Hikmet 11 | Mansur Oldum İşte Ben! | Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevî
Aşk-ı Sıddıki
0:00 / 0:00
Hikmet 11 | Mansur Oldum İşte Ben! | Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevî
92 просмотра · 5 дней назад
Aşk-ı Sıddıki
30 подписчиков
92 просмотра · 5 дней назад
Hikmet - 11
Mansur Oldum İşte Ben!
1
Ey dostlarım! Temiz aşkı ele aldım,
Bu dünyayı düşman bildim, yürüdüm ben.
Yakam tutup, huzura sığındım geldim,
Bâb-ı Aşk’ta Mansûr gibi oldum ben.
2
Aşk yolunda âşık olan Mansûr geçti.
Bel bağlayıp, Hak işini sıkı tuttu.
Melametler, ihanetler çok işitti.
Ey Mü’minler! Mansûr oldum işte ben.
3
Söyleyince âşık Mansûr; “Ene’l-Hak!”
Geldi Cibril, o da dedi; “Ene’l-Hak!”
Ver başını, artık dünyayı bırak,
Asılmış cemâlin gördüm işte ben.
4
Mansûr geldi, eğildi dârağacı.
Kalp gözüyle bakan duymaz mı acı?
Nazar etti Mevlâ, nurdur ilacı,
Cemâline baktım, gördüm işte ben.
5
Dârağaca nidâ; “Çok sıkma!” diye,
“Sıkı dur, her yana bak, ağma” diye,
Taşa der; “Emrim tut, sen değme!” diye,
Levh-i Mahfuz kaydında gördüm işte ben.
6
Üç yüz molla geldi, yazdı çok haber,
Şeriattır, ben de yazsam bir haber,
Tarikatten, hakikatten ne haber?
Başım verip, Hak sırrını bildim ben.
7
“Ene’l-Hakk”ı, câhil bilmez ne demek?
Bu yollarda ilim ve mertlik gerek.
Akıllı kul Hak yanında “Yâr” demek,
Cândan geçip cânânı sevdim işte ben.
8
Îmâ ettim ârif olsun, ibret alsın,
İlm-i zâhiri söyledim, izi kalsın.
İnci cevher sözlerimi kalbe koysun,
Hâlden deyip uşşaka verdim işte ben.
9
Yazık Mansûr, horluk ile oldu fenâ.
Bir söz dedi, yârândan oldu cüdâ.
Kimse bilmez hâl-i kalbim, tek Hudâ,
Kanlar yutup, hem de şahit oldum ben.
10
Şah Mansûr’un “Ene’l-Hakk”ı yersiz değil,
Yolun bulan, bizim gibi mücrim değil.
Her nâ-ehil, bu yollarda ârif değil,
Haberdarım, Hak kokusun aldım ben.
11
Seher vakti garip Mansûr çok ağlar,
Nur gönderir Mevlâ bağrını dağlar.
Susayan gönlüne kırklar mey sunar,
Bilginlere bu sözleri dedim ben.
12
Sözüm câhillere değil, çünkü hikmet.
İnsanım der bel bağlar, nerde himmet?
Dünya için bir birine etmez şefkat,
Zâlimlere esir oldum, öldüm ben.
13
Zâlimlerde sayıca, bizde günâh çok.
Dervişler kötü huylu, geçer dua yok.
Bu sebepten Sultan’ın cefâsı çok.
Ayet, hadis ma’nâsını dedim ben.
14
Zâlim şayet cefâ etse, sen; “Allâh!” de.
Ellerin aç dua eyle, sabreyle.
Hak imdadın gelmez ise kork böyle!
Hak’tan duydum bu sözleri dedim ben.
15
“Zâlim zulm ederse, gel bana ağla,
Gözyaşın dök, kalbini bana bağla,
Harâm, şüphe terk edip, yürek dağla…”
Zâlimlere yüz bin bela verdim ben.
16
Zâlimlere dostluk nedir ki ben Yaradan?
Yaradan’ı akletmeden gâfil olup unutan,
Benden geçip, zâlimlerin elin tutan,
Zâlimlere kıymet verdim işte ben.
17
Sana cezâ; yalvarmadın Yaradan’a,
Gece kalkıp el açmadın Rahmân’a,
Hakk’ı dedim, kulak vermedin bana,
Zâlimlerin elini uzun kıldım ben.
18
Ey habersiz! Hakk’a gönül yöneltmedin!
Dünya harâm, ondan gönül soğutmadın.
Cândan geçip, Hakk’a doğru seğirtmedin,
Nefsim için şaşkın oldum işte ben.
19
Zâlimlerden şekvâ etme, zâlim özün,
Huyun riyâ, etki etmez halka sözün.
Dünya malın çokça verdim, doymaz gözün,
Harîsleri “Siccîn!” içre saldım ben!
20
Al dudaklar, kıpırdar söyler Nebi,
Cân ve kalbim, ümmetin göz rûşeni,
“Hakk’a kul, bana ümmet olan hani?”
Gerçek ümmet sinesine girdim ben.
21
Hoca Ahmed, Hak sözünü dedi, geçti.
Ayne’l-yakin, tarikatte ömrü geçti.
İlme’l-yakin, şeriatı bildi, geçti.
Hakka’l-yakin, hakikatı dedim ben.