İşârâtü’l-İ’câz 6. Ders / Mucizelerin Görevi - Mecit Ömür Öztürk
Mecit Ömür Öztürk
0:00 / 0:00
İşârâtü’l-İ’câz 6. Ders / Mucizelerin Görevi - Mecit Ömür Öztürk
860 просмотров · 2 года назад
Mecit Ömür Öztürk
21,8 тыс. подписчиков
860 просмотров · 2 года назад
#dervişintesellikoleksiyonu #içebakışfragmanları #seçmemetinler İ#dervişintesellikoleksiyonu #içebakışfragmanları #seçmemetinler
[Pandemi dönemi devam ederken ve özellikle sokağa çıkma yasaklarının olduğu günlerde bazı yakın dostlarımla Zoom uygulaması üzerinden yaptığımız “Risale-i Nur Külliyatından Seçme Metinler” çalışmasına ait ses kayıtlarıdır.]
Risale-i Nur Külliyatından Seçme Metinler
Ey arkadaş! Herşeyin Kitab-ı Mübin'de mevcud olduğunu tasrih eden
وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ اِلَّا ف۪ى كِتَابٍ مُب۪ينٍ
âyet-i kerimesinin hükmüne göre: Kur'an-ı Kerim zahiren ve bâtınen, nassen ve delaleten, remzen ve işareten her zamanda vücuda gelmiş veya gelecek herşeyi ifade ediyor. Buna binaen gerek enbiyanın kıssa ve hikâyeleri, gerek mu'cizeleri hakkında Kur'an-ı Kerim'in işaratından fehmettiğime göre,
mu'cizat-ı enbiyadan iki gaye ve hikmet takib edilmiştir:
Birincisi:
Nübüvvetlerini halka tasdik ve kabul ettirmektir.
İkincisi:
Terakkiyat-ı maddiye için lâzım olan örnekleri nev'-i beşere göstererek, o mu'cizelerin benzerlerini meydana getirmek için nev'-i beşeri teşvik ve teşci' etmektir. Sanki Kur'an-ı Kerim, enbiyanın kıssa ve hikâyeleriyle terakkiyatın esaslarına, temellerine parmakla işaret ederek: "Ey beşer! Şu gördüğün mu'cizeler, bir takım örnek ve nümunelerdir. Telahuk-u efkârınızla, çalışmalarınızla şu örneklerin emsalini yapacaksınız." diye ihtar etmiştir. Evet mazi, istikbalin âyinesidir; istikbalde vücuda gelecek icadlar, mazide kurulan esas ve temeller üzerine bina edilir. Evet şu terakkiyat-ı hazıra tamamıyla dinlerden alınan işaretlerden, vecizelerden hasıl olan ilhamlar üzerine vücuda gelmişlerdir. Evet:
1- İlk saat ve sefine, mu'cize eliyle beşere verilmiştir.
2- Kâinatın ihtiva ettiği bütün nevi'lerin isimlerini, sıfatlarını, hâssalarını beyan zımnında; beşerin telahuk-u efkârıyla meydana gelen binlerce fünun sayesinde
وَ عَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا
âyetiyle işaret edilen Hazret-i Âdem'in mu'cizesine mazhar olmuştur.
3- Bütün san'atların medarı olan demirin yumuşatılıp kullanılması sayesinde icad edilen bu kadar terakkiyatla nev'-i insan,
وَ اَلَنَّا لَهُ الْحَد۪يدَ
âyetiyle işaret edilen Hazret-i Davud'un mu'cizesine mazhardır.
4- Yine telahuk-u efkâr ile, tayyare gibi icad edilen terakkiyat-ı havaiye sayesinde nev'-i beşer,
غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَ رَوَاحُهَا شَهْرٌ
âyetiyle sür'ati beyan edilen Hazret-i Süleyman'ın mu'cizesine yaklaşıyor.
5- Kıraç ve kumlu yerlerden suları çıkartan santrafüj âleti,
اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَ
âyetiyle işaret edilen Hazret-i Musa'nın (A.S.) asâsından ders almıştır.
6- Tecrübeler sayesinde ve telahuk-u efkâr ile husule gelen terakkiyat-ı tıbbiye, Hazret-i İsa'nın (A.S.) mu'cizesinin ilhamatındandır. Hakikaten şu mu'cizeler ile bu terakkiyat arasında pek büyük münasebet ve muvafakat vardır. Evet dikkat eden adam, bilâ-tereddüd o mu'cizeler bu terakkiyata birer mikyas ve nümunelerdir diye hükmeder. Ve keza
يَا نَارُ كُون۪ى بَرْدًا وَ سَلَامًا
âyet-i kerimesinin delaletine göre, Hazret-i İbrahim ateşe atıldığı zaman, ateşin harareti bürudete inkılab etmesi; beşerin keşfettiği yakıcı olmayan mertebe-i nâriyeye örnek ve me'hazdir.
7-
لَوْلَٓا اَنْ رَاٰ بُرْهَانَ رَبِّه۪
âyet-i kerimesinin bir kavle göre işaret ettiği gibi, Hazret-i Yusuf'un (A.S.) Ken'an'da bulunan babasının timsalini görür görmez Zeliha'dan geri çekilmesi; ve kervanları Mısır'dan avdet ettiğinde Hazret-i Ya'kub'un
اِنّ۪ى لَاَجِدُ ر۪يحَ يُوسُفَ
yani "Ben Yusuf'un kokusunu alıyorum" demesi; ve bir ifritin Hazret-i Süleyman'a "Gözünü açıp yummazdan evvel Belkıs'ın tahtını getiririm" demesine işaret eden
اَنَا اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ يَرْتَدَّ اِلَيْكَ طَرْفُكَ
âyet-i kerimesi; pek uzak mesafelerden celb-i savt, suret vesaire gibi beşerin keşfettiği veya edeceği icadata nümune ve me'hazdirler.
8- Hazret-i Süleyman'a kuş dilini öğrettik manasında
عُلِّمْنَا مَنْطِقَ الطَّيْرِ
olan âyet-i kerime; beşerin keşfiyatından radyo, papağan, güvercin gibi âlât ve hayvanların konuşmalarına ve mühim işlerde kullanılmasına me'hazdir. Ve hâkeza beşerin henüz keşfedemediği 9
çok mu'cizeler vardır, istikbalde yavaş yavaş keşfine muvaffak olur.
İşârât-ül İ'caz