Göklerde Ayrılık, Yerde Hasret Sancısı | Hüzünlü Aşk Şarkıları | Kalbe Dokunan Melodiler 💔
Cecil Guedry
0:00 / 0:00
Göklerde Ayrılık, Yerde Hasret Sancısı | Hüzünlü Aşk Şarkıları | Kalbe Dokunan Melodiler 💔
337 просмотров · 4 месяца назад
Cecil Guedry
162 подписчика
337 просмотров · 4 месяца назад
Aşkın en derin acılarını ve bitmeyen hasreti iliklerinize kadar hissedeceğiniz bu özel seçkiyle ruhunuzu dinlendirin. Göklerde ayrılığın, yerde ise tarifsiz bir özlemin hüküm sürdüğü bu atmosferik parçalar, melankolik piyano melodileri, yumuşak akustik gitarlar ve etkileyici yaylı enstrümanlarla kalbinize dokunacak. Uzun soluklu bir duygu yolculuğuna çıkmaya hazır olun. En hüzünlü aşk şarkıları ve duygusal slow ballad'lar için doğru yerdesiniz. Videoyu beğenmeyi, yorum yapmayı ve kanalımıza abone olmayı unutmayın! 💔
VİDEO BÖLÜMLERİ (Zaman Çizelgesi):
00:00 - Sen Güneştin Gökyüzünde, Içimi Isıtan
04:37 - Bir Sonbahar Sabahı, Uyandım Yalnızlığıma
08:47 - Gözlerinde Gördüğüm O Yabancı Bakışlar
13:21 - Biz Bu Lanetli Kadere Neden Karşı Çıkamadık?
18:35 - Yağmur Damlaları Vurur, Penceremin Camına
23:33 - Geriye Dönmek Zor, Prangalar Var Gönlümde
ŞARKI SÖZLERİ:
Sen Güneştin Gökyüzünde, Içimi Isıtan
Sen güneştin gökyüzünde, içimi ısıtan
Ben aydım karanlıkta, yalnızlığı aydınlatan
Aynı gökyüzündeyiz ama hiç kavuşamadık
Biz bu lanetli kadere neden karşı çıkamadık?
Ne zaman ben doğsam, sen batıp gidiyorsun
Gözlerini benden hep uzaklara çeviriyorsun
Mesafe değil bu, zamanın amansız duvarı
Hiç bitmeyecek mi bu kalbimin dinmez ahı?
Gece ve gündüz gibiyiz, birbirine hasret
Bir anlık tutulmaya muhtaç bu koca nefret
Senin ışığın sönerken, benim karanlığım başlar
Gök kubbe şahidimiz, durmadan dökülür yaşlar
Yıldızlara anlattım senin o güzel yüzünü
Kıskandı bulutlar, gizledi gökyüzünü
Ne bir sabahım var sensiz, ne de bir akşamım
Sen benim kanayan yaram, tek sığınağımsın
Ne zaman ben doğsam, sen batıp gidiyorsun
Gözlerini benden hep uzaklara çeviriyorsun
Mesafe değil bu, zamanın amansız duvarı
Hiç bitmeyecek mi bu kalbimin dinmez ahı?
Gece ve gündüz gibiyiz, birbirine hasret
Bir anlık tutulmaya muhtaç bu koca nefret
Senin ışığın sönerken, benim karanlığım başlar
Gök kubbe şahidimiz, durmadan dökülür yaşlar
Belki bir gün kıyamet kopar da durur dünya
O zaman uyanırız bu bitmeyen acı rüyadan
Zaman hükmünü yitirir, güneş ay ile birleşir
İşte o gün sevgilim, bu ayrılık ebediyen biter
Gece ve gündüz gibiyiz, birbirine hasret
Bir anlık tutulmaya muhtaç bu koca nefret
Senin ışığın sönerken, benim karanlığım başlar
Gök kubbe şahidimiz, durmadan dökülür yaşlar
Gece ve gündüz...
Karanlık ve aydınlık...
Bir anlık tutulma...
Sonsuzluğa kadar...
Bir Sonbahar Sabahı, Uyandım Yalnızlığıma
Yapraklar dökülüyor, sararmış kaldırımlara
Bir sonbahar sabahı, uyandım yalnızlığıma
Güneş yüzünü saklıyor, gri bulutlar ardında
Tıpkı senin gidişin gibi, soğuk var her yanımda
Yağmur damlaları vurur, penceremin camına
Sanki onlar da ağlıyor, yarım kalan aşkımıza
Sıcak bir çay bile artık, ısıtmıyor ellerimi
Ben sende bıraktım inan, bütün hayallerimi
Sonbahar hüznü çöktü, sensiz geçen mevsimlere
Teselli arıyorum şimdi, yazılmış eski şiirlere
Rüzgar alıp götürse de, kokunu benden uzağa
Yüreğim sürgün yemiş, sensiz geçen her sabaha
Hangi mevsim geri getirir, çiçek açan günleri?
Kim siler gözlerimden, sana ait izleri?
Toprak kokusu sararken, dört bir yanımı yavaşça
Bir umut bekliyorum, dönersin diye usulca
Yağmur damlaları vurur, penceremin camına
Sanki onlar da ağlıyor, yarım kalan aşkımıza
Sıcak bir çay bile artık, ısıtmıyor ellerimi
Ben sende bıraktım inan, bütün hayallerimi
Sonbahar hüznü çöktü, sensiz geçen mevsimlere
Teselli arıyorum şimdi, yazılm