Перейти к содержимому

Jean Jacques Rousseau ve Toplum Sözleşmesi - Haziran 2025

GÖREV HUKUK

0:00 / 0:00

Jean Jacques Rousseau ve Toplum Sözleşmesi - Haziran 2025

23 просмотра · 5 мес. назад
GÖREV HUKUK
236 подписчиков
23 просмотра · 5 мес. назад
Bildiğiniz gibi, 24.06.2025 Salı günü Saat: 20.30’da Jean-Jacques Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi eseri odağında bu dönemin son hukuk felsefesi söyleşimizi gerçekleştirdik. Doğadan topluma, özgürlükten devlete, yurttaşlıktan devrime uzanan yoğun ama bir o kadar da düşündürücü bir yolculuk yaptık. Rousseau’nun “İnsan özgür doğar ama her yerde zincire vurulmuştur” cümlesinden yola çıkarak, bu zincirlerin nasıl oluştuğunu, hangi toplumsal yapıların bizi özgürleştirmek yerine sınırlandırdığını birlikte tartıştık. Doğa durumu nedir, insan neden toplumsallaşır, özgürlük yasalara boyun eğmekle nasıl mümkün olabilir gibi sorular etrafında dönerken; genel irade, toplum sözleşmesi, hükümet biçimleri, yurttaşlık bilinci ve hatta yurttaşlık dini gibi kavramları konuşma diline taşıyarak birlikte anlamaya çalıştık. Rousseau’nun zamanını aşan fikirlerinin bugünle ne kadar bağlantılı olduğunu gördük. Eşitsizlik, temsili demokrasiye eleştiriler, güçlü devlet gerekliliği, yurttaşlık eğitimi gibi konular birer tarihsel mesele değil, hâlâ güncelliğini koruyan sorular olarak karşımızdaydı. 2025–2026 Hukuk Felsefesi programımıza gelince: Düşüncenin Kökenlerinden Çağdaş Hukuk Akımlarına bir yelpaze içermektedir. Geride bıraktığımız dört yılda, 40’tan fazla söyleşide yalnızca hukuk kavramını değil, aynı zamanda adaletin, ahlakın, devletin, iktidarın, özgürlüğün ve direnişin anlamını birlikte sorguladık. Sokrates’ten Kant’a, Schmitt’ten Freankel’e kadar uzanan düşünsel yelpazede; norm devleti ile güvenlik devleti ikiliği, sivil itaatsizlikten feminizme, etikten öjeniye kadar birçok kavram ve yaklaşımı ele aldık. 2024–2025 döneminde ise her ay bir klasik metni merkeze alarak; düşüncenin köklerinden bugüne hukuk felsefesi ekseninde bir köprü kurduk. Bu bağlamda: Cicero ile “Yükümlülükler Üzerine” eserinde adaletin ve yurttaşlık bilincinin antik temellerini, Seneca ile “Ahlak Mektupları” üzerinden stoacı erdemin bireysel direnişini, Augustinus ile “Tanrı Devleti” adlı yapıtında ilahi düzenle dünyevi adalet arasındaki gerilimi, Farabi ile “İdeal Devlet” bağlamında erdemli yönetimin felsefi temelini ve İslam düşüncesinin siyasal tasavvurunu, İbn Haldun ile “Mukaddime” üzerinden toplumsal yükseliş ve çöküşün tarihsel dinamiklerini, Machiavelli ile “Prens”te meşruiyet ve iktidarın çıplak gerçekliğini, Grotius ile “Savaş ve Barış Üzerine”de doğal hukuk ve evrensel barış ütopyasını, Hobbes ile “Leviathan”da güvenlik temelli iktidarın felsefi gerekçesini Locke ile “Hükümet Üzerine İkinci İnceleme”de bireysel hakların doğuştan gelen üstünlüğünü Ve Rousseau ile “Toplum Sözleşmesi”de fözgürlük ve eşitliğin ayrılmaz bir bütünlük oluşturduğunu tartıştık. 24 Haziran 2025’teki kapanış programımızda aldığımız kararla, bu yolculuk 30 Eylül 2025 tarihinde Baron de Montesquieu ile “Kanunların Ruhu Üzerine” adlı eseri odağımıza alarak yeniden başlayacak. Montesquieu’nün kuvvetler ayrılığı ve hukuk-toplum ilişkisi üzerine özgün katkılarını konuşacağız.