Перейти к содержимому

Gazinoların Efsane Assolistlerinin Dramatik ve İbretlik Sonları | O Duruma Nasıl Düştüler? #yeşilçam

MegaStory

0:00 / 0:00

Gazinoların Efsane Assolistlerinin Dramatik ve İbretlik Sonları | O Duruma Nasıl Düştüler? #yeşilçam

15 713 просмотров · 20 часов назад
MegaStory
23,2 тыс. подписчиков
15 713 просмотров · 20 часов назад
Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın:    / @megastory42   #galatasaray #spor #yeşilçam #gazino #gazinosanatçıları #türkiye #behiyeaksoy #zekimüren #Yeşilçam #TürkSanatMüziği #Nostalji #Biyografi #Belgesel #Şöhret #LeylaSayar #BehiyeAksoy #SerpilÖrümcer #DevranÇağlar #AylaDikmen #GönülAkkor #AyşeMine #MüzikTarihi #EskiÜnlüler #TürkMüziği Bir zamanlar Türkiye’de gece hayatının kalbi gazinolarda atıyordu. Neon tabelaların altında isimleri dev harflerle yazılan assolistler vardı. Bir sanatçının hangi gazinoda sahne alacağı haftalar öncesinden konuşulur, kostümü haber olur, aldığı ücret tartışılır, özel hayatındaki en küçük gelişme gazetelerin manşetlerine taşınırdı. Gönül Akkor, Zeki Müren, Muazzez Abacı ve daha niceleri… Bazılarının adı yıllar geçmesine rağmen unutulmadı. Bazılarıysa alkışların kesilmesiyle birlikte bambaşka hayatların içine düştü. Bir dönem en pahalı masaların önünde şarkı söyleyenlerin arasında yıllar sonra maddi sıkıntı yaşayanlar, yalnız kalanlar, hastalıklarla mücadele edenler ve sahne dünyasından tamamen kopanlar oldu. Şöhret onlara büyük bir hayat sunmuştu. Ama hiçbirine geleceğin garantisini vermemişti. İşte bu hikâye, ışıklar söndükten sonra geride kalanların hikâyesi. LEYLA SAYAR: YEŞİLÇAM’IN GÖZDE YILDIZINDAN YALNIZ BİR HAYATA Leyla Sayar’ın hayatı, şöhretin ne kadar hızlı yön değiştirebildiğini gösteren en çarpıcı örneklerden biriydi. 1950 yılında Caddebostan Plaj Güzeli seçildi. Ardından 1957’de Yıldız dergisinin düzenlediği yarışmada aldığı dereceyle dikkatleri üzerine çekti. Kısa sürede dönemin en dikkat çekici kadın yıldızlarından biri haline geldi. Sinema, güzellik yarışmaları ve dans derken şöhret kapıları ardına kadar açılmıştı. 1974 yılında Erdal Kasidecioğlu ile evlendi, ancak bu evlilik yaklaşık bir yıl sürdü. Daha sonraki yıllarda dans etmeye devam etti. Muzaffer Tema ile yaşadığı ilişki de magazin dünyasında konuşuldu. Transkriptte aktarıldığına göre, Leyla Sayar’ın dans etmeyi sürdürmek istemesi ilişkilerindeki önemli anlaşmazlıklardan biriydi. 1980’de ise hayatında çok daha ürkütücü bir olay yaşandı. Şarkıcı Rüçhan Çamay ile birlikte fidye amacıyla kaçırıldıkları aktarılıyordu. Bu yıllardan sonra hem dans etti hem de gazinolarda şarkı söyledi. Fakat ilerleyen dönemde eski hayatından tamamen uzaklaştı. Tesettüre girdi ve kendisini dine verdi. Hakkında zaman zaman evinde çeşitli dini ritüeller veya büyü yaptığı yönünde söylentiler çıktı. Leyla Sayar ise yaşadığını söylediği bazı manevi deneyimleri kendi ifadeleriyle anlatıyor, peygamberleri gördüğünü ve onlarla iletişim kurduğuna inandığını söylüyordu. Ancak şöhret yıllarındaki gösterişli hayattan geriye neredeyse hiçbir şey kalmamıştı. Yaşadığı evin oldukça kötü koşullarda olduğu, mutfağının ve banyosunun dahi bulunmadığı anlatılıyordu. Koltuğu olmadığını, yerde bir battaniyenin üzerinde uyuduğunu bizzat kendisi söylemişti. Bir dönem beş katının bulunduğunu, ancak bunları fakirlere verdiğini anlatıyordu. Ona göre bütün bunlar bir kayıp değildi. Çünkü hayatının anlamını artık başka bir yerde bulduğuna inanıyordu. Sağlık sorunları ise giderek ağırlaştı. Karnındaki şişlik ve ağrılarla mücadele ettiği, rahim kanserine yakalandığı ancak tedavi görmek istemediği aktarılıyor. Leyla Sayar 22 Temmuz 2016’da 77 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi ertesi gün sessiz bir törenle toprağa verildi. Son isteği annesi Zehra Sayar’ın üzerine gömülmekti. Bu isteği yerine getirildi. Bir dönem milyonların tanıdığı bir yıldızın hikâyesi böylece gösterişli salonlarda değil, son derece sade bir vedayla sona erdi. ________________________________________ BEHİYE AKSOY: PLAJİN TAÇLI ASSOLİSTİN SON YILLARI Behiye Aksoy denildiğinde, Türk gazino tarihinin en büyük isimlerinden biri akla geliyordu. Maksim Gazinosu’nun ilk kadın assolistlerinden biri olmuş, Zeki Müren’le rekabet edecek kadar büyük bir yıldız haline gelmişti. Plakları yüksek satış rakamlarına ulaştı. Saçlarının platin rengi nedeniyle kendisine “Platin Taçlı Assolist” denildi. Ancak onu yıllarca magazin gündeminde tutan yalnızca müziği değildi. Gazinocular Kralı Fahrettin Aslan’la ilişkisi de dönemin en çok konuşulan olaylarından biri oldu. Fahrettin Aslan’ın oğlunun yıllar sonra bir gazeteye yaptığı açıklamalara göre, ilişkileri her iki tarafın özel hayatında da ciddi krizlere yol açmıştı. Aynı açıklamalarda ikilinin uzun süre nikâhsız birlikte yaşadığı, Behiye Aksoy’un başka biriyle kısa süreli evlilik yaptığı ve daha sonra Fahrettin Aslan’la nikâh masasına oturduğu öne sürülüyordu. Yine aynı aile anlatımında, bu evliliğin çok kısa bir süre sonra sıra dışı biçimde sona erdirildiği iddia edilmişti. Bunlar yıllarca magazin basınının üzerinde durduğu sansasyonel başlıklardı. Ancak Behiye Aksoy’un asıl ağır dönemi şöhret yılları geride kaldıktan sonra başladı. 1990’lardan itibaren ekonomik sıkıntılar yaşadığı anlatıldı. 2000’li yıllarda adına bir gece düzenlendiğinde Behiye Aksoy törene katılamadı. #kimdir #haber #sondakika