Bayılacaksınız. Hasan boğuldu göleti ve Sütüven şelalesi hüzünlü hikayesi açıklamada.
instaege
0:00 / 0:00
Bayılacaksınız. Hasan boğuldu göleti ve Sütüven şelalesi hüzünlü hikayesi açıklamada.
312 просмотров · 1 г. назад
instaege
6,86 тыс. подписчиков
312 просмотров · 1 г. назад
Hasan Boğuldu Hikayesi
(Edremit, Kaz Dağları - mitolojik ve hüzünlü bir aşk hikayesi)
Kaz Dağları'nın eteklerinde, Edremit’in Zeytinli Köyü’ne yakın yemyeşil bir vadide geçen, hem doğanın hem de aşkın izlerini taşıyan hüzünlü bir efsane bu: Hasan Boğuldu
Hikayenin Özeti;
Eskiden bu bölgede yaşayan güzel mi güzel bir kız varmış, adı **Emine**. Türkmen obasında yetişmiş, cesur, çalışkan ve köyün gözdesi bir genç kızmış. Günlerden bir gün köye alışveriş yapmak için gelen yakışıklı bir delikanlıya gönlünü kaptırmış. O delikanlının adı ise **Hasan**’mış. Hasan ovalıymış; köylü gibi dağlara, ormanlara alışkın değilmiş ama Emine’ye büyük bir aşk beslemiş.
Emine’nin ailesi, bu aşkı duyunca "Bir Türkmen kızı, kolay kolay teslim olmaz. Yiğitlik ister, güç ister. Hasan da bizim gibi güçlü mü bakalım?" demişler. Bu yüzden Hasan’a bir sınav koymuşlar: *Dağın tepesinden sırtında bir çuval tuzla dereye kadar inmesi gerekiyormuş.* Çok zor bir yolmuş bu.
Hasan, aşkı uğruna bu zorlu görevi kabul etmiş. Dağın dik yamaçlarından, sırtında ağır tuz çuvalıyla inmeye başlamış. Terlemiş, yorulmuş, ciğerleri yanmış ama vazgeçmemiş. Ne var ki, yolun sonunda artık gücü tükenmiş, terle karışan tuz vücudunu yakmış, ayakları tökezlemiş... Ve *Hasan, Zeytinli Deresi’nin sularına düşerek boğulmuş.*
Emine, sevdiğinin öldüğünü görünce oracıkta yıkılmış. Büyük bir pişmanlık, acı ve özlemle dağlara vurmuş kendini. Derler ki, *Emine o gün saçlarını kesip çam dallarına asmış, sonra da gözden kaybolmuş.* Ne gören olmuş bir daha, ne de duyan...
Bugün:
Hasan'ın boğulduğu derenin bulunduğu yere *“Hasan Boğuldu Göleti”**, Emine'nin gözyaşlarıyla oluştuğuna inanılan şelaleye ise **“Sütüven Şelalesi”* adı verilmiş.
Bölge bugün hâlâ yeşillikler içinde, serin sularıyla insanın ruhunu dinlendiren bir yer. Ama doğanın o huzurlu sesi arasında, sanki hâlâ Emine’nin içli ağıtları yankılanıyor gibi...