İmam-ı Azam’dan Ahir Zaman Dersleri | Lâ Ya’lemûn Nedir? | (Münir Derman (k.s.))
1HikmetDoktoru | Münir Derman (k.s.)
0:00 / 0:00
İmam-ı Azam’dan Ahir Zaman Dersleri | Lâ Ya’lemûn Nedir? | (Münir Derman (k.s.))
3 309 просмотров · 10 месяцев назад
1HikmetDoktoru | Münir Derman (k.s.)
6,72 тыс. подписчиков
3 309 просмотров · 10 месяцев назад
Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hak buyurur ki:
“Onlar bilirler zannederler, hâlbuki bilmezler.”
Bu “bilmezler” ifadesi, asrımız insanının hâlini anlatan en veciz ilâhî ikazlardan biridir. Zira bilmediğini bilmeyen, bildiğini de yaşamayan bir zamanın içindeyiz. Hocamız Dr. Münir Derman (k.s.) hazretlerinin buyurduğu gibi: “Asrımızın en büyük vasf-ı mümeyyizi, bilmediği hâlde bilir görünmek, bildiği hâlde de bilmemezlikten gelmektir.”
Bu sohbet, İmam-ı Azam Hazretleri’nin edebiyle başlar. Ravza-i Mutahhara’ya yaklaşmaya edebinden cesaret edemeyen bir büyük imam… Resûlullah SAV Efendimiz’i rüyasında görüp, “Niçin yanaşmıyorsun?” hitabına muhatap olan bir gönül sultanı… İşte ilim, işte edep, işte hakiki teslimiyet…
Kur’ân’la konuşmanın ne demek olduğunu İmam-ı Azam Hazretleri’nden öğreniyoruz. Âyetle konuşan susturur; lakırdıyla konuşan kendini ele verir. Hocamızın ifadesiyle:
“Âyet-i Kerîme yoksa, minareden kendini at!”
Bu söz, din adına konuşmanın ne kadar ağır bir mesuliyet olduğunu haykırır.
Resûlullah SAV buyuruyor ki:
“Merhamet, on dörtte bir peygamberliktir.”
Merhamet; sadece fakire para vermek değil, ağaca, hayvana, toprağa, insana zarar vermemektir. Kur’ân-ı Kerîm’de buyurulan:
“Ve’n-necmu ve’ş-şeceru yescudân”
âyetiyle, ağaçların ve bitkilerin Allah’a secde hâlinde olduğu bildirilmektedir. Ağaç kesmek, sadece bir canlıyı değil, bir zikri susturmaktır.
Bu sohbet, nimetin şükürle kaim olduğunu, şükür kaybolduğunda bereketin de çekildiğini anlatır. Hocamız der ki:
“Nimet gelir, şükrü bulamayınca gidiverir.”
Kuşun ötmesi, hayvanın kuyruğunu sallaması bir şükürdür; insanın “Elhamdülillah” demesi ise idrak şükrüdür.
Âhir zamanın insanı, dünyaya nispetle akıllı; âhirete nispetle cahildir. Kalbin en büyük ölümü, Allah’tan gafil yaşamaktır. Yunus Emre Hazretleri’nin dediği gibi:
“Cümleler doğrudur sen doğru isen.”
Bu sohbet bize öğretir ki İslamiyet, anlamadığını inkâr etmek değil; anlayamadığını teslim olmaktır. Hakiki ilim, defter köşesinden değil, hâl ehlinin dizinin dibinden alınır. Allah dostlarıyla oyun olmaz; gönül kırmak, ilâhî tokada davetiye çıkarmaktır.
Ve nihayet hocamızın veciz ölçüsüyle:
“Allah’tan korkan kimseden her şey korkar. Allah’tan korkmayan ise her şeyden ürker.”
Bu sohbet; edebi, merhameti, teslimiyeti ve Kur’ân’la yaşamayı hatırlatmak için bir ikazdır. Kulak için değil, kalp içindir.
Lillâhil Fâtiha…