Перейти к содержимому

Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi

Gezginim

0:00 / 0:00

Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi

85 просмотров · 2 недели назад
Gezginim
743 подписчика
85 просмотров · 2 недели назад
Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi Kayseri ve Kahramanmaraş'tan sonra gezimizdeki 3. şehrimiz olan Gaziantep'e sabah saatlerinde vardık. İlk ziyaret ettiğimiz yer yol üzerindeki ünlü Zeugma Mozaik Müzesi oldu.. Kısaca bilgi vermek gerekirse; Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, sanat tarihçileri ve arkeologlar kadar tarihe ve kültüre meraklı her yaştan ziyaretçi için çok önemli ve gözde bir müzedir. Müze, Türkiye’yi ziyaret etmek için tek başına sebep oluşturabilecek bir sanatsal zenginliğe ve çeşitliliğe sahiptir. Gerek bina büyüklüğü gerekse sergilenen mozaiklerin kapladığı alan bakımından, dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olarak bilinmektedir. Müzede sergilenen mozaiklerin üstün bir sanat zevkini yansıtması, Geç Antik Dönem kiliseleri ile Erken Süryani ve Hristiyan ikonografisine ait örnekleri barındırması müzeyi daha da çekici hale getirmektedir. Çağımızın en önemli arkeolojik keşiflerinden olan Zeugma Antik Kenti’nden çıkartılan, toplamda 2 bin 500 metrekarelik bir alan kaplayan ve bu dönemde sanatın ulaştığı zirve noktasının örneklerini meydana getiren mozaiklerin haricinde, yine Roma Dönemi’ne ait heykeller, sütunlar ve çeşmeleri de müzede görmek mümkündür. Örneğin Savaş Tanrısı Ares’in bronz heykeli, mozaikler dışında ziyaretçilerin müzede en fazla ilgisini çeken eserler arasında yer almaktadır. Zeugma Ne Demektir? Dicle ile birlikte, uygarlığın beşiği olarak adlandırılan Mezopotamya’nın sınırını meydana getiren Fırat Nehri, binlerce yıl boyunca bu bölgeye bereket getirmiştir. 2300 yıl önce tüm dünyayı ele geçirme hedefiyle Anadolu topraklarından geçen Büyük İskender’in komutanlarından Selevkos Nikator da yerleşimini kurmak için bereketli Fırat kıyılarını seçmiş ve kente bu nehir ile kendi ismini birleştiren bir ad vermeyi uygun görmüştür. Selevkos Euphrathes olarak anılan bölge, MÖ 64 yılında Roma hâkimiyetine geçtiğinde ise ismi “köprü başı” anlamına gelen “Zeugma” olarak değiştirilmiştir. Yollar kadar medeniyetler ve kültürler arasında da bir geçiş noktasında kalması ve bu özelliğini yüzyıllarca devam ettirmesi isminin ne kadar yerinde olduğunu göstermektedir. Bu avantajını Sasaniler tarafından yok edilene kadar sürdüren Zeugma, Kommagene Krallığı’nın en büyük dört kentinden biri olma unvanını elde edecek zenginliğe ulaşmayı da başarmıştır. Mozaiklerin en görkemlilerinin keşfedildiği ve müzenin giriş katında tekrar hayat bulmuş biçimde ziyaretçilerini bekleyen Poseidon ve Euphrates villalarının tüm duvarları ve hatta tabanlarının dahi mozaik ve fresklerle süslenmiş olması kentin zenginliğinin kanıtlarıdır. Zeugma Mozaik Müzesi'nin Öne Çıkan Eserleri "Çingene Kızı" (MS 2.-3. Yüzyıllar) Müzede yer alan mozaik panoların tamamı çok büyük ustalık eseridir. Bazılarının tam 500 bin parçadan meydana getirilmiş olması yanında figürlerin gerçekçilikleri ve canlılıkları da hayranlık uyandırmaktadır. Ancak müzenin en önemli eseri bu çok büyük boyutlu panolar değil, diğerlerine göre oldukça küçük bir parça halinde keşfedilmiş olan MS 2'nci yüzyıl tarihli Maenad ya da daha bilinir adıyla Çingene Kızı Mozaiği'dir. Mozaikte Çingene kızının bakışlarını etkin kılmak için özel bir teknik kullanılmıştır. Yüzündeki sevinç ve hüznü aynı anda yansıtması da portre sanatında ulaşılan noktayı göstermektedir. Eser, Helenistik Dönem resim sanatında “üç çeyrek bakış” olarak ifade edilen teknikle yapılmıştır. Bu teknik, resim sanatında büyük sanatçılar tarafından da kullanılmıştır. Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa resmi, bu teknikte yapılan eserlere bir örnektir. Bu özellikleri nedeni ile eser, Zeugma ve Gaziantep’in sembolü hâline gelmiştir. ABD Bowling Green State Üniversitesi'nde olduğu tespit edilen kayıp on iki parçanın Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın girişimleri ile alınarak müzeye getirilmesi ile Çingene Kızı Mozaiği'nin bir bölümü daha Zeugma Mozaik Müzesi'nde ziyarete açılmıştır. Kaynak: Kültür Portalı Web Sitesi