Перейти к содержимому

Taylor Swift | I Look in People’s Windows (Türkçe Çeviri)

augustina

0:00 / 0:00

Taylor Swift | I Look in People’s Windows (Türkçe Çeviri)

78 просмотров · 1 год назад
augustina
14 подписчиков
78 просмотров · 1 год назад
Selamlarr ben little tortured poetiniz Beyza, Taylor'ın çok büyük hayranıyım ve söz yazarlığına bayılıyorum. Bu sözlerin daha iyi anlaşılmasını ve ibretlik dnwödşlwş dersler çıkarılmasını istediğim için bu hatunun da çevirilerini yapmaya başladım, umarım beğenirsiniz 🤍 Bugün resmi olarak sizi departmana almış bulunuyorum, ilk TTPD çevirisini yaptım. Benim için en anlamlı olan şarkıdan başlamak istedim (albümün en kısa şarkısı olduğu için hep Taylor'a kızgın olacağım) I look in people's windows, bir şeyleri bekleyen ama neyi beklediğini bilmeyen ya da beklediği şeyin gelmeyeceğini bilen insanların şarkısıdır. Bazen etrafa bakınırsın ve tek gördüğün şey mutlu insanlardır. O mutluluğa erişmek istersin ama bunun için nasıl bir ödeme yapman gerektiğini bilmezsin :') Bazen de seni mutlu edecek şeyin ne olduğunu bütün ruhunla bilirsin ama ne yaparsan yap onu elde edemezsin. İki durumda da mutsuz ve dışlanmış oluyoruz :') Ben sanırım ikinci gruba girenlerdenim. Mutluluğun hep kendi içimde olduğuna inanırım, böylece yalnız da kalsam mutlu olabilirim. Ama bazen her şeyle tek başına savaşmak ve içinde sönen ateşini tek başına yakmak o kadar zor oluyor ki... böyle durumlarda keşke o "pencerelerde" gördüğüm mutlu tablolardaki insanlar gibi olsam diyorum. Yılbaşı partilerine dışarıdan katılmasam mesela... Benim de her zaman benimle rosegold (gül altını şeklinde çevirmek istedim, bu bir renk. Pembe metal gibi düşünün) bardaklarda benimle içecek (gazoz içecek :) bir yol arkadaşım olsun isterdim. Bu yol arkadaşım olmasını istediğim kişinin en ufak bi nefes verişine bile küçücük bir ölümle ölüyorum, en minik hareketinin bile bir anlamı var mı diye sürekli düşünüyorum ama onun yeri güneyken ben hep kuzeye sürükleniyorum ne yazık ki ;( bir şey yapamamaktan, onun hakkında daha fazla şey bilememekten ızdırap duyuyorum ama o da beni tanımaya pek hevesli değil gibi :( keşkelerden kurtulamayan bir bağımlıya dönüştüğümü hissediyorum. İşte tam da bu yüzden; sokaklarda hep onun simasını arıyorum; düz yürüyemez, başımı eğemez oldum. Yanımdan geçip gider de ben onu göremem diye korkuyorum. İşte tam da bu yüzden; dangalağın tekiymişim gibi insanların pencerelerine bakıyorum. Onların masalarında oturuyorsa, belki gözlerini kaldırır da tekrar bakışlarımız kavuşur diye bekliyorum. Zira bizim kavuşma ihtimalimiz pek yok gibi, o yüzden rüzgârın soluğunda taşıyıp getirdiği bu tüy kadar hafif ihtimal bile beni hayata ve daha da acısı ona koparamayacağım kadar sıkı bağlıyor. Yine pozitif cümlem yok, üzgünüm 😪 bazenleri hayat böyledir Yine de hepinizi çok seviyorum 🤧🤍 yours, augustina...