İçinde Bu Hisler Varsa Allah'ın Seçilmiş Kulusun - Sevk-i İlahi - Hissi Kablelvuku @Mehmedyildiz
Hayalhanem
0:00 / 0:00
İçinde Bu Hisler Varsa Allah'ın Seçilmiş Kulusun - Sevk-i İlahi - Hissi Kablelvuku @Mehmedyildiz
317 106 просмотров · 4 месяца назад
Hayalhanem
5,5 млн подписчиков
317 106 просмотров · 4 месяца назад
Arkamdan bana bakan birini nasıl hissediyorum?
Gelecekle ilgili şeyleri hissedebilir miyim?
Çocukluğumda geleceğin işaretleri var mı?
İyi Seyirler..
Hissi Kablelvuku Video Serisi için tıklayın👇🏻
• Hissi Kablel Vuku
00:00 Giriş
00:20 Olayları Okumak
02:14 Hiss-i Kablelvuku
03:09 Hiss-i Kablel Vuku Nasıl Gerçekleşir?
10:17 1. Mektup - Üstad’ın Hiss-i Kablelvukusu
10:56 İhtar Nedir?
13:11 1. Bölüm - Üstadın Kendisiyle İlgili Olan Hiss-i Kablelvuku
17:08 2. Bölüm - Köyüyle İlgili Olan Hiss-i Kablelvuku
20:14 3. Bölüm - Nahiyesiyle İlgili Olan Hiss-i Kablelvuku
26:36 Hiss-i Kablel Vukunun Yorumlanması
39:20 İstihdam Olunduğumu Anlayabilir Miyim?
43:45 Kaderin Hizmete Hazırlaması
45:38 Teçhiz Ve Sevk
51:38 Hizmete Hazırlanmak
01:00:03 Unutmak
Hayırlara vesile olmak, daha fazla insana ulaşabilmek için "KATIL" butonu ile bize destek olabilirsiniz - / @hayalhanem
Hayalhanem;
Facebook: / hayalhanemmersin
X: / hayalhanemersin
İnstagram: / hayalhanemmersin
Mehmet Yıldız;
Facebook: / mehmedimyldz
X: / mehmedimyldz
İnstagram: / mehmedimyldz
Bize Ulaşın:
Yurt İçi ;
0 (532) 436 15 56
0 (533) 227 57 87
Yurt Dışı;
+49 174 9681661
Risale-i Nur'da geçen kısım:
Emirdağ Lâhikası, 28. Mektup
Aziz kardeşlerim; Risale-i Nur’un zuhurundan kırk sene evvel, geniş bir hiss-i kablelvuku, acip bir tarzda, hem bende, hem bizim köyde, hem nahiyemizde tezahür ettiğini şimdi bir ihtar-ı mânevî ile kat’î kanaatim gelmiş. Şefik ve kardeşim Abdülmecid gibi eski talebelerime bu sırrı fâş etmek isterdim. Şimdi Cenâb-ı Hak sizlerde çok Abdülmecid’leri ve çok Abdurrahman’ları verdiği için, size beyan ediyorum:
Ben, on yaşında iken, büyük bir iftihar, hattâ bazan temeddüh suretinde bir hâletim vardı. İstemediğim halde pek büyük bir iş ve büyük bir kahramanlık tavrını takınıyordum. Kendi kendime derdim: Senin beş para kıymetin yok. Bu temeddühkârane, hususan cesarette çok fazla gösterişin niçindir? Bilmiyordum, hayret içindeydim. Bir iki aydır o hayrete cevap verildi ki: Risale-i Nur, kablelvuku kendini ihsas ediyordu. Sen, âdi odun parçası gibi bir çekirdek iken, o firdevs salkımlarını bilfiil kendi malın gibi hiss-i kablelvuku ile hissedip hodfuruşluk ederdin.
Bizim Nurs köyümüz ise, hem eski talebelerim, hem hemşehrilerim biliyorlar ki, bizim köyümüz, fevkalâde gösteriş ve cesarette ileri göstermek için temeddühü çok severdiler; güya büyük bir memleketi fetheder gibi kahramanâne bir tavır almak istiyordular. Ben, hem kendime, hem onlara çok hayret ederdim. Şimdi hakikî bir ihtar ile bildim ki: O mâsum Nurslu insanlar, Nurs karyesi; Risale-i Nur’un nuruyla büyük bir iftihar kazanacak; o vilayetin, nahiyenin ismini işitmeyen, Nurs köyünü ehemmiyetle tanıyacak diye bir hiss-i kablelvuku ile o nimet-i İlâhiyeye karşı teşekkürlerini temeddüh suretinde göstermişler.
Hem, o nahiyemiz olan Hizan kazasına tâbi Isparta’da, birden bire, meşhur Seyda namında Şeyh Abdurrahman-ı Tâğî himmetiyle o kadar çok talebeler ve hocalar ve âlimler çıktılar ki, bütün Kürdistan onlarla iftihar eder bir şekil aldığı zaman, içlerinde münazara-i ilmiye ve pek büyük bir himmetle ve pek geniş bir daire-i ilim ve tarikat içinde öyle bir vaziyet hissediyordum ki, güya rû-yi zemini fethedecek bu hocalardır.
Eski meşhur ulema ve evliyalar ve allâmeler ve kutublar—onların medar-ı bahsi oldukça ben de dokuz on yaşındayken dinliyordum, kalbime geliyordu ki, bu talebeler, âlimler, ilimde, dinde büyük bir fütuhat yapmışlar gibi vaziyet alıyorlardı. Bir talebenin bir parça ziyade zekâveti olsaydı, büyük bir ehemmiyet verilirdi. Münazarada, bir meselede birisi galebe çalsa büyük bir iftihar alırdı. Ben de hayret ediyordum, o hissiyat bende de vardı. Hattâ tarikat şeyhleri ve dairelerinde medar-ı hayret bir müsabaka, hem nahiye, hem kaza, hem vilayetimizde vardı. O hâletleri başka memleketlerde o derece göremedim.
Şimdi bir ihtar ile kat’î kanaatim geldi: O talebe arkadaşlarım, o üstadlar hükmünde hocalarım, o mürşidlerim, evliya ve şeyhlerim, bir hiss-i kablelvuku ile ruhu hissedip akıl bilmeyerek—ki en lüzumlu bir zamanda—o talebeler içinde ve o hocaların şakirtleri içinde ve o mürşidlerin müridleri içinde parlak bir nur çıkacak, ehl-i imanın imdadına gelecek diye, o istikbaldeki nimet-i İlâhiyeye gayet ağır ve acip şerait içinde ve hadsiz muarızların karşısında ve bin seneden beri kuvvet bulan dalâletin mukabilinde ve gayet vehham ve garazkâr düşmanlarımızın desiselerinin ihâtasında ve iki dehşetli mahkemenin uzun tetkikatında Risale-i Nur’un bu fevkalâde galebesi ve hârikulâde perde altında tenviratı ve düşmanlarını mecbur edip serbestiyetini kazanması gösteriyor ki, o mevkiine lâyıktır ki...
#metafizik
#dejavu
#önsezi
telepati
tevafuk
denk gelme
hisler
duygular
Bediüzzaman
Said Nursi
musibetler
belalar
başa gelenler
insan tanıma