Önay Boz - Yaşam ve Ölüm Arasındaki İnce Çizgi: Gerçek Huzur İslam da
Önay BOZ
0:00 / 0:00
Önay Boz - Yaşam ve Ölüm Arasındaki İnce Çizgi: Gerçek Huzur İslam da
629 просмотров · 3 дн. назад
Önay BOZ
811 подписчиков
629 просмотров · 3 дн. назад
İslam’da ölüm ve yaşam, birbirinden kopuk iki ayrı gerçeklikten çok, insanın Allah’a doğru yolculuğunun iki aşaması olarak görülür.
Yaşam
Kur’an’a göre dünya hayatı bir imtihan alanıdır. İnsan yalnızca dünyada var olmak için değil; Allah’ı tanımak, iyilik yapmak, sorumluluklarını yerine getirmek ve ahiret hayatına hazırlanmak için yaratılmıştır.
“O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır.” Mülk 67:2
Bu bakışta hayatın değeri, sadece ne kadar uzun yaşandığında değil, nasıl yaşandığında ortaya çıkar.
Ölüm
İslam’da ölüm, insanın tamamen yok olması anlamına gelmez. Dünya hayatının sona ermesi ve ahiret hayatına geçiş olarak kabul edilir.
Kur’an şöyle der:
“Her canlı ölümü tadacaktır.” Âl-i İmrân 3:185
Ölüm kaçınılmazdır; fakat İslam’a göre ölümden sonra diriliş, hesap ve ahiret vardır. İnsan dünyadaki inanç ve amellerinin sonucuyla karşılaşacaktır.
Ölüm karşısında Müslümanın tavrı
İslam, ölümü sürekli korkuyla beklemeyi değil, onu hayatın bir gerçeği olarak kabul edip ölümü hatırlamanın insanı daha anlamlı yaşamaya yöneltmesini öğütler.
Bu nedenle Müslüman için önemli soru yalnızca:
“Ne zaman öleceğim?”
değil;
“Ölmeden önce nasıl bir insan olacağım?”
sorusudur.
İstersen bunu daha derin şekilde “İslam’da ölümden sonra ne olur?”, “ölüm korkusu ve İslam” veya “Kur’an’da yaşamın amacı” açısından da anlatabilirim.