Nişanlılığın Sona Ermesinin Hukuki Sonuçları (Altyazılı)
Av. Ahmet Burak YALÇIN
0:00 / 0:00
Nişanlılığın Sona Ermesinin Hukuki Sonuçları (Altyazılı)
180 просмотров · 1 год назад
Av. Ahmet Burak YALÇIN
10,1 тыс. подписчиков
180 просмотров · 1 год назад
Nişanlılığın Sona Ermesinin Hukuki Sonuçları
Ofisimiz avukatlarından Av. Gizem KEMER videoda sizler için anlatıyor. ✍🏼 ⚖️
00:00 Giriş & Intro
Nişanlanmanın varlığından söz edilebilmesi için iki tarafın evlenme vaadinde bulunması gerekli olup, evlenme vaadi için herhangi bir şekil şartı bulunmamaktadır. Yani bu vaat sözlü veya yazılı olarak yapılabileceği gibi yüzük takmak gibi herhangi bir davranışla da gerçekleştirilebilecektir.
Nişanlılık hali ise, altı durumda sona erebilmektedir..... Özetle, Nişan, haklı bir sebep ile ya da haklı bir sebep olmaksızın dahi bozulabilir. Nişanlı taraflardan birisinin dürüstlük kuralına uygun davranmaması, karşı tarafın ailesinin ahlaken düşük olması, taraflardan birinin sık sık sarhoş olması haklı nedenle nişanı bozma koşullarını oluşturacaktır. Nişanlılardan biri akdin haklı nedenle bozulması sebepleri oluşmadan, akdi bozarsa nişan haksız olarak bozulmuş olur.
Peki Nişanlılığın Sona Ermesinin Sonuçları Nelerdir?
Buna göre nişanın bozulmasının 3 ayrı hukuki sonucu vardır. Bunları maddi tazminat, manevi tazminat ve nişan hediyelerinin iadesi olarak sıralamak mümkündür.
Nişanın haksız olarak bozulması durumunda bazı şartlar mevcut ise maddi ve manevi tazminat sorumluluğu gündeme gelecektir. Gelelim maddi ve manevi tazminat sorumluluğuna....
MADDİ TAZMİNAT SORUMLULUĞU
Türk Medeni Kanunumuzun 120. Maddesinde ; "Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde, evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddî fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır.
Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler. " şeklinde düzenlenerek haklı bir sebep olmaksızın nişanın bozulmasına sebep olan tarafın tazminat ödemekle yükümlü olacağı düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere maddi tazminat yükümlülüğünün içeriğini dürüstlük kuralı çerçevesinde, evlenme amacıyla yapılan harcamalar, katlanılan maddi fedakârlıklar ve nişan giderleri oluşturmaktadır. Maddi tazminata konu olabilecek nişan hazırlıklarına: Düğün salonu için ödenen bedel, Balayı hazırlıkları, ....
Öte yandan madde 120’ye göre, şartların varlığı halinde yalnızca nişanlı değil, nişanlının anne babası veya onlar gibi hareket eden kimseler de diğer taraftan tazminat isteyebilecektir. Onlar gibi hareket eden kimseler ifadesinin içeriği, aslında oldukça geniştir. Bu kişiler evlenmenin yapılacağı kanaatiyle masraf yapan akrabalar olabileceği gibi, bir kurum da olabilir. Ancak, sırf gösteriş için yapılan masrafların tazminatı mümkün olmayacaktır. Burada önemli olan nokta masrafların dürüstlük kuralına uygun olarak ve evlenileceği kanaatiyle yapılmış olmasıdır.
Anne, baba veya onlar gibi hareket edenler manevi tazminat isteyemeyeceklerdir. Manevi tazminat talep edebilmek için, öncelikle nişanlılık bozma ile sona erdirilmiş olmalıdır. Bozma dışında örneğin ölüm gibi bir sebeple nişanlılık sona ermişse manevi tazminat talep edilemeyecektir.
Manevi tazminat talebi için sırf nişanın bozulmasından doğan olağan bir üzüntü yeterli olmayıp, talepte bulunan nişanlının kişilik hakkı ihlal edilmiş olmalı ve üzüntünün şiddeti olağandan fazla olmalıdır. Dikkat edilmelidir ki, manevi tazminat talep edecek tarafın tamamen kusursuz olması gerekmez. Diğer tarafın kusurunun daha ağır olması yeterlidir.
...
Türk Medeni Kanun’un maddesine 122. maddesine göre, nişanlılık evlenme dışında bir sebeple sona ermişse, nişanlılar, anne baba veya onlar gibi davrananlar vermiş oldukları hediyelerin iadesini isteyebilirler. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta her türlü hediye değil, yalnızca mutad dışı yani alışılmışın dışındaki hediyelerin iadesi istenebilir. Bir diğer önemli nokta bu hediyelerin nişanlılık dolayısıyla verilmiş olmasıdır. Hediyeler aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre para olarak ödenmesine karar verilebilecektir.
Maddi ve manevi tazminat sorumluluğundan farklı olarak, nişan hediyelerinin iadesi davasında, tarafların kusurlu olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.
Son olarak, Hediyelerin geri verilmesine ilişkin talep ile maddi ve manevi tazminat talepleri, nişanlılığın sona ermesinden itibaren 1 yıl içinde talep edilmelidir. ...