Rachmaninoff: Isle of the Dead, Op. 29 - Ölüler Adası - İZMİR DEVLET SENFONİ ORKESTRASI
HAKKI DEMİROK
0:00 / 0:00
Rachmaninoff: Isle of the Dead, Op. 29 - Ölüler Adası - İZMİR DEVLET SENFONİ ORKESTRASI
708 просмотров · 3 года назад
HAKKI DEMİROK
8,8 тыс. подписчиков
708 просмотров · 3 года назад
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası'nın, Şef Can OKAN yönetiminde, 20 Ocak 203 tarihinde, "İSMET İNÖNÜ'YÜ ANMA HAFTASI" kapsamında, İZMİR GÜZELYALI ASS Sanat Merkezi'nde, düzenlediği konserden.
Baş Kemancı:Sema KORKUT
"Ölüler Adası"
Beste:Sergei RAHMANINOV(01 Nisan 1873 - 28 Mart 1943 )
------------------------------
Esere ismini veren ÖLÜLER ADASI adlı tablo hakkında.
İsviçreli sembolist ressam Arnold Böcklin tarafından 19. yüzyıl sonlarında çizilen tablodur. Tablodan yapılmış basımlar 20. yüzyıl başlarında Orta Avrupa'da çok popüler olmuştu ve Vladimir Nabokov'a göre "Berlin'deki tüm evlerde bulunmaktaydı". Böcklin 1880 ile 1886 yılları arasında tablonun beş farklı versiyonunu çizdi. Birçok esere ilham kaynağı olan tablonun en bilinen etkisi, RAHMANINOV 'un 1907 tarihli ve aynı isimli senfonik şiirinde görülür.
Tanım ve anlam
Ölüler Adası'nın tüm sürümlerinde, koyu renkli denizin ortasında terk edilmiş kayalık bir adacık görülür. Adanın sahili bir duvarla denizden ayrılmıştır ve duvarda denize inen basamaklara doğru yaklaşan bir kayık vardır. Kayıkçı kayığa kıç kısmından yön vermektedir. Pruvada ise, eşinin çiçeklerle süslenmiş tabutu arkasında dimdik dikilmekte olan, tamamen beyazlar giymiş bir kadın bulunmaktadır. Küçük adanın orta bölümü, yoğun ve oldukça uzun servilerle kaplanmıştır. Geleneksel olarak mezarlıklarla ve yas tutmayla ilişkilendirilen bu ağaçların kapladığı alanın etrafı, sarp ve dik uçurumlar oluşturan kayalarla çevrilidir. Kayaların üzerindeki mezar girişi veya penceresi şeklindeki yapılar da resimdeki cenaze temasını güçlendirir. Resim genel olarak, umutsuz bir terk edilmişlik ve gergin bir bekleyiş görüntüsü oluşturur.
Böcklin tablo için bir mektubunda "bir rüya resmi: öyle bir durgunluk hissi yaratmalı ki, resme bakmakta olan kişi kapı çalındığında bile irkilmeli"dedi. Ölüler Adası ismi ressamın ilk resmi sipariş eden kişiye yazdığı 1880 tarihli mektupta geçen bir ifadeden kaynaklanıyordu. Resmi çoğu kişi gördüğünde, kürekçiyi Yunan mitolojisinde ruhları yeraltına götüren kayıkçı Kharoon olarak yorumladı. Bu durumda adanın etrafındaki su kütlesi Stiks ya da Acheron nehirlerinden biri olacaktı. Beyazlar giymiş kadın ise yeni ölmüş birinin, ölümden sonraki yaşamını geçireceği yere gitmekte olan ruhuydu.
SERGEY RAHMANINOV kimdir?
(1 Nisan 1873 - 28 Mart 1943 )
20. yüzyılın en iyi besteci ve piyanistlerinden biri olan Sergei Rachmaninoff, 1 Nisan 1873'te Rusya Novgorod yakınlarındaki Oneg'de doğdu. Zengin ve aristokrat bir ailenin 5. çocuğuydu. Babası ordudan emekliydi, annesi ise bir general kızıydı ve müzikle uğraşıyordu.
Bunun üzerine Moskova'da disiplinli ve sert bir öğretmen olan Nikolai Zverev'in evine yerleştirildi ve konservatuar eğitimini buradan sürdürerek diğer öğrencilerle eğitim görmeye başladı. Çaykovski'yle tanışması ve ondan öğrendikleriyle ufkunu genişletmesi de burda olmuştu.
Konservatuvardan birincilikle mezun oldu. Daha sonra 1895-1896'da Re Minor 1. Senfoni'yi yazdı, önemli eserlerinden biriydi fakat ilk seslendirilmelerinin ardından eleştirmenler tarafından hiç beğenilmedi, ağır eleştirilere maruz kaldı.
Eleştirmenlerin tepkisi üzerine Rachmaninoff bunalıma girdi, besteciliğe olan yeteneğini sorgulamaya başladı ve 2 yıl boyunca beste yapmayı bırakıp piyanistliğe yöneldi. Daha sonra içinde bulunduğu bunalımdan kurtulmak için Dr. Nikolai Dahl'dan 3 ay terapi gördü ve hipnoz seanslarına katıldı. Seanslarda doktor tarafından sık sık "2. konçertonu besteleyeceksin ve çok güzel olacak" şeklinde telkinler aldığı söylenir. Moskova Filarmonisi'nin konserinde çalma fırsatı buldu ve dünyaca takdir edilen bir besteci-yorumcu olma yolunda en büyük kapısı açılmış oldu.
Duygu yüklü ve etkileyen müziğiyle Rus Romantizmi'nin simgesi haline geldi. Ancak siyasi koşulların beste yaparken ki özgür ortamını etkilemesi üzerine 1906'da Dresden'e gitti. Burada da senfoniler ve 3. Piyano Konçertosu'nu besteledi ancak 1910'da tekrar Rusya'ya dönmeyi tercih etti.
1917 Bolşevik İhtilali'nden sonra müziğinin "burjuva tarzı" olarak nitelendirilip aşağılanması üzerine ailesini de yanına alarak dönmemek üzere yurdundan ayrıldı. ABD vatandaşı olarak yaşamına devam etti. 2. Dünya Savaşı sırasında kansere yakalandı ama beste yapmaya ve orkestra yönetmeye devam etti. 28 Mart 1943'te ise hayatını kaybetti.
Kendini şu sözlerle anlatmıştı:
"Bestelerimde orijinal olmak, romantik olmak, nasyonalist olmak ya da herhangi bir şey olmak için bilinçli hiçbir çaba yoktur. İçimde duyduğum müziği olabildiğince doğal bir şekilde kağıda yazarım. Müziğimi yaparken yapmaya çalıştığım şey, besteyi yaparken kalbimden geçen şeyi basit ve doğrudan anlatmaktır."
kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96l...
kaynak:https://wannart.com/icerik/1094-eserl...
--
Kamera çekimi & video düzenleme:Hakkı DEMİROK