Перейти к содержимому

Garib Bülbül | Niyâzî-i Mısrî

Echoes of Mystic

0:00 / 0:00

Garib Bülbül | Niyâzî-i Mısrî

942 просмотра · 2 дня назад
Echoes of Mystic
382 подписчика
942 просмотра · 2 дня назад
Selamlar; Niyâzî-i Mısrî’nin, garip bir bülbülün feryadı üzerinden hasreti, aşkı ve sevgiliye duyulan derin özlemi anlattığı bu güzel şiirini sizler için besteleyip seslendirdik. Şiirde bülbül; yurdundan uzak kalmış, gönlü bir başka diyarda olan âşığın hâline bürünür. Gül, nigâr ve gül diyârı ise onun kavuşmayı arzuladığı sevgiliyi hatırlatır. “Garib bülbül söyle yurdun nerdedir” diye başlayan bu sesleniş, ilerledikçe yalnızlığın ve ayrılığın içli bir sorgusuna dönüşür. Beğendiyseniz videoyu beğenerek, düşüncelerinizi yorumlarda paylaşarak ve Sufizade kanalına abone olarak tasavvufi eserlerin çoğalması adına bizlere destek olabilirsiniz. Garib bülbül söyle yurdun nerdedir (Ey garip bülbül, söyle; senin asıl yurdun nerededir?) Bir nişan ver gül diyârın nerdedir (Bir işaret ver; özlemini çektiğin o gül diyarı nerededir?) Kimseyi bu ilde dost edinmedin (Bu diyarda hiç kimseyi kendine gerçek bir dost edinmedin.) Var elbette bir nigârın nerdedir (Belli ki gönlünü verdiğin bir sevgilin var; söyle, o nerededir?) Her gün biraz daha çoğaldı sesin (Her geçen gün feryadın biraz daha arttı.) İnleyip ağlamak oldu âdetin (İnlemek ve ağlamak artık senin alışkanlığın oldu.) Aşk yolunda kimdi senin rehberin (Seni aşk yoluna düşüren, bu yolda sana rehberlik eden kimdi?) Hani sabrın o karârın nerdedir (Hani o sabrın, hani gönlündeki eski huzur ve metanet; şimdi nerededir?) Yoldaşın yok hasret ile dolmuşsun (Yanında bir yoldaşın kalmamış; baştan başa hasretle dolmuşsun.) Rahatından geçmiş derde dalmışsın (Huzurundan vazgeçmiş, kendini aşkın derdine bırakmışsın.) Gündüz gece şaşkın kalakalmışsın (Gece gündüz ne yapacağını bilmez, hayran ve şaşkın bir hâlde kalmışsın.) Gecen ile hem gündüzün nerdedir (Öyleyse söyle; senin için gece ile gündüzün anlamı artık nerededir?) Karşındaki gülde ne gördün söyle (Söyle, karşındaki o gülde seni böylesine etkileyen ne gördün?) İçine ne doldu bakışın ile (Ona baktığın anda gönlüne nasıl bir duygu, nasıl bir sır doldu?) Sırrına kimseyi ortak etmedin (Gönlündeki bu sırrı hiç kimseyle paylaşmadın.) Bilen yok ol şehsüvârın nerdedir (O gönüller sultanının, o yüce sevgilinin nerede olduğunu senden başka bilen yok.)