تعليم القراءة في اللغة التركية ( حكاية قصيرة بعنوان الوعاء السحرية )
دليلك مع أدهم
0:00 / 0:00
تعليم القراءة في اللغة التركية ( حكاية قصيرة بعنوان الوعاء السحرية )
4 255 просмотров · 5 л. назад
دليلك مع أدهم
13,9 тыс. подписчиков
4 255 просмотров · 5 л. назад
تعلم القراءة في اللغة التركية ( حكاية قصيرة بعنوان الوعاء السحرية )
في هذا الدرس سنقوم بقرائة حكاية قصير في اللغة التركية ومن ثم سنقوم بترجمتها للغة العربية بهدف تعلم اللفظ الصحيح في اللغة التركية وتعلم القراءة بشكل جيد وحفظ أكبر كمية ممكنة من الكلمات الجديدة .
KELOĞLAN VE SİHİRLİ TAS كيل أوغلن والوعاء السحري
Bir varmış, bir yokmuş. Keloğlan adında yoksul bir çocuk varmış. Keloğlan’ın yaşlıca bir annesi varmış. Bir gün Keloğlan annesinden izin almış ve balık tutmaya gitmiş. Öğle vakti koskocaman bir balık tutmuş. Bu, çok güzel bir balıkmış. Keloğlan balığı temizlemiş ve bu sırada balığın karnında bir tas görmüş. Keloğlan tasa su doldurmuş ve balığı yıkamak istemiş. Suyu balığın üzerine dökmüş fakat tastan su değil sapsarı altınlar akmış. Keloğlan bu işe çok şaşırmış, “Bu tas galiba sihirli, hemen anacığıma haber vereyim.” demiş ve eve koşmuş. Tası annesine göstermiş. Sonra tasa defalarca su doldurmuş ve bu suyu boşaltmış. Böylece çok fazla altını olmuş. Keloğlan bir gün bu altınlarla koskocaman bir saray yapmış ve o günden sonra padişah gibi yaşamış. Keloğlan zengin olduktan sonra çok değişmiş. Keloğlan’ın bu durumu annesini çok üzmüş. Annesi oğluna çok nasihat etmiş fakat Keloğlan annesinin sözünü dinlememiş. Keloğlan bir gün daha çok altın için sihirli tasıyla ırmağın kenarına gelmiş. Irmaktan defalarca su almış ve çok fazla altını olmuş. Bu arada tas aniden suya düşmüş. Keloğlan tası yakalamak istemiş fakat o da suya düşmüş. Keloğlan zar zor yüzmüş ve kıyıya çıkmış. Fakat kıyıya gelmiş ama altınlar yokmuş. Çünkü hırsızlar Keloğlan’ın bütün altınını çalmış. Keloğlan çok üzülmüş çünkü hem sihirli tas hem de altınlar gitmiş. Keloğlan annesinin yanına dönmüş, çok ağlamış. Annesi, Keloğlan’a “Üzülme çünkü o tas aslında senin değildi, sen o tası buldun. Zaten zenginlik de seni çok değiştirdi. Sen o tası çok kolay elde ettin ve çok şımardın, değerini bilmedin. Belki artık yine eski Keloğlan olursun.” demiş. Keloğlan, annesine hak vermiş ve bir daha sihirli tasla ilgili hiçbir şey söylememiş.
Bir varmış, bir yokmuş.في يوم من الأيام
Keloğlan adında yoksul bir çocuk varmışكان يوجد طفل فقير يدعى كيل أوغلن
Keloğlan’ın yaşlıca bir annesi varmış كان لدى كيل أوغلن أم مسنة
Bir gün Keloğlan annesinden izin almış ve balık tutmaya gitmiş
في احدى الأيام طلب كيل أوغلن من أمه إذنا وذهب لصيد السمك
Öğle vakti koskocaman bir balık tutmuş . اصطاد سمكة كبيرة في الظهيرة
Bu, çok güzel bir balıkmış هذه سمكة جميلة جدا
Keloğlan balığı temizlemiş ve bu sırada balığın karnında bir tas görmüş
قام كيل أوغلن بتنظيف السمكة وعندها وجد وعاءً بداخل بطنها
Keloğlan tasa su doldurmuş ve balığı yıkamak istemiş
ملأ كل أغلن الوعاء بالماء وأراد أن يغسل السمكة
. Suyu balığın üzerine dökmüş fakat tastan su değil sapsarı altınlar akmış
سكب الماء على السمكة ولكن كان يتدفق الذهب من الوعاء وليس الماء .
. Keloğlan bu işe çok şaşırmış, “Bu tas galiba sihirli, hemen anacığıma haber vereyim.” demiş ve eve koşmuş
تفاجئ كل أوغلن وقال هذا وعاء سحري لأذهب وأخبر أمي و ركد للبيت مباشرة
Tası annesine göstermiş. Sonra tasa defalarca su doldurmuş ve bu suyu boşaltmış. Böylece çok fazla altını olmuş.
أظهر الوعاء لوالدته ومن ثم ملئ الوعاء لدفعات عديدة وفرّغ الماء منه وهكذا أصبح الكثير من الذهب .
. Keloğlan bir gün bu altınlarla koskocaman bir saray yapmış ve o günden sonra padişah gibi yaşamış.
وفي يوم من الأيام بنى كل أوغلن قصرا بهذا الذهب ومنذ ذلك اليوم عاش مثل السلطان
Keloğlan zengin olduktan sonra çok değişmiş. Keloğlan’ın bu durumu annesini çok üzmüş.
لقد تغير كل أوغلان كثيرا بعد ما أصبح غنياّ وهذا الوضع جعل والدته حزينتاً جدا
Annesi oğluna çok nasihat etmiş fakat Keloğlan annesinin sözünü dinlememiş.
نصحته والدته كثرا ولكن كل أوغلن لم يستمع لنصيحة والدته
Keloğlan bir gün daha çok altın için sihirli tasıyla ırmağın kenarına gelmiş. Irmaktan defalarca su almış ve çok fazla altını olmuş.
ذهب كل أوغلن في يوم من الأيام للنهر مع وعائه السحري للحصول على المزيد من الذهب وقام بملئ الوعاء وحصل على الكثير من الذهب .
Bu arada tas aniden suya düşmüş. Keloğlan tası yakalamak istemiş fakat o da suya düşmüş
في ذلك الأثناء سقط الوعاء في النهر وأراد كل أوغلان الإمساك به وسقط هوا أيضا .
Keloğlan zar zor yüzmüş ve kıyıya çıkmış. Fakat kıyıya gelmiş ama altınlar yokmuş. Çünkü hırsızlar Keloğlan’ın bütün altınını çalmış
سبح كل أوغلان بصعوبة للخارج ولكن لم يجد الذهب لأن اللصوص قد سرقوا جميع الذهب
Keloğlan çok üzülmüş çünkü hem sihirli tas hem de altınlar gitmiş.
لقد حزن كل اوغلن كثيرا لأنه فقد الذهب والوعاء الذهبي
Keloğlan annesinin yanına dönmüş, çok ağlamış. Annesi, Keloğlan’a “Üzülme çünkü o tas aslında senin değildi, sen o tası buldun
عاد كل أوغلن لأمه وبكى كثيرا قالت له أمه لا تحزن لأن هذا الوعاء ليس وعائك وقد وجدته
Zaten zenginlik de seni çok değiştirdi. Sen o tası çok kolay elde ettin ve çok şımardın, değerini bilmedin.
لقد أفسدتك الثروة كثيرا لقد حصلت عليها بسهولة ولم تعرف قيمتها
#دليلك_مع_أدهم #حملة_توصيل_القناة_إلى_100_ألف_مشترك