Перейти к содержимому

Bamteli | Peygamberâne İstiğna ve Geniş Manasıyla Yolsuzluk | M. Fethullah Gülen | (2013/09/16)

HerkulNagme

0:00 / 0:00

Bamteli | Peygamberâne İstiğna ve Geniş Manasıyla Yolsuzluk | M. Fethullah Gülen | (2013/09/16)

1 708 просмотров · 13 лет назад
HerkulNagme
106 тыс. подписчиков
1 708 просмотров · 13 лет назад
*Çok ciddi kalibrasyonlarla sesin doğrusunu bulmaya çalışmak lazım. Diyeceğimiz edeceğimiz her şeyi vicdanın kadirşinas terazilerinde tartarak sunmak lazım. (00:30) *Her zaman Kur'an-ı Kerim'in فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol." (Hûd sûresi, 11/112) beyanı üzere hareket etmek gerekir. Aslında, namazlarımızda günde kırk defa Fatiha Sûresi okuyup "Bizi sırat-ı müstakime hidayet buyur" diyerek de istikamet talebimizi seslendirmiş oluyoruz. (03:35) *Her yerde Hakk'ı heceleme ve hep O'nunla geceleme peşinde olanların solukları dahi ibadet sayılır. Nitekim yatsı namazını eda edip sabah namazına kalkma niyetiyle yatan bir insanın uykudaki nefeslerinin bile zikir/sadaka olacağını Hazreti Sâdık u Masdûk Efendimiz bildirmektedir. (05:50) *Cenâb-ı Allah kullarına rahmetinin enginliğiyle muamelede bulunmuş ve onlara güçlerinin yetebileceği vazifeleri tahmil buyurmuştur. İbadetlerimiz ve ubudiyetimiz, "teklif-i mâlâyutak" yani insana gücünün yetmeyeceği işleri yükleme denebilecek cinsten değildir; herkesin az bir gayretle altından kalkabileceği vazifelerdir. (07:27) *Adanmış ruhların O'nu dileme ve O'nu dilettirmeden öte başka bir arzuları olmamalıdır. (08:35) *Kudsî hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur: أَعْدَدْتُ لِعِبَادِيَ الصَّالِحينَ مَا لَا عَيْنٌ رَأَتْ وَلَا أُذُنٌ سَـمِعَتْ وَلَا خَطَرَ عَلٰى قَلْبِ بَشَرٍ "Salih kullarıma gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insan tasavvurlarını aşkın şeyler hazırladım." (09:50) *O'nu dileme ve aynı zamanda başkalarında da O'nu dileme duygusunu uyarma.. işte bundan daha büyük bir şey yoktur. (11:28) *İstiğnâ ve beklentisizlik, Peygamberlik mesleğinin şiarıdır; insanları kurtarmak için kendi hayatını istihkâr ederek her gün ölüp ölüp dirilme, sürekli çalışma, hep koşturma, zahmet çekip meşakkatlere katlanma ama bütün bunlara bedel hiçbir ücret istememe irşad yolunun hususiyetidir. Nitekim Hazreti Nuh, Hazreti Hûd, Hazreti Salih, Hazreti Lût ve Hazreti Şuayb (Allah'ın salat ve selamı Efendimizin ve bütün peygamberlerin üzerine olsun) hep aynı cümleyi tekrar etmiş; وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ "Bu hizmetten ötürü sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan, ancak Rabbülâlemîn'dir." (Şuarâ, 26/109) diyerek, bütün peygamberlerin ortak duygu ve düşüncesini dile getirmişlerdir. Mevlâ-yı Müteâl, Sultân-ı Rusül Efendimiz'e, "De ki: Sizden bu hizmetim için hiçbir ücret istemiyorum, malınız sizin olsun! Benim ücretim yalnız Allah'a aittir ve O, her şeye şahittir." (Sebe', 34/47) buyururken de nübüvvetin bu ulvî yönünü nazara vermiştir. (12:40)