Aynı Nefeste
BUNUSENISTEDIN
0:00 / 0:00
Aynı Nefeste
46 просмотров · 1 мес. назад
BUNUSENISTEDIN
12 подписчиков
46 просмотров · 1 мес. назад
Kurşun rengi bir gök asılı tepemizde, ne akıyor ne diniyor. Şehir dersen, hiç uyumayan bir dev gibi esniyor caddelerin ucunda. Ben penceremdeyim; camdaki buğuya adını yazacak olsam elim varmaz, parmaklarım yabancı kendi gölgeme. Sanki dün geceden beri hiç uyanmadım da, uykumun en tenha, en çıkmaz sokağında öylece kalakaldım.
Kaldırımlar aynı yükü taşıyor her sabah, yalan yok. Ama bir sigara külü düşüyor ya göğsüme; telaşsız, öylece bırakıyorum kazağımın üstünde. İnsan ne zaman vazgeçerse üstünü başını düzeltmekten, o zaman başlıyor asıl gurbet. Her adımda bir parça daha eksiliyorum bu vitrinlerin, bu telaşlı kalabalığın arasında. Bir yerim ağrımıyor ama eksiliyorum işte; cebimde unutulmuş eski bir bilet koçanı gibi lüzumsuz ve kimsesiz.
Kendi aklımın daracık sokaklarında dönüp durmaktan yoruldum. Bize mi dar geldi bu koca cihan, yoksa biz mi çok geç kaldık bir trenin son vagonuna? Bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa; ne bir sevda tamamına eriyor bu şehirde, ne bir kadeh sonuna kadar içiliyor. Yarım kalıyor ıslıklar, yarım kalıyor vedalar. Bir şeylerin bitmesini beklerken, ömrün kendisi siliniyor aralıktan.
Alıp başımı gidesim var. Rüzgarın sesini kestiği, dağların serin bir suya eğildiği o kimsesiz nehir boylarına... Bütün bu kiri, bu ağır hüznü bırakıp bir avuç su gibi akmak. Kainat durmuyor, herkes telaşla bir yere yetişiyor da; bir biz çakılı kaldık bu kuyunun dibinde.
Gözlerin değiyor gözlerime arada bir. Aynı görünmez kafesin içinde iki ayrı sürgün, iki dilsiz gölgeyiz. Bizi bağlayan şey bir saadet değil zaten; aynı telden kopmuş, aynı boşlukta asılı kalmış iki kırık nota oluşumuz.
Çaresiziz işte, düpedüz çaresiz.
Ne bu camı kırıp atacak bir taşımız var elimizde,
Ne de bu zehir zemberek havayı terk edecek dermanımız...
Aynı gecenin içinde, aynı yorgun nefesi bölüşüyoruz.
Hepsi bu.