Prof. Şener Dilek - Sözler - 33. Söz - 27.Pencere - Esbab Bir Perdedir, Müsebbebleri Yapan Başkadır
Risale Dersleri
0:00 / 0:00
Prof. Şener Dilek - Sözler - 33. Söz - 27.Pencere - Esbab Bir Perdedir, Müsebbebleri Yapan Başkadır
384 просмотра · 3 года назад
Risale Dersleri
47,8 тыс. подписчиков
384 просмотра · 3 года назад
Kaynak: • Sebep Ve Müsebbep İlişkisi - ( Prof.Dr.Şen...
@Prof.Dr.ŞenerDİLEKMarifetNurla
Risale-i Nur Külliyatı - Bediüzzaman Said Nursi
Açıklayan : Prof. Dr. Şener Dilek
Kayıt tarihi: 23.07.2022
Kütahya, Tavşanlı, Şura İlim ve Kültür Vakfı
Sebep Ve Müsebbep İlişkisi - ( Prof.Dr.Şener DİLEK ) Tavşanlı 23.07.2022
Derin düşünmek
500 kuran büyüklüğünde kitabı ezberleyenler
Üstad 90x3 = 270 kitabı ezberlemiş
bant'ın, plastiğin, parmağın konuşması
saatin vakti göstermesi.. ne yaptığı biliyor mu? güneş de bir memur
kırık camdan çıkamayan arı
samandan süt. Allah eşyanın mahiyetini değiştiriyor
Yirmiyedinci Pencere
اَللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ وَكِيلٌ
Kâinatta, "esbab ve müsebbebat" görünen eşyaya bakıyoruz ve görüyoruz ki: En a'lâ bir sebeb, en âdi bir müsebbebe kuvveti yetmiyor. Demek esbab bir perdedir, müsebbebleri yapan başkadır. Meselâ; hadsiz masnuattan yalnız cüz'î bir misal olarak insan başı içinde bir hardal küçüklüğünde bir yerde yerleştirilen kuvve-i hâfızaya bakıyoruz. Görüyoruz ki: Öyle bir câmi' kitab belki kütübhane hükmündedir ki, bütün sergüzeşt-i hayatı, içinde karıştırılmaksızın yazılıyor.
Acaba şu mu'cize-i kudrete hangi sebeb gösterilebilir? Telâfif-i dimağiye mi? Basit, şuursuz hüceyrat zerreleri mi? Tesadüf rüzgârları mı? Halbuki o mu'cize-i san'at, öyle bir zâtın san'atı olabilir ki; beşerin haşirde neşredilecek büyük defter-i a'malinden muhasebe vaktinde hatıra getirilecek ve işlediği her fiilleri yazıldığını bildirmek için bir küçük sened istinsah edip, yazıp aklının eline verecek bir Sâni'-i Hakîm'in san'atı olabilir.
İşte beşerin kuvve-i hâfızasına misal olarak bütün yumurtaları, çekirdekleri, tohumları kıyas et ve bu câmi' küçücük mu'cizelere, sair müsebbebatı da kıyas et. Çünki hangi müsebbebe ve masnua baksan, o derece hârika bir san'at var ki, değil onun âdi, basit sebebi, belki bütün esbab toplansa, ona karşı izhar-ı acz edecekler. Meselâ: Büyük bir sebeb zannedilen güneşi; ihtiyarlı, şuurlu farz ederek ona denilse: "Bir sineğin vücudunu yapabilir misin?" Elbette diyecek ki: "Hâlıkımın ihsanıyla dükkânımda ziya, renkler, hararet çok. Fakat sineğin vücudunda göz, kulak, hayat gibi öyle şeyler var ki, ne benim dükkânımda bulunur ve ne de benim iktidarım dâhilindedir."
Hem nasılki müsebbebdeki hârika san'at ve tezyinat, esbabı azledip Müsebbib-ül Esbab olan Vâcib-ül Vücud'a işaret ederek, وَ اِلَيْهِ يُرْجَعُ اْلاَمْرُ كُلُّهُ sırrınca: Ona teslim-i umûr eder. Öyle de: Müsebbebata takılan neticeler, gayeler, faideler; bilbedahe perde-i esbab arkasında bir Rabb-ı Kerim'in, bir Hakîm-i Rahîm'in işleri olduğunu gösterir. Çünki şuursuz esbab, elbette bir gayeyi düşünüp çalışmaz. Halbuki görüyoruz: Vücuda gelen her mahluk, bir gaye değil, belki çok gayeleri, çok faideleri, çok hikmetleri takib ederek vücuda geliyor. Demek bir Rabb-ı Hakîm ve Kerim, o şeyleri yapıp gönderiyor. O faideleri onlara gaye-i vücud yapıyor. Meselâ, yağmur geliyor. Yağmuru zahiren intac eden esbab; hayvanatı düşünüp, onlara acıyıp merhamet etmekten ne kadar uzak olduğu malûmdur. Demek hayvanatı halkeden ve rızıklarını taahhüd eden bir Hâlık-ı Rahîm'in hikmetiyle imdada gönderiliyor. Hattâ yağmura "rahmet" deniliyor. Çünki çok âsâr-ı rahmet ve faideleri tazammun ettiğinden, güya yağmur şeklinde rahmet tecessüm etmiş, takattur etmiş, katre katre geliyor.
Hem bütün mahlukatın yüzüne tebessüm eden bütün zînetli nebatat ve hayvanattaki tezyinat ve gösterişler, bilbedahe perde-i gayb arkasında bu süslü ve güzel san'atlar ile kendini tanıttırmak ve sevdirmek ve bildirmek isteyen bir Zât-ı Zülcelal'in vücub-u vücuduna ve vahdetine delalet ederler. Demek eşyadaki süslü vaziyetler, gösterişli keyfiyetler; tanıttırmak ve sevdirmek sıfatlarına kat'iyyen delalet eder. Sevdirmek ve tanıttırmak sıfatları ise; bilbedahe Vedud, Maruf bir Sâni'-i Kadîr'in vücub-u vücuduna ve vahdetine şehadet eder.
....
Prof. Dr. Şener Dilek İnternet Sayfası ve Sosyal Medya Adresleri
www.senerdilek.com
www.senerdilek.com.tr
YouTube : / profdrŞenerdilek
Facebook : / profsenerdilek
İnstagram : / profsenerdileka
Twitter : / prfdrsenerdilek
►►► Sosyal medyada bizi takip edin.
╚► Risale-i Nur Dersleri
╚► / risaleinurdersleri
╚► Yeni videolarımızdan haberdar olmak için “ABONE OLUN” yazan butondan kanalımıza abone olmayı unutmayın.
╚► Videolarımızın daha fazla kişiye ulaşması için videoyu beğenip paylaşabilirsiniz.
#şenerdilek #risale #risaledersleri #sohbet #risaleinur