Asıl bakılması gereken KPI'lar
#YapayZeka #YapayZekaOkuryazarlığı #YüceZerey #DijitalDönüşüm #SpeakerAgency