Перейти к содержимому

Tezveren Dede: Fırından Çıkan Gizemli Fetih Askeri" #sağır #işitme #deaf #tid #işaretdili

Yasin Şimşek

0:00 / 0:00

Tezveren Dede: Fırından Çıkan Gizemli Fetih Askeri" #sağır #işitme #deaf #tid #işaretdili

187 просмотров · 3 нед. назад
Yasin Şimşek
766 подписчиков
187 просмотров · 3 нед. назад
1865 Yılı - Fırından Çıkan Gizemli Fetih Askeri Her şey Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz döneminde, 1865 yılında başladı. Çemberlitaş caddesini düzenlemek ve o dönemin ilk modern üniversitesi olan Darülfünun (Maarif) binasını inşa etmek için bölgedeki eski yapılar ve tarihi "Has Fırın" yıkılmaya başlandı. İşçiler temel kazısı için toprağı metrelerce kazdıklarında büyük bir şok yaşadılar! Yerin derinliklerinde, silahı ve kılıcı yanından hiç ayrılmamış,bir fetih askeri buldular. Bu mübarek zat, halkın yüzyıllardır darda kaldığında yardımına koşan, fakirlere gizlice erzak çuvalları bırakan ve bu yüzden adı "Yetiş Tezveren Dede" olarak anılan evliyanın ta kendisiydi. Sultan Abdülaziz bu duruma büyük saygı gösterdi, mezarı korudu ve yeni yapılan dev taş binanın (Bugünkü Basın Müzesi) hemen yanına dahil etti. Aradan uzun yıllar geçti. Yıl 1950 oldu. Dönemin Hükumeti caddeleri genişletmek için büyük bir imar çalışması başlattı. Yolun tam ortasında kalan Tezveren Dede Türbesi'nin yıkılmasına karar verildi. Şantiyedeki işçiler kazmaları vurup koca mermer mezar taşını yerinden oynatarak yolun kenarına taşıdılar. Ancak ertesi sabah geldiklerinde gözlerine inanamadılar! O ağır mermer taş, gece hiç kimse dokunmadığı halde kendi kendine tam eski yerine geri dönmüştü! İşçiler inat edip ikinci gün taşı yine uzağa koydular, sabah taş yine eski yerindeydi. Üçüncü gün yine aynı mucize yaşandı. Tam 3 gün 3 gece süren bu gizemli olay karşısında modern eğitim almış mühendisler ve işçiler korkudan titreyerek pes ettiler: "Biz bu mübarek zatın yuvasını yıkamayız, çarpılacağız!" diyerek işi bıraktılar. Şevket Rado ve Süheyl Ünver'in Belgeleri Olayın resmi boyutunda ise ünlü gazeteci Şevket Rado, tam da 1953 yılında şantiyeye giderek işçilerin ve mühendislerin yaşadığı bu büyük şoku yerinde inceledi ve eski şahitlerin bu yeminli ifadelerini Akşam Gazetesi'ndeki köşesine taşıdı. Rado, bir yandan bu manevi hikayeyi halka duyururken, diğer yandan Ankara'daki devlet yetkilileriyle yoğun bürokratik görüşmeler yaparak yıkım kararını resmi olarak tamamen iptal ettirdi. Bu olaydan yıllar önce, ünlü tıp doktoru ve tarihçi Prof. Dr. Süheyl Ünver de henüz 20'li yaşlarındayken, can dostu bilge şair Kadıköylü Talât Bey (68 yaşında vefat eden) ile yaptığı sohbetlerde bu türbenin fırın işçilerine görünme hikayelerini tek tek tarihi defterlerine kaydetmişti. Hem işçilerin korkup cesaret edememesi hem de Şevket Rado'nun resmi çabaları sayesinde hükümet geri çekti ve yolun planını bükerek türbenin etrafından geçirdi. İşte bu yüzden bu gizemli türbe, bugün hala Çemberlitaş Divanyolu Caddesi'ndeki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi'nin hemen bitişiğinde, yol kenarında sapasağlam durmakta ve ziyaretçilerini ağırlamaktadır..