Hadis 7. Ders: Hadis Yazımının Yasaklanması | Yusuf Tazegün
Kevser Akademi
0:00 / 0:00
Hadis 7. Ders: Hadis Yazımının Yasaklanması | Yusuf Tazegün
119 просмотров · 9 месяцев назад
Kevser Akademi
1,31 тыс. подписчиков
119 просмотров · 9 месяцев назад
[00:00] Hadis Yazımının Yasaklanması
[05:07] Hadis Yasağının Sebepleri
[07:40] Muaviye Döneminde İzin Verilen Hadisler
[10:48] Hadislerin Neden Yasaklandığına Dair İddialar ve Çürütülmesi
[22:58] Hadis Yasağının Zararları
Dersin Özeti:
1. Hadis Yasağının Tarihçesi (Hicri 11 - 99)
Hadis yazımı, Hz. Peygamber'in vefatından (Hicri 11) Emevi halifesi Ömer b. Abdülaziz dönemine (Hicri 99) kadar yaklaşık 90 yıl boyunca yasaklanmıştır.
• Ebubekir Dönemi: Hadis yazımı tavsiye edilmemiş, yazılı olanların yakılması istenmiştir.
• Ömer Dönemi: Yasak daha sistematik hale gelmiştir.
o Önce hadisler toplanıp "içinde yalan olabilir" gerekçesiyle yakılmıştır.
o Valilere gönderilen emirnamelerle hadis yazımı kesinlikle yasaklanmış, sadece Kur'an'a odaklanılması emredilmiştir.
o Hadis rivayet eden sahabeler (Ebu Derda, Huzeyfe gibi) Medine'de göz hapsine alınmıştır.
• Osman Dönemi: Yasaklar devam etmekle birlikte, Emeviler (Beni Ümeyye) lehine olan hadislerin yayılmasına istisna tanınmıştır.
• Muaviye ve Emeviler Dönemi: İki tür hadisin yazımına ve yayılmasına izin verilmiş, hatta teşvik edilip ödüllendirilmiştir:
1. Emevileri (Muaviye, Osman vb.) öven hadisler.
2. Hz. Ali ve Ehl-i Beyt'i kötüleyen uydurma hadisler.
• Yasağın Kaldırılması: Hicri 99'da Ömer b. Abdülaziz, hadis yasağını kaldırmış, Fedek arazisini Ehl-i Beyt'e iade etmiş ve minberlerden Hz. Ali'ye lanet okunmasını yasaklamıştır.
2. Hadis Yasağının Gerekçeleri (Resmi ve Gerçek Sebepler)
• Öne Sürülen Resmi Gerekçeler:
1. Toplumda ihtilaf çıkmasın.
2. Hadisler Kur'an ayetleriyle karışmasın. (Oysa Kur'an'ın edebi mucizesi ve üslubu hadislerden çok farklıdır, karışma ihtimali yoktur).
3. İnsanlar hadisle meşgul olup Kur'an'ı ihmal etmesin.
• Asıl (Siyasi) Sebepler:
1. Meşruiyet Sorunu ve Ehl-i Beyt'in Unutturulması: Kur'an'da isim geçmese de, hadislerde (Gadir-i Hum vb.) Hz. Ali'nin ve Ehl-i Beyt'in velayeti açıktır. Hadislerin yasaklanmasıyla bu gerçeklerin unutturulması ve iktidarın meşruiyet sorgulamasının önüne geçilmesi hedeflenmiştir.
2. Yönetimin Keyfiliği (Nas Karşısında İçtihat): Hadisler (sünnet) hukuki bir bağlayıcılığa sahiptir. Hadisler ortadan kalkınca yöneticiler dini kuralları kendi isteklerine göre yorumlama ve değiştirme (içtihat etme) serbestisine kavuşmuştur (Örn: Namazda el bağlama, ezandan "hayya ala hayri'l-amel" ifadesinin çıkarılması).
3. Yasağın Sonuçları ve Tahribat
• Senet Zincirinin Kopması: 90 yıl boyunca hadis yazılmadığı için ravi zinciri kopmuş, hadislerin kaynağı belirsizleşmiştir.
• Uydurma Hadislerin Çoğalması: Boşluk, binlerce uydurma hadisle doldurulmuştur. Buhari bile 600 bin hadisten sadece birkaç binini sahih kabul etmek zorunda kalmıştır.
• Peygamber Tasavvurunun Bozulması:
o Yöneticileri (halifeleri) yüceltmek için onlara insanüstü, yalan faziletler uydurulmuştur.
o Yöneticilerin hatalarını meşrulaştırmak için Hz. Peygamber'in de hata yapabilen, sıradan, hatta günah işleyen bir insan olduğu algısı yaratılmıştır.
• Deizm ve Mealciliğin Türemesi: Hadis kaynaklarındaki bu kirlilik ve mantıksız rivayetler, günümüzde insanların hadisleri tamamen reddetmesine (mealcilik) veya dinden soğumasına (deizm/ateizm) zemin hazırlamıştır.
4. Şia'nın Tutumu
Şia (Ehl-i Beyt mektebi), bu yasak dönemine uymamış ve başından itibaren hadisleri yazmaya ve korumaya devam etmiştir.