Перейти к содержимому

AŞK ODUNA DÜŞENLER | Âşık Şahsenem | Yanık bir sevda türküsü...

Yaylak Man

0:00 / 0:00

AŞK ODUNA DÜŞENLER | Âşık Şahsenem | Yanık bir sevda türküsü...

169 просмотров · 11 часов назад
Yaylak Man
20,3 тыс. подписчиков
169 просмотров · 11 часов назад
Garip ile Şahsenem’in efsanevi aşkından ilhamla hazırlanan “Aşk Oduna Düşenler”, eski halk hikâyelerinin diliyle yazılmış yanık bir sevda türküsüdür. Bu türküde aşk; sadece iki insan arasındaki sevgi olarak değil, hasret, kader, fedakârlık, çile ve kavuşma arzusu olarak anlatılır. Sözlerde Garip ile Şahsenem’in yanında Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin, Vamık ile Azra gibi büyük aşk hikâyelerine de göndermeler yapılır. Sözlerde Geçen Bazı Eski Kelimeler ve İfadeler Aşk odu: Aşk ateşi. İnsanın içini yakan derin sevda. Bî-karar: Huzursuz, yerinde duramayan, gönlü karar bulmayan kişi. Âh u zâr: İçli feryat, ağlayış, inleyiş. Can eyler feda: Sevdiği uğruna canını bile vermeye razı olmak. Cihan: Dünya, bütün âlem. Cennet-i Rıdvan: Cennet güzelliğini anlatan eski ve edebî bir ifade. Şiirde, sevgilinin bulunduğu yerin veya aşk meclisinin cennet gibi güzel olduğunu anlatmak için kullanılır. Bin elvan: Bin bir renk, türlü türlü güzellik. Sergerdan: Aşk, hasret veya kader yüzünden oradan oraya dolaşan; perişan, avare, yolunu arayan kişi. Mihnet: Çile, eziyet, sıkıntı, zahmet. Felek: Eski şiir dilinde kader, talih, zamanın döngüsü. Çoğu zaman insanı sınayan, âşığı derde düşüren güç gibi anlatılır. Cihan pazarı: Dünya hayatı. İnsanların sevdası, kavgası, imtihanı ve arayışıyla dolu hayat meydanı. Bistun / Bisütun: Ferhat ile Şirin hikâyesinde adı geçen meşhur dağ. Rivayete göre Ferhat, Şirin’e kavuşmak için dağı delmeye çalışır. Bu yüzden Bistun, aşk uğruna çekilen büyük emek ve çilenin sembolüdür. Türküde Anılan Aşk Hikâyeleri Garip ile Şahsenem: Aşık Garip ile Şahsenem’in hikâyesi, Türk dünyasında çok sevilen halk hikâyelerinden biridir. Garip, Şahsenem’e âşık olur; fakat ayrılık, gurbet, imtihan ve hasret bu aşkın yolunu zorlaştırır. Bu türküde Garip ile Şahsenem’in sevdası, cihana ilan edilen büyük bir gönül eğlencesi gibi anlatılır. Leyla ile Mecnun: Doğu edebiyatının en meşhur aşk hikâyelerindendir. Mecnun, Leyla’ya duyduğu aşk yüzünden çöllere düşer, dünyadan el etek çeker ve aşkı bir gönül çilesine dönüşür. Türküde “sergerdan” ifadesi bu aşkın perişan ve yollara düşüren hâlini hatırlatır. Ferhat ile Şirin: Ferhat, Şirin’e kavuşmak için dağları delmeye çalışan büyük âşık olarak bilinir. “Nice Bistun dağları deldi Ferhat” dizesi, aşk uğruna çekilen çileyi ve imkânsız görünen engelleri aşma gayretini anlatır. Vamık ile Azra: Klasik Doğu edebiyatında bilinen eski aşk hikâyelerindendir. Vamık ile Azra’nın aşkı da ayrılık, hasret ve sabırla anılır. Türküde bu hikâyeye yapılan gönderme, Garip ile Şahsenem’in aşkını diğer büyük aşklarla aynı çizgiye yerleştirir. Nakaratın Anlamı “Aşk oduna düşen olur bî-karar, Tutuşan gönülde dinmez âh u zâr. Seven sevdiğine can eyler feda, Cihan görsün bizlerin eğlencesini.” Bu dizelerde aşk ateşine düşen kişinin artık huzur bulamadığı, yanan gönülde feryadın kolay kolay dinmediği anlatılır. Seven kişi sevdiği uğruna canını bile feda etmeye hazırdır. Buradaki “eğlence” kelimesi bugünkü anlamıyla sadece neşe veya oyun değildir. Eski halk hikâyesi havasında bu kelime; aşk meclisi, gönül sevinci, kavuşma ümidi ve âşıkların sevdasını dünyaya ilan etmesi anlamında kullanılmıştır. Bu çalışmada eski halk hikâyesi geleneğini, yanık bir kadın vokal ve Azerbaycan-Türk halk baladı havasıyla yeniden yorumlamaya çalıştık. Kanalımıza abone olarak yeni halk hikâyeleri, türküler, masallar ve geleneksel anlatı çalışmalarımızı takip edebilirsiniz. #türkü #türküler #aşıkatışması #GaripİleŞahsenem #AşkOdunaDüşenler #AzerbaycanTürküsü #YanıkTürkü #HalkHikayesi