Zamanın Kutbu Şemseddin Sivasî Hazretlerinin Sabrı! (Muzaffer Ozak (k.s.))
Muzaffer Ozak (k.s.) Efendi
0:00 / 0:00
Zamanın Kutbu Şemseddin Sivasî Hazretlerinin Sabrı! (Muzaffer Ozak (k.s.))
15 835 просмотров · 1 г. назад
Muzaffer Ozak (k.s.) Efendi
10 тыс. подписчиков
15 835 просмотров · 1 г. назад
"Zamanın Kutbu Şemseddin Sivasi Hazretlerinin Sabrı!" başlıklı bu kıymetli sohbet, sadece bir menkıbe değil; ahlâk, sabır, irfan ve edep yolunun ne denli derin bir idrak istediğinin hikmetli bir ifadesidir. Muzaffer Ozak Efendi (k.s.)’in lâtif anlatımıyla, gönüllere hikmetler eken, asırlar öncesinden bugüne ışık tutan bir manevi mirası dinliyoruz.
Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) buyurur:
“Müminin işi ne hoştur! Zira her işi kendisi için hayırlıdır. Bu hâl yalnız mümine hastır. Başına bir sevinç gelirse şükreder, bu onun için hayırlı olur; bir sıkıntı gelirse sabreder, bu da onun için hayırlı olur.”
(Sahih-i Müslim, Zühd 64)
Kur'ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur:
“Şüphesiz ki sabredenlere, ecirleri hesapsız olarak verilecektir.”
(Zümer Suresi, 10. Ayet)
Sabır, sadece musibete dayanmak değil; aynı zamanda Rabbimizin takdirine rızâ göstermek, O’nun her işinde hayır aramak ve kalpte bir tevekkül makamı kurmaktır.
🔹 Evliyaullah sabrı, ilmin kapısı ve marifetin anahtarı saymıştır. Beyazid-i Bistâmî (k.s.) şöyle demiştir:
“Sabır, Allah’ın emrine karşı gösterilen edeptir. Sabır ehli, her şeyde hikmet arar.”
🔹 Abdülkadir Geylani Hazretleri ise buyurur:
“Sabır, iki kısımdır: Biri bela karşısında sabırdır, ki bu güzel sabırdır. Diğeri ise Allah’ın emirlerine sebatla uymaktır; işte bu en yüce sabırdır.”
Muzaffer Ozak Efendi Hazretleri de bu menkıbede sabrı, sadece beklemek değil; insanın gönlünü Allah’a bağlayıp hiçbir şey talep etmeksizin tevekkül halinde yaşaması olarak tarif eder.
Bu menkıbe, sadece bir “şeyh”in değil, aynı zamanda bir insan-ı kâmilin gönül terbiyesini, halkla olan ilişkilerdeki zarafeti ve nefs terbiyesindeki istikrarını anlatır.
📿 Allah dostlarının yaşadığı her hadise bizler için birer ibret, birer terbiye vesilesidir. Çünkü:
“Onlar öyle kimselerdir ki, ne ticaret ne alışveriş Allah’ı anmaktan alıkoymaz. Kalpleri Allah’la doludur.”
(Nur Suresi, 37. Ayet)
Bu kıssa da, gerçek sabrın ve irfanın tezahürünü, dil ile değil hal ile anlatır. Rızâyı ilahiyeye erişenlerin, zorluklar karşısında bile vakarlı duruşunu izlerken, kendimize dönmeli ve sormalıyız:
🕊️ “Ben, bu sabırda neredeyim?”
🎧 Videoyu izleyerek gönlünüzdeki muhasebeyi derinleştirin, bu menkıbenin sırlarında kaybolun…