Перейти к содержимому

Eski Defterler - Türkiye'nin İran'dan kurtardığı Japonlar 1985

Mehmet Nilüfer

0:00 / 0:00

Eski Defterler - Türkiye'nin İran'dan kurtardığı Japonlar 1985

4 419 просмотров · 2 года назад
Mehmet Nilüfer
333 подписчика
4 419 просмотров · 2 года назад
Bir ülkenin, savaş çıkmış başka bir ülkeden kendi vatandaşlarını kurtarması başarıdır. Peki bir ülkenin, savaş yaşanan ülkeden, başka bir ülkenin vatandaşlarını kurtarması nedir? kahramanlık diyorsanız eğer, size bir kahramanlık hikayesi anlatalım Tarih 18 mart 1985'ti. Irak devlet başkanı Saddam Hüseyin, yaklaşık beş yıldır savaşta olduğu İran'a en büyük hava saldırısını yapacağını açıkladı. Saddam, hedef belirlerken sivil-asker ayrımı yapmayacağını duyurunca iran'daki tüm yabancılar can korkusuyla harekete geçti. Sadece bir gün süreleri vardı. Peki saddam hüseyin neden bu kadar sertti? cevabı beş yıl öncesinde gizli… iran'daki devrim süreci 1979 şubatında tamamlandı, humeyni fransa'dan döndü ve iranın yeni lideri oldu Irak devletinin başındaki saddam hüseyin'le araları hiç iyi olmadı. 1980'in ilk günlerinde başlayan gerilim ve çatışmalar, eylül ayında savaşa dönüştü. Irak "amacımız humeyni'yi devirmek" dedi Irak askerleri iran'a girdi. Epey de ilerledi. İran dienişe geçti. Abd ve sovyetler birliği tarafsız kalacaklarını açıklasa da moskova iran'a, washington ırak'a üstü kapalı destek verdi. Fransa, ingiltere ve suudi arabistan açıkça ırak'ın yanında yer aldı. Libya, suriye, küba ve israil de iran'ın… Toplamda 8 yıl sürecek savaşta bir milyona yakın insan öldü. İki ülkenin zararı 150 milyar doları bulacaktı. Sadece bir bataklık bölgesinde iki bin askeri öldürülünce saddam, işte o sivil ayrımı olmayan hava saldırısı kararını almıştı Türkiye'nin tahran büyükelçiliği sayım yaptı. İran'dan dönmek isteyen türklerin sayısı 250'ye yakındı. Başbakan turgut özal'dan türk hava yollarının bir yolcu uçağı göndermesi için izin alındı O sıralarda japonya'da da telefon trafiği vardı. Çoğu iran'daki japon şirketlerinin çalışanları olan 215 japon, tahran'da toplanmıştı. Ancak japonya dışişleri yetkilileri uçak krizi yaşıyordu. Tokyo ile tahran arasındaki mesafe 7.650 kilometreydi. O dönemin teknolojik şartlarında bir günde bu uçuşun yapılıp yapılamayacağı meçhuldü. Ancak daha da önemlisi japonya'ya ait hava yolları şirketleri iran ve ırak'tan herhangi bir garanti alamadıkları için tahran'a uçmayı reddetmişlerdi. Japonya dışişleri çaresizlik içindeydi. Akıllarına, özal'ın başbakanlığı sonrası türkiye'ye yatırımlar yapan bir japon şirketinin türkiye temsilcisi takaşi morinaga geldi Morinaga'nın başbakan özal'la yakın diyaloğu vardı. Özal morinaga'nın telefonuna cevap verdi, "elimden geleni yapacağım" dedi. Biraz önce türkler için tahran uçağı iznini alan bürokratlar özal'ın odasına bir kez daha girdi. "efendim, tahran'da 215 japon varmış. Aralarında çocuklar da var. Japonya saddam'dan uçuş garantisi alamamış. Bu şartlarda vatandaşlarının öleceğinden eminler. Bir uçak da onlar için göndermemizi rica ediyorlar" Turgut özal çok az düşündü. Önemli bir görüşme için suudi arabistan'a gitmek üzerydi. "bir uçak da onlar için yollayın. Ama sadece gönüllü olan personel gitsin. Hostesler de dahil" dedi. Zira iran savaş alanıydı. Sivil uçakların henüz bir günü daha vardı ama saddam'ın sağı-solu belli olmazdı. Ayrıca bu uçuş, başka bir millet için yapılacaktı. Özal ekledi, "uçağın tekerleri türkiye'ye değdiğinde de bana bildirin" Başkent tahran'daki mehrabad havalimanı'na iniş görevi kaptan pilot orhan suyolcu'ya sunuldu. Duygusal bir insandı suyolcu, tereddüt etmedi. "kim bilir kaç ailenin tamamlanması, bu yolculuğa bağlı" dedi Eski bir asker olan suyolcu, 31 yaşındayken helga isimli alman bir kadına aşık olmuş, onunla evlenince de usul gereği 1957 yılında türk hava kuvvetleri'nden istifa etmişti. Türkiye'nin japonlar için iran'a özel sefer düzenleyeceği bilgisi, tahran ve tokya'ya ulaştığında binlerce kilometrekarelik bir kurtarma operasyonunun düğmesine basıldı aslında. İzmir isimli thy uçağı mehrabad'a indiğinde ölüme geri sayım yapan 215 japon koşarak uçağa bindi. Yerlerine oturduklarında korkuları artık sevince dönüşmüştü Saddam'ın tahran'daki sivil uçakları vurmasına sayılı saatler kala havalanan uçak, türk hava sahasına girdiğinde kaptan pilot orhan suyolcu'nun nazik sesi duyuldu: "türkiye'ye hoşgeldiniz, artık güvendesiniz" 215 japon yolcuyla ankara esenboğa havalimanı'na inen izmir, isimli uçak 43 yolcuyu burada indirdikten sonra istanbul yeşilköy havalimanı'na ulaşarak görevini başarıyla tamamladı. Kimileri "yüzyılın kurtarma operasyonu" dedi, kimileri "muhteşem iyilik" ancak japonlara göre bu bir "soylu kahramanlık"tı. Japon gazeteleri günlerce bu iyiliği anlattı okurlarına. Uçuşta görev alan tüm ekip, dostluk ve cesaretin anısına japon imparatoru'nun devlet nişanı ile ödüllendirildi. Japonların kurtarıldığı, o esnada mekke'de umre yapan başbakan turgut özal'ın kulağına fısıldandı. Sadece tebessüm etti özal, ama çok rahatlamıştı. Saddam ise dediğini yapmış, hedef gözetmeksizin tahran'ı vurmuş, başkentin çevresindeki koruyucu füzelerin imha edemediği bazı bombalar çok sayıda sivili öldürmüştü