Şato - Franz Kafka // konuk Altay Öktem // Deniz Yüce Başarır ile Ben Okurum
Deniz Yüce Başarır
0:00 / 0:00
Şato - Franz Kafka // konuk Altay Öktem // Deniz Yüce Başarır ile Ben Okurum
1 720 просмотров · 1 год назад
Deniz Yüce Başarır
26,3 тыс. подписчиков
1 720 просмотров · 1 год назад
Bir gün köye bir adam gelir ve olaylar gelişir. Eh klasik bir giriş değil mi? Ama her klasik başlangıç klasik gelişmeye evrilmiyor, klasik bir şekilde de sonuçlanmıyor. Giriş, gelişme, sonuç teorisi her zaman tutmuyor. İşte açılışta ilk bölümünün ilk satırlarını okuduğum roman da dünya edebiyatının modern klasikleri arasında gösterilmesine rağmen kuralların dışına taşan, klasik kelimesinin edebiyattaki sınırlarını aşan bir eser. Hele yazıldığı zamanı ve yazarını düşünürsek…!
Evet efendim, Ben Okurum’un bu bölümünde dünya edebiyatının en gizemli kişiliklerinden biri Franz Kafka ve onun bitmemiş ama edebiyatseverleri yine de kendine bağlamayı başarmış eserlerinden biri var: Şato.
• Ben Okurum
Akşam ulaştığı o köye kadastrocu olarak atandığını söyleyen K.’nın, köyün tepesinde yükselen gizemli Şato’ya bir türlü ulaşamadığı, misafire hiç de alışkın olmayan köylülerden ve memurlardan pek de izzet ikram görmediği, bürokrasinin dehlizlerinde geçen, sürekli yön değiştiren, insanın kafasını karıştıran, kahramanlarını da okurunu da bir labirente hapseden bu roman 20. Yüzyılda Avrupa’da modernleşmenin getirdiği çarpık düzenden söz etmektedir. Görev ile yaşamın sürekli yer değiştirdiği, ikisinin de tam yaşanamadığı bir ortamdır tasvir edilen. Gizemli bir şato, bir kont, tuhaf köylüler, gece gelen bir konuk… Bir vampir hikayesi dinleyecekmişiz gibi başlıyor aslında değil mi? Ama değil işte. Hoş kabul etmek gerekir ki, insanın kalbine bir taş gibi oturan sıkıntı ve gerilim hissi de hiç bırakmıyor yakamızı. Dedim size, klasik tanımının dışında bir eserle karşı karşıyayız. Sürekli sağ gösterip sol vuruyor bizim Kafka. Modern bir kahramanın başrolünü oynadığı bir köy romanı da diyebilirsiniz ona. Köye gölgesi vuran o gizemli şato aklınıza geldiğinde bir gotik romans mı bekliyor acaba bizi diye düşünebilirsiniz de. Toplumsal taşlamanın ince mizahını hissettikçe fikriniz değişebilir ama. Acaba mitlerden esinlenmiş olabilir mi diye sorular da üşüşebilir kafanıza. Metinler arası göndermeleri sezinlersiniz belli belirsiz. Gerçekçi midir gerçeküstü mü? Otobiyografik özellikler de taşır belki bazı bölümlerde. Kafka okurunu hep gergin tuttuğu bir iple türler ve düşünceler arasında çekiştiriyor sağa sola. Ve bunu zamanının bayağı ilerisinde bir biçim ve ritimle yapıyor. Üstelik galiba sadece kendi çağı değil ötesine geçtiği. Bugünün okuru için bile bayağı kafa karıştırıcı bir yazar o.
Aldım sazı elime, çalıp da duruyom yine. Hani nerde konuğun desenize! Kızmayın canım burada, hattın diğer ucunda. Tam bir Kafka hayranı üstelik. Şair, yazar ve tıp doktoru Altay Öktem’den söz ediyorum. Eh başlayalım mı sohbete?! En sevdiğim şey, fanatik hayranlarla konuşmaktır. Hele o fanatik hayranlar da iyi yazarlarsa, değmeyin keyfime. Buyruuun, sizi de ortak edeyim bu zevke.
#denizyücebaşarır #podcast #benokurum #şato #kafka #altayöktem