Zübde-i Alem İnsan (slow)
KENDİME DÖNÜŞ
0:00 / 0:00
Zübde-i Alem İnsan (slow)
51 просмотр · 6 дней назад
KENDİME DÖNÜŞ
255 подписчиков
51 просмотр · 6 дней назад
1. Bent
Tevfîk refîk olsa letâfetle n’ola
A'dâ-yı emel dönse inâyetle n’ola
Uşşâkı meğer rehber-i meşiyyet-i Hak
Çekse çekilip kûy-ı hidayetle n’ola
Aşk ile vücûdu kılsa Hak’tan peydâ
Vuslat bulup âhir ere devletle n’ola
Sadeleştirmesi:
Allah’ın yardımı ve lütfu bize yoldaş olsa ne güzel olur! Arzularımıza engel olan düşmanlıklar Lütuf ile iyiliğe dönse ne hoş olur! Hakikatin rehberi, aşkla yanan âşıkları çekip hidayet tepeye çıkarsa ne güzel olur! İnsan kendi varlığını ilahi aşkla yeniden var etse ve sonunda o büyük huzura ulaşıp saadete erse ne harika olur!
2. Bent
Sen aklı hekîm-i mutlakın hikmetisin
Sen sırr-ı ezel muktezâ-yı kudretisin
Dünyâ ile ukbânın olup câmi'i sen
Enfüsle âfâkın zübde-i nüshatısın
Ser-cümle-i eşyâda görünmekte garaz
Ancak seni bilmeklikle ma'rifetisin
Sadeleştirmesi:
Sen mutlak hekim olan Allah’ın hikmetlisin, aklısın; ezel sırrının ve ilahi kudretin bir tecellisisin. Sen hem bu dünyayı hem ahireti kendinde toplayan, hem iç dünyamızın hem de dış kâinatın özeti ve özü olan bir kitapsın! Bütün varlıklarda gözüken asıl gayet; senin kendi hakikatini ve cevherini tanımandır.
3. Bent
Gerdûn-ı dünün cümbüşü ma'nîsiz değil
Toprağa düşen reşha bilâ-hîssiz değil
Feryâd-ı ezel dinmedi hâlâ gider
Dünyâ dedikleri saray bî-sissiz değil
Senden bilir ey dil bu kadar nâleyi halk
Hiç kimse bu meydânda bî-hissiz değil
Sadeleştirmesi:
Şu dönen feleğin, kâinatın hareketleri manasız değildir; toprağa düşen tek bir damla bile sebepsiz değildir. Ezelden kopan o büyük yakarış hâlâ dinmedi, sürüp gidiyor; dünya dediğimiz bu saray sahipsiz veya sessiz değildir. Ey gönül, kâinattaki bu feryatları millet senden bilir; çünkü bu imtihan meydanında hissiz, duygusuz kimse yoktur.
4. Bent
Senden doğar ancak bu kadar gulguleler
Senden duyulur âlemde bu velveleler
Sensen sebeb-i hilkat-ı kevne vü mekân
Sensen görünen ayn-ı tecellîde meğer
Ruhundaki cevher ile kıymet buldu
Yer gök ve bu mülkteki bütün mertebeler
Sadeleştirmesi:
Kâinattaki bu büyük yankılar, bu coşkulu sesler ancak senden doğar! Âlemdeki bu velveleler senden duyulur. Varlığın ve mekânın yaratılış sebebi sensin; ilahi tecellilerin aynasında gözüken asıl cevher sensin. Yer, gök ve bu âlemdeki bütün dereceler ancak senin ruhundaki o ulu cevher sayesinde değer kazandı.
5. Bent
Gâfil bulunup zannetme hakîr kendini sen
Hak mülkünde bir yüce emîrsin sen
Ayn-ı ahadiyyet ki görünmüş sende
Gülzâr-ı fenâda bir gül-i ter-sin sen
Dünyânın yükü incitmesin hâtırını
Kâinat sarayında yüce bir sırsa sen
Sadeleştirmesi:
Sakın gafil olup da kendini değersiz, hor ve hakir sanma! Sen Allah’ın mülkünde yüce bir emirse, bir hükümdarsın! Allah’ın tekliği ve tecellisi sende görünmüştür; sen şu fani dünya bahçesinde taptaze bir gülsün. Dünyanın dertleri ve yükü sakın senin gönlünü incitmesin; çünkü sen kâinat sarayında saklı yüce bir sırsın!
6. Bent
Çeşm-i insâfa bedel gark-ı fenâdan maksad
Tâ ki zannetmeyeler zîr ü zeberdir eşyâ
Bir ferâğat ki fenâ-i mutlak
Vermez elbette murâdı âşık
Her kim ki vücûdu yok eder hîç
Âlemde anın ne kârı vardır
Sadeleştirmesi:
Olaylara insaf gözüyle bakmak gerekir; yokluk denizine dalmaktan maksat, eşyanın altüst olduğunu sanmamaktır. Her şeyden el çekip mutlak yokluğa bürünmek, gerçek âşığın aradığı murat değildir. Kendini tamamen yok sayıp atıl kalan birinin şu imtihan âleminde ne işi, ne kazancı olabilir? (Silkelenip var olmalısın!)
7. Bent
Bî-vücûd olmağa gayret ne içün
Var olan varlığa yetmez mi delîl
Senden isterler murâdı iy gönül
Senden isterler murâdı iy gönül
Meydan senindir gayrı çekme zahmet
Bulsun seni arayan Hak’ta nihayet
Sadeleştirmesi:
Atıl kalmaya, silinip gitmeye çalışmak ne diye? Var olan şu muazzam varlığın, senin gücüne delil değil midir? Ey gönül, aranan muradı ve gayreti senden beklerler! Meydan senindir, artık keder çekme; seni arayan hakikati sende, seni de Hak’ta bulsun!
8. Bent
Şeyh Ğâlib-i bî-çâre söyler bu sözi
Hak yoluna bağlamıştır daim gözü
Söz bitti fakat aşk-ı ezel bitmedi hiç
Bu mısralar uyandırsın uyuyan özü
Kalk aynana bak kendi tecellini gör
Sendedir o cevher ki eritir tüm bu buzu
Sadeleştirmesi:
Çaresiz Şeyh Galib söyler bu sözü; gözünü daima Hak yoluna dikmiştir. Söz bitti ama o ebedi aşk hiç bitmedi. Bu mısralar senin uykuda olan özünü, ruhunu uyandırsın! Kalk, aynaya bak ve kendindeki ilahi tecelliyi gör; içindeki o sıcak cevher, önündeki bütün buzları eritecek güçtedir!