Перейти к содержимому

Allah Seninle Nasıl Konuşur Bilir Misin? - 19. Pencere - İntak Penceresi ‪@Mehmedyildiz‬

Hayalhanem

0:00 / 0:00

Allah Seninle Nasıl Konuşur Bilir Misin? - 19. Pencere - İntak Penceresi ‪@Mehmedyildiz‬

595 197 просмотров · 3 года назад
Hayalhanem
5,48 млн подписчиков
595 197 просмотров · 3 года назад
Allah yeryüzünde yarattığı tüm canlılığa bir mesaj gizlemiştir Bu mesajı okuyup Allah ile nasıl konuşuruz Beynimiz, İçtiğimiz Süt, Yediğimiz Karpuzda Allah bizlere ne söylemek istiyor. İyi Seyirler.. Allah'ın Varlığının Bilimsel Delilleri Video Serisi için tıklayın👇    • Allah'ın Varlığının Bilimsel Delilleri - 3...   00:00 Giriş 00:32 Beyin Yapısı ** 01:44 Ön Frontal Lob 02:45 Amigdala 04:19 Ruh 06:25 Beyindeki Elektirik Faaliyetleri 13:18 Kanun Manalı Bir Şey Yapamaz 19:41 İntak (Maddeyi Konuşturmak) 21:27 Hacivat ve Karagöz 23:18 Elma 26:13 Maddede Mana Aranmaz 34:16 Mana İfade Eden Şey Benimle Konuşuyordur 35:45 Mevcudatın Manada Tevhid Ettiği Hakikat 37:25 Mevcudatın Arkasında Konuşan Kim? 38.49 Risale-i Nur Bölümü 39:54 Tefsir Ve Meal 46:26 Gök Gürültüsü (Ra'd) 55:49 Ayette Neden 2 Çift Denilmiştir? 01:00:35 Mizan 01:09:25 En Büyük İbadet Tevhidde Terakkidir 01:10:52 Şimdi Gel Bir Ağaca Dikkatle Bak 01:14:25 Namaz Bir Sonuçtur 01:17:55 Yapraklar Hayırlara vesile olmak, daha fazla insana ulaşabilmek için "KATIL" butonu ile bize destek olabilirsiniz -    / @hayalhanem   Hayalhanem; Facebook:   / hayalhanemmersin   X:   / hayalhanemersin   Instagram:   / hayalhanemmersin   Mehmet Yıldız; Facebook:   / mehmedimyldz   X:   / mehmedimyldz   Instagram:   / mehmedimyldz   Bize Ulaşın: Yurtiçi ve yurtdışından iletişim için; +90 (530) 895 13 33 +90 (533) 417 33 41 bilgi@hayalhanem.com Risale-i Nur'da geçen kısım; 33. Söz, 19. Pencere On Dokuzuncu Pencere تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ، السَّبْعُ وَاْلاَرْضُ وَمَنْ فِيهِنَّ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ "Yedi gök ve yer ve onların içindekiler Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki, Onu hamd ile tesbih etmesin." İsrâ Sûresi, 17:44. sırrınca, Sâni-i Zülcelâl, semâvâtın ecrâmına o kadar hikmetler, mânâlar takmış ki, güya celâl ve cemâlini ifade etmek için, semâvâtı güneşler, aylar, yıldızlar kelimeleriyle söylettirdiği gibi, cevv-i semâda olan mevcudata dahi öyle hikmetler ve mânâlar ve maksatlar takmış ki, güya o cevv-i semâyı berkler, şimşekler, ra'dlar, katreler kelimeleriyle intak ediyor ve kemâl-i hikmet ve cemâl-i rahmetini ders veriyor. Ve nasıl zemin kafasını hayvânat ve nebâtat denilen mânidar kelimeleriyle söyleştirip kemâlât-ı san'atını kâinata gösteriyor. Öyle de, o kafanın birer kelimesi olan nebatları ve ağaçları dahi yapraklar, çiçekler, meyveler kelimeleriyle intak edip yine kemâl-i san'atını ve cemâl-i rahmetini ilân ediyor. Ve birer kelime olan çiçekleri ve meyveleri dahi tohumcuklar kelimeleriyle konuşturup dekaik-i san'atını ve kemâl-i rububiyetini ehl-i şuura talim ediyor. İşte, bu hadsiz kelimât-ı tesbihiye içinde, yalnız tek bir sünbül ve tek bir çiçeğin tarz-ı ifadesine kulak verip dinleyeceğiz, nasıl şehadet eder, bileceğiz. Evet, herbir nebat, herbir ağaç, pek çok lisanla Sânilerini öyle gösteriyorlar ki, ehl-i dikkati hayretlerde bırakır ve bakanlara "Sübhanallah, ne kadar güzel şehadet ediyor" dedirtirler. Evet, herbir nebâtın çiçek açması zamanında ve sünbül vermesi ânında, tebessümkârâne mânevî tekellümleri hengâmındaki tesbihleri, kendileri gibi güzel ve zâhirdir. Çünkü, herbir çiçeğin güzel ağzıyla ve muntazam sünbülün lisanıyla ve mevzun tohumların ve muntazam habbelerin kelimâtıyla hikmeti gösteren o nizam, bilmüşahede, ilmi gösteren bir mizan içindedir. Ve o mizan ise, maharet-i san'atı gösteren bir nakş-ı san'at içindedir. Ve o nakş-ı san'at, lütuf ve keremi gösteren bir ziynet içindedir. Ve o ziynet dahi, rahmet ve ihsanı gösteren lâtif kokular içindedir. Ve birbiri içinde bulunan şu mânidar keyfiyetler öyle bir lisan-ı şehadettir ki, hem Sâni-i Zülcemâlini esmâsıyla tarif eder, hem evsâfıyla tavsif eder, hem cilve-i esmâsını tefsir eder, hem teveddüd ve taarrüfünü, yani sevdirilmesini ve tanıttırılmasını ifade eder. İşte, birtek çiçekten böyle bir şehadet işitsen, acaba zemin yüzündeki Rabbânî bağlarda umum çiçekleri dinleyebilsen, ne derece yüksek bir kuvvetle Sâni-i Zülcelâlin vücub-u vücudunu ve vahdetini ilân ettiklerini işitsen, hiç şüphen ve vesvesen ve gafletin kalabilir mi? Eğer kalsa, sana insan ve zîşuur denilebilir mi?.. #ruh #beyin #konuşma #muslim #işbirliği beyin kanalı beyin beyın ruh hacivat karagöz ses konuşma üreme sistemi eşeysiz üreme eşeyli üreme üreme bitkilerde üreme 10.sınıf biyoloji mitoz ve eşeysiz üreme 10.sınıf biyoloji eşeysiz üreme karaciğer kan ve kemik kan kloroplast klorofil fotosentez